Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Acaba Hikayeleri - ÖMER
Aşk/Romantizm

Acaba Hikayeleri - ÖMER

8Beğeni
20Okunma
2 Bölüm
3,790Kelime
19 dkSüre
17.05.2026Tarih
Tanıtım;

Ömer; evli, çocuk sahibi, düzenli bir hayatı olan bir adamdı. Dışarıdan bakıldığında eksik hiçbir şeyi yok gibiydi. Ama insan bazen en çok, her şey yerli yerindeyken kayboluyordu.

Eylül ise hayatını tek başına taşımayı öğrenmiş bir kadındı. Bir çocuğun sorumluluğu, geçmişin yorgunluğu ve kimseye ihtiyaç duymadan ayakta kalmaya alışmış bir yalnızlıkla yaşıyordu.

Birbirlerine yanlış zamanda rastladılar.

Ömer, anlaşılmak istiyordu.
Eylül ise bir daha kimsenin eksik hikâyesi olmak istemiyordu.

Ama bazı insanlar insanın hayatına usulca girmez.
Sessizce yerleşir. Ve bazı konuşmalar İnsanın bütün dengelerini değiştirmeye yeter.

1 - Ömer’in Bir Günü

Ömer kadınların dilinden anlayan nazik, günümüz güzellik kavramlarınca ortalama seviyede yakışıklı, zengin bir inşaat mühendisi, evli ve bir erkek çocuk babasıydı.

Eşi Hande ile lise yıllarından tanışmış, ilişkileri taa bu zamanlara dayanırdı.
Hande, o zamanlar okulun popüler kızı, herkesin elde etmek istediği; sarı saçlı, mavi gözlü, incecik bir kız. Yıllar Hande’yi daha da güzelleştirmiş ama şen şakrak halinden eser bırakmamıştı.

Hande artık otoriter bir kadın. Belki bunda Ömer’in de payı vardı. Ama en çok sorunlu hamileliği götürmüştü ondan neşesini. Hande iyi bir anneydi, en azından Ömer öyle düşünüyordu.

Ömer’in monoton hayatından bir sabah, uzandığı kanepeden doğrulup saatine baktı. Sabah olmuş evi uyku kokusu sarmıştı. Oğlu Umut ile birlikte oynadıkları oyuncaklar salonda bıraktıkları yerde duruyordu. İşe gitmek için hazırlanmalıydı. Sessizce hareket edip Hande’yi ve Umut’u uyandırmamaya çalıştı.

Banyoda yüzünü yıkadı, dişlerini fırçaladı. Soğuk su uykusunu tamamen almamıştı ama zihnini biraz toparlamıştı.

Giyinme odası, yatak odasının içindeydi. Yatak odasının kapısına geldiğinde, zaten açık olan kapıdan içeri girdi. Hande yatağın bir ucuna kıvrılmış diğer ucunda da kitaplarından bir yığınla gayet huzurlu görünüyordu yatağında.

Artık yatağın bu kısmı onlara ait demişti ya. Ömer bunu anımsayınca yüzünde acı bir gülümseme oluştu.

Ardından vakit kaybetmeden giyinme odasına girip sessizce takım elbisesini giydi. Aynı yavaşlıkla kimseyi uyandırmadan evden çıkmayı başarmıştı.

Arabasına binip inşaat firmasındaki ofisine sürdü.
Yolda karnının açlığını fark etti ama önemsemedi.
“Varınca bir şeyler yerim,” diye kendi kendine mırıldandı.

Ofise vardığında telefonunu eline aldı.
Ekranı kilidi açılır açılmaz parmakları alışkanlıkla başka bir klasöre gitti. Hande’nin görmesini istemediği uygulama.

Eylül.

Kısa bir an durdu. Sonra yazdı: “Günaydın…”

Gönderdikten sonra telefonu masaya bıraktı.
Cevap hemen gelmedi.Zaten gelmeyeceğini de biliyordu. Yine de bekliyordu.

Kapı çaldı. Çaycı Mehmet abi içeri girdi. “Günaydın Ömer bey, çay ister misiniz?”

“Çok iyi olur abi… Bir de poğaça varsa…”

“Tabii, hemen getiriyorum.”

Kapı kapanınca oda yeniden sessizleşti. Ömer telefonu tekrar eline aldı. Eylül, onu anlayan tek insandı. Ya da Ömer öyle olduğunu düşünüyordu.

Çünkü Eylül bazen anlıyor, bazen de tek yaptığı şey onu rahatsız edici derecede doğru cümlelerle kendine döndürmek oluyordu. Ve Ömer, en çok da bundan kaçıyordu.

Telefon titredi.
Ekranda Eylül’ün sesli mesajı vardı.

Ömer bir an etrafına baktı, sanki biri görecekmiş gibi değil de, duygusu yakalanacakmış gibi. Kulaklığı taktı.

“Günaydınnn…” Eylül’ün sesi ofisin sessizliğine karıştı. “İyi uyuyabildin mi? Ben pek uyuyamadım. Hazan uyandı sürekli gece boyu, şimdi de bu saatte uyandı. Sen ne yapıyorsun? Ofiste misin?”

Sesindeki yorgunluk bile yumuşaktı.
Sanki şikâyet etmiyor, sadece hayatı anlatıyordu. Ömer’in yüzünde istemsiz bir gülümseme belirdi.

“Ofisteyim…” diye yazdı. Bir an durdu. Sonra ekledi: “Sen uyuyamadın mı? Kıyamam.”

Mesajı gönderdiğinde içindeki o kısa huzur hissi fark edilir hale geldi. Sonra tekrar yazdı: “Arayayım mı,

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play