Elimdeki kıyafetlere bakarak “Bunlar fazlasıyla açık, değil mi İpek?” diye sordum.
Her zamanki gibi havai olan arkadaşım İpek, bu gece için sırtı bele kadar açık, kalça hizasında, tüm bedeni sımsıkı saran, kırmızı ve siyahın uyumundan oluşan fazlasıyla cesur iki kıyafet uydurmuştu.
İpek mi? Köklü bir ailenin, hanım hanımcık kalıplarında yetiştirmeye çalıştığı ama gizliden gizliye içinde deli dolu bir kız büyütmeyi başaran arkadaşımın ta kendisiydi. Elbette bu deli karakterini bastırmak zorunda kalmış ve kendini istemediği biri olmaya zorlamıştı. Ona baktığımda sapsarı uzun dalgalı saçları, cam mavisi kocaman gözleri ile uyum içinde olan; muhteşem gülüşü ve güzel fiziğiyle tüm kızları kendine imrendirecek bir kız görüyordum. Dış görünüşü her ne kadar zarif, alımlı ve çıtkırıldım kızlarınki gibi olsa da herkesçe öyle bilse de onun içinde ne denli bir çılgınlık taşıdığını ben biliyordum. Bunun en büyük örneği ise motor tutkusuydu. Sevgilisi Can’dan ve abisi Kerem’den gizleyerek motor dersleri aldığını; hatta bununda ötesine geçip, uygulamada delilikler yaptığını gözlerimle görmüştüm. Motor onun için vazgeçilmez bir tutkuydu. İpek’in tutkusundan bihaber olan abisi Kerem, bu yaptıklarını bir duysa onu kesin odaya kapatırdı.
Kerem demişken… İpek’in abisi. Yakışıklığı ve aklı dillere destan olsa da tam anlamıyla bir buz kütlesiydi. Şu hayatta işten başka bir şey düşünmediğini, başarıyla tamamladığı çalışmalarla gösteriyordu. İpek benim en yakın arkadaşım, aile dostum ve deyim yerindeyse kardeşimdi yıllardır. Ne yazık ki saydıklarımın hiçbiri Kerem için geçerli değil. Çünkü ben Kerem’i tarifsiz bir aşkla seviyordum. İlkokulda bana sataşan çocuğu, sırf benimle uğraştığı için dövmesinden ve beni korumasından beri... O her geçen gün kalbimdeki yerini genişletirken, ben onun için daima İpek’ten farksızdım. Kerem, İpek’i nasıl koruyup kolladıysa beni de aynen öyle koruyup kollamıştı. Bir gün beni göreceğinin ümidi ile bekleyip duruyordum. Çünkü İpek nihayet sevdiğini kazanmış ve çektiği onca acıdan sonra Can ona âşık olmuştu. Bu durum da haliyle benim umudumu ayakta tutuyordu.
Tabii ki Kerem de bir gün beni görecekti. Ne zaman bilmiyorum ama bir gün mutlaka beni fark edecekti.
♥ ♥ ♥
Geceki eğlence için fazlasıyla cesurduk. Her iki anlamda da... Kimsenin haberi olmadan İpek’in aklına uyarak partiye gitmenin delilik olduğunun farkındaydım. Bu partinin kızlar için kapatılan bir kulüpte olması içimi rahatlatırken, bunun duyulacağı zaman nasıl bir kargaşa çıkacağını tahmin etmek çok da zor değildi. Kerem bir dünya nasihatte bulunur; Can, İpek ile atışır; Selim ve Bora ise olayları dinler, yardım edecekleri konuda desteklerini esirgemezlerdi.
Gerçi Bora; aslen kuzenim olan sülalemin