Kitaplar Özellikler İletişim İndir
AŞK MEŞK VE SAÇMA SAPANLIKLARI (#2)
Genel

AŞK MEŞK VE SAÇMA SAPANLIKLARI (#2)

48Beğeni
680Okunma
7 Bölüm
17,854Kelime
1 saat 29 dkSüre
28.01.2026Tarih
O aldatıcı mutlu son gerçeklerine yeterince inanılmıştı. Tanışırlar, aşık olurlar, sevimli tartışmalar, şahane bir düğün ve hoop film biter. Işıklar açılır. O salonu dolduran çiftler ise gerçek hayatlarına dönmek üzere koltuklarından ayrılır.
Ve işte gerçek dünya!
Her işe koşturan Gül Oyalar, her işe ‘canı istediğinde’ koşturan Mertlerle tanışmaya hoş geldin! Aralarındaki aşk, birçok şeyi örtebilirdi ancak gerçekler hep acıydı! Kavgalar, kırgınlıklar, susmalar ve ayrılık!
Yeni düzen, yeni alışkanlıklar, yeni kavgalar, yeni aşklar, yeni bir ben ve yeni bir sen dönemleri…
Gül Oya ve Mert'in yenidünyasına adım atarken, yeniden yaslanın arkanıza çünkü bundan sonra olanlar artık Aşk Meşk ve Saçma Sapanlıkları!

EVITAASK & BLACKEAGLE BULUŞUYOR

Ve Evitaask ile Blackeagle buluşacakları yere gelmişti. Blackeagle eskileri anımsatmak için elinde karanfil olacağını söylemişti mesajında... Evitaask ise; bu duruma gülmüş ve başında beyaz bir şapka olacağını söylemişti. Tuhaftır ki ikisi de aynı heyecanla gelmişlerdi. En çokta da merak vardı tabii... Kaç aydır birbirlerini yeyip durmuşlardı. İkisi de pes etmek nedir bilmiyordu ve her gün birbirlerine girecek bir şeyler buluyorlardı. Gariptir ki ikisi de bu durumdan dolayı gözlerini kapatıp, o tartışma anında bir yüz anımsıyorlardı ama pek eminde olamıyorlardı. Ne var ki şimdi öğreneceklerdi.

Blackeagle cam kenarında bir masaya oturmuş, masaya koyduğu kırmızı karanfilin ucuyla oynuyordu. Üzerinde siyah dar gömlek ve altında da siyah keten bir pantolon vardı. Kolonda patronluğuna yakışır siyah ve gümüşün birleşimiyle oluşan bir saat vardı. Yüzünde olağanüstü çapkın gülüşü ve gözleri etrafta fıldır fıldır dönüyordu. Gözleri arada dışarıya kayıyor ve beyaz şapkalı bir bayan arıyordu. Dakikalar ilerledikçe kimse gelmiyordu ve bir ara ekildiğini bile düşünmüştü.

Evitaaska taksiden inip, kafenin olduğu yöne doğru yürümeye başlamıştı. İçinden kahkaha atmak geliyordu. Belki de göreceği yüzden sonra bol bir kahkaha atabilirdi. Kafeden içeriye girerken saatine baktı. Gümüş saati ona geç kaldığını söylüyordu. Yüzünü buruşturup, siyah yün elbisesini aşağıya doğru çekiştirdi. Üzerindeki kabanın önünü açık olduğundan yürüdükçe yukarıya çıkan elbisenin eteğinden gıcık kapmıştı şu an! Elindeki çantasını daha sıkı tutup topuklusunun üzerinde durdu ve etrafına bakınmaya başladı. Tek tek herkese baktıktan sonra, cam kenarında masanın üzerinde karanfille oturan ve dışarıyı izleyen bir adam gördü. Adamın henüz yüzünü görmemişti ama yapılı olduğu aşikardı. Topuklusunun üzerinde tın tın yürümeye başladı. Adamın yanına yaklaşınca derin bir nefes aldı ve "İyi akşamlar?" dedi, kibar bir ses tonuyla...

Blackeagle duyduğu sesle öylece yerinde kaldı. Camdan bakan gözleri, cama yansıyan kendi suretine takıldı bir an. Gözleri mi büyümüştü? Gözlerini kendinden çekip cama yansıyan bir diğer surete baktı. Beyaz şapkalı, siyah kabanı ve elbisesiyle GÜL OYA ORADA DURUYORDU! Şaşkın ördekler gibi yerinden yavaşça ona doğru dönmeye başladı.

Ve göz göze geldiler. İkisi de ağzını açıp "Aaa!" nidasını koyverdiler. Bunu beklemiyorlardı! Bu kadarı fazlaydı. Mert'in siyah gözleriyle, Gül Oya'nın mavi gözleri birbirine karışmaya başladı. Buraya gelirken, meraktan çatlayan kişiler ölmüştü. Şaşkınlıkları yavaştan sinir harbine uzanırken, kaşları çatıldı ve dudakları aralandı.

"Evitaask sen miydi?" dedi Mert. Alacağı cevabımı çok iyi biliyordu!

"Blackeagle de sendin o zaman?" dedi Gül Oya da...

İkisi de başını sallayıp onayladı. Gül Oya sinirle şapkasını çıkartıp, masadaki karanfillerin üzerine koydu. Sandalyeye sinirle oturdu. Saçlarını geriye doğru atıp, sinirle Mert'e baktı. Onun bakışını Mert'te yakalayınca o da sinirle oturdu yerine...

Dünyada hiç insan kalmamış gibi birbirlerini buluşmuşlardı

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play