“Ali bundan emin misin?” Diye sorduğumda yüzüme bakmadan hala çadırı kurmakla uğraşan Ali sevinçli sesi eşliğinde,
“Evet çiçeğim. Düşünsene sabah kalktığımızda hemen denize girebilir, hatta hiç yatmayabilir sabaha kadar denize girebiliriz.” Diyerek verdiği cevaba dişlerimi sıktım. Neden bu kadar düşüncesiz olmakta ısrar ediyordu. Ailemden gizli bir şekilde sevgilimle birkaç romantik gün geçirmek için Antalya’ya geliyorum. Olympos’un en güzel otellerinden birinde mükemmel bir oda ayırtıyoruz ve benim odun sevgilim sahil kenarında çadır kurmak istiyor. Bunun için inatla sergileyene öküz derlerdi ve benim sevgilim neredeyse öküzlükten ayılığa terfi etmeye çabalıyordu. Erkekler bazen gerçekten düşüncesiz, bencil ve odun olabiliyordu. Mükemmel bir odan ve rahat mı rahat bir yatağın varken çadır kurma hayallerine anlam veremiyordum? Lanet olsun benim böceklere ve çimene karşı alerjim vardı. Defalarca bu yüzden hastaneye kaldırılmıştım. Şu ortamda beni hayatta tutaca tek ilacım ise otelde bıraktığım valizimin içindeydi. Üstelik yumuşak ve devasa derecede büyük olan o rahat yatağımda uyumak istiyordum burada bir çadırın içinde değil. Tabi bunun tek nedeni kocaman yatağım değildi. Burada Ali’nin bana dokunmasını engellemem imkânsızdı. Otel odasında birçok bahane üretebiliyor ve onu kendimden uzak tutabiliyordum. Fakat burada, küçücük bir çadırın içinde benden uzak durması için bahanelerim sınırlıydı.
Ali ile uzun zamandır takılıyorduk. Defalarca ileriye giden bir ilişki istediğini belirtse ve bunu birçok kez uygulama aşamasına kadar gelsek de bir şekilde onu durdurmuştum. Evlenmeden önce birlikte olunmaz kavramına inanmıyordum. İki insan aralarında ne hissediyorsa onu doyasıya yaşamalıydı. Bunun erkeği kadını kızı yoktu. Fakat hayatımın belki de en önemli gecesi olan ilk gecemi bedenimi alev alev yakan, başımı döndüren ve bahane bulmaya ihtiyacım olmayan zamanda yapmak istiyordum. Ali henüz bu anı yakalayamadığı için genelde yakınlaşma anında ben kaçmayı tercih ediyordum. Sanırım bu onda bir yarışa döndü ve son zamanlardaki tüm görüşmeler yalnız oluyordu. Yalnız ve beni etkilemek adına cinsel anlamada fazla talepkâr. Ali birçok kızın hayır diyemeyeceği türde yakışıklı ve çekici bir adamdı. Ciddiyetten uzak, her zaman esprili ve eğlenceliydi. Bu durum genelde eğlenmesini bilen kızlar için vaz geçilmez bir portre oluyordu. Fakat ben son zamanlarda bu davranışların hiçbirini kalbime sıcak bulmuyordum. Bunun sorumlusu da ben değildim. Hala kurmaya çalıştığı çadırı ile savaşan Ali’ye ısrarlı bir ses tonunda,
“Ali, otel denize gerçekten çok yakın ve bizden başka kimse sahilde çadır kurmuyor. Üstelik akşamları burada fazlasıyla sarhoş olduğunu biliyorsun” dediğimde ise Ali elindeki çadırı tamamlayan son işlemi de yaptı ve zafer kazanmışçasına yerinde dönüp benimle bakışlarını buluşturdu. Adım