Alice Brown
Bugün ailemiz için büyük bir gündü. Benden iki yaş büyük olan kız kardeşim Anna bugün kralın abisi olan en büyük prens Calix ile evleniyordu. Saray bahçesi lüks bir şekilde süslenmiş, muhafızlar etrafı korumak için yerlerine geçmiş, hizmetçiler yemek masasını ayarlamış ve kenarda servis için beklemeye başlamıştı.
Yüksek bir müzik sesi vardı. Normalde soylular bu kadar yüksek sesli düğünler yapmazdı, zaten genelde evlilikler siyasi nedenlerle olduğundan zorla yapılırdı. Ancak bugün ortama neşe hakimdi, coşku etrafı kaplıyordu. Bu evlilik siyasi değildi, aşk evliliğiydi. Kız kardeşim ve prens Calix bazı toplantılar içerisinde birbirlerine gerçekten aşık olmuşlar ve bu kararı almışlardı. Bu ailemiz için çok iyi bir şeydi. Krala daha yakındık artık. Birçok soyludan çok daha yakın...
Yine de bugün mutlu değildim. Ablam için mutlu olmaya çalışsam da bunu başaramıyordum. Çünkü şu an biricik babacığım ile düğün alanındaki herkesten uzaklaşmıştık ve ciddi bir şeyi konuşuyorduk.
Hakkımda yayılan söylentiyi...
"Ben sana demiştim. Oraya gitme, yalnız olma. Onunla yalnız kalma."
Başımı kaldırıp ona bakmadım ve sadece başımı salladım. Haklıydı, beni uyarmıştı. Yapmamamı söylemişti. Ama ben onu dinlememiştim.
El yazısı ile krallığımızda olan olayları halka sunan ve farklı ülkelerden kitaplar getiren kitapçı Ace Grey'in dükkanına her zaman giderdim. Aramızda sınıf farkından ötürü her zaman bir mesafe olurdu ama zamanla bu mesafe azalmış, en düşük seviyeye inmişti. Çünkü onunla yalnız görüştüğüm her seferinde birbirimizi daha çok tanımış, bazı duygulara sahip olmaya başlamıştık.
"Neden gittin oraya kızım?"
Babam kısık sesle sordu. Henüz soylular bu söylentiyi duymamıştı, yalnızca halk arasında konuşuluyordu. Bu yüzden babam da gergindi. Her an burada bulunan ve düğünün getirdiği neşeyle gülen soylulardan biri öğrenebilirdi. Babamın sadık yardımcısı ve manevi kardeşim Jack'in ona iletmesi gibi onların da yardımcıları onlara bu bilgiyi iletebilirdi.
Bu düğünün mahvolmasına neden olurdu. Çünkü adım kirlenmişti. Soylular içinde bu bilgi yayılırsa sadece benim değil ailemin de adı kirlenirdi. O zaman ablam aşık olduğu bu adamla evlenemezdi.
"Yemin ederim ki son altmış beş gündür gitmiyordum oraya. Düğün için hazırlanıyorken en pahalı kolyemin olmadığını fark ettim. Her yeri aradım ama yoktu. Bu yüzden son çare olarak oraya gittim. Sadece kolyeyi alıp çıktım. Hiçbir şey olmadı. Daha önce hiçbir şeyin olmadığı gibi o gün de hiçbir şey olmadı."
Kendimi açıkladım, babam başını salladı ve onayladı. "Bunu biliyorum. Jack de seninle birlikteydi." dedi. Başımı salladım ben de. "Evet. Yalnız değildim." dedim. Bana doğru döndü.
"Bu daha da kötü. Söylenti de Jack de geçiyor. Sana yakın olduğu için onun da bu pisliği yaptığı düşünülüyor."
Bu gergince yutkunmama neden oldu. Evet, Jack ile yakındık çünkü beraber büyümüştük. Bizim kanımızdan değildi ama