Gökmen’den…
Derin... İlk ve tek aşkım. Onunla yıllara dayanan geçmişimiz vardı. Yıllardır ona, yaptığım tek bir gecelik hata yüzünden hasrettim. Bu gece yıllar sonra birbirimize kavuşmuş, bu kadar yılın özlemiyle birbirimizin teninde kaybolmuştuk. Ve bu gece farkına vardığım bir gerçekle Derin’in gözlerinin derinliklerine bakarken söyleyecekleri için sabırsızlanıyordum. Eğer düşündüklerim doğruysa bu bizim kaderimizi değiştirecek ve geleceğimizi şekillendirecekti. Derin’i ve oğlumu benim elimden kimse alamayacaktı. Derin, korku dolu gözlerle bana bakarken “Bu izin ne olduğunu hemen açıkla!” dedim. Emredercesine ve sert çıkan sesim yüzünden Derin biraz gerilmişti. Bir şeyler söylemek için dudaklarını araladığında zorlukla “Apandisit.” diyebildi sadece. Yalancı bir kahkaha atmaktan kendimi alamadım. Derin geçen yıllar içinde, cerrah olduğumu unutmuştu galiba.
“Ben bir cerrahım! Bugüne kadar onlarca apandisit ameliyatı yaptım, Derin! Ameliyat yaparken nereden keseceğimi çok iyi biliyorum. Bir kere de mecbur kaldığım için sezaryenle doğum yaptırmıştım. Senin karnının altındaki bu kesik ve derin çatlaklar doğum yapmış kadınlarda görülür. Bir de aşırı kilo kaybettiğinde vücudun deforme olursa çatlaklar görülür. Bildiğim kadarıyla senin hiç kilo problemin olmadı.” Derin’in söylediklerim karşısında rengi iyice atmıştı. Yerdeki pikeyi alıp çıplak bedenine sardı.
“Bu seni ilgilendirmez, sana bir açıklama yapmak zorunda değilim! Sen üzerimdeki hakkını yıllar önce kaybettin. O yüzden canım ne zaman isterse o zaman açıklama yapacağım.” deyip kapıdan çıkmak için hareketlendi. Kızgınlıkla onu kolundan sertçe kavrayıp yatağın üzerine fırlattım. Kapıyı kilitlemeyi de ihmal etmedim. Hızlı adımlarla gidip yatağın üzerine çıktım. Kollarını başının üzerinde birleştirip yatağa yapıştırdım. Derin’in saçları yatağa dağılmış, mavi hareleri su içinde kalmıştı.
“Lütfen, Derin. Söyle bana, aklımdan geçenleri doğrula!” Bir elimle pikeyi üzerinden çekip aldım. Karnına tüy kadar hafif öpücükler bırakırken hıçkırıklara boğulmuştu.
Sorgu dolu gözlerle ona bakarken ilk kez gözlerinde böylesine bir çaresizlik gördüm. Pikeyi tekrar üzerine örttüm. Yüzü dahi gözükmüyordu. İçli içli nefesler alıp veriyordu. Ona soracağım çok şey vardı. Nereden başlayacaktım? Oğlumun adını bile bilmiyordum. Düşündüğüm gibi eğer bir oğlum varsa Derin için mücadelem çok daha zor olacaktı. Akın, evlenmeden kardeşiyle aramızda geçenleri ve bir çocuğumuz olduğunu öğrenirse beni kesinlikle affetmeyecekti. Ancak umurumda değildi. Derin ve oğlum için artık korkak olmayacaktım. Bu sefer Derin’in ellerimin arasından kayıp gitmesine izin vermeyecektim.
***
Derin’den…
Uzun zamandır Gökmen’e oğlumdan nasıl bahsederim diye düşünüyordum. Ancak dikkatsizliğim yüzünden anlaması uzun sürmemişti. Aptal Derin! Dün gece ona kendimi fazlasıyla kaptırdığım için ameliyat izini görebileceği aklımdan uçup gitmişti. Cildim hassas olduğu için kullandığım kremlere rağmen karnımda derin çatlak izleri oluşmuştu. Bu durumu daha ne kadar inkâr edebilirdim ki? Şimdi yüzleşme, hesap verme zamanıydı. Ağladığımı