Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Asude
Aşk/Romantizm

Asude

6Beğeni
19Okunma
35 Bölüm
60,616Kelime
5 saat 3 dkSüre
03.04.2026Tarih
Hikayede 18+ sahneler ve çarpık ilişki örnekleri var. Bunu dikkate alarak okuyunuz.
"Ben seni yaralayıp kaçmadım, pislik herif!" dedim, sesim öfkeden çatlıyordu. "Gerdek gecemde yatağıma sokmaya çalıştığın o şerefsiz dostunu yaraladım!"
O an `büyük ihtimalle izlendiğinden- Rezan`ın yüzünde üzüntü belirdi. Gözlerimi devirdim. Üzüntüsü bile sahteydi.
"Kes sesini kahpe. Kendi namussuzluğunu adamın üstüne yıkma." diye söyleyen babaannem Rezan`a mahcup gözlerle baktı. "Ben onu yıllarca bu avludan dışarı salmadım oğlum. Hep korudum ama demek ki kanında var." dedikten sonra anama baktı. Anam yaşlı gözlerle hareketlendi ama yine zapt edildi. Ama ben onu hiçbir şeyin zapt edemeyeceğini biliyordum. Anam da Rezan`ın sözleriyle zehirlenmişti. Ona inanıyordu. Kaçmış olmam da her ne dediyse onu doğruluyordu. Nenem konuşmaya devam ediyordu. "Al bunu senindir Rezan Ağa. Öldürsen de yaşatsan da kabulümüzdür. Yeter ki bu evden uzak olsun." dedi.

Kızlar analarının kaderini çeyiz yapar.

Keyifli Okumalar..

Şanlıurfa..

Şanlıurfa'nın kavurucu yaz sıcağı, taş evlerin duvarlarına vuruyor, sokaklarda sıcak esintiler dolanıyordu. Evimizin avlusundan içeri girerken, babaannemin sesini duydum. "Kız Asude. Neredesin? Adı batasıca." diye yankılanıyordu sesi, yaşlılığın getirdiği çatallaşmış bir tınıyla. Her zamanki gibi telaşlıydı, sanki bir an bile geç kalsa dünya duracakmış gibi.

Mutfaktan bir anda fırladım. Elleri suyla, deterjanla kaplı, telaşlı bir halde koştum yanına. Mutfaktaki nemli hava yerini aniden soğuk taşların serinliğine bırakmıştı, ama babaannemin sinirli bakışları, bu serinliği hemen unutturdu bana. Yanına vardığımda ellerime baktı, gözleriyle sanki beni baştan aşağı süzüyordu.

Ellerimi aceleyle eteklerime silerek, başımı hafifçe eğdim. "Buyur nene. Bir şey mi istedin?" dedim, sesimde onun hoşuna gitmeyeceğini bildiğim bir kırılganlık seziliyordu.

Babaannem, cevabımı dinlemek bile istemiyormuş gibi yüzünü çevirdi. "Koca kız oldun ama hala bir işe yaramıyorsun," diye homurdandı. Sözleri, içimde derin bir yara açarken, bu duruma alıştığımı düşündüm. Onun gözünde hep bir yük, hep bir hata olmuştum. Ne yaparsam yapayım, asla onun sevgisini kazanamayacağımı biliyordum. Bu evde var olmaya çalışmak, buz dağının içinde sıcaklık aramaktan farksızdı.

Derin bir nefes alarak kendimi toparladım ve kırılganlığımı gizlemeye çalışarak, "Benden istediğin bir şey mi vardı, nene?" diye sordum.

Babaannem, isteksizce bakışlarını bana çevirdi. "O yosma anana söyle bugün tarlaya gitmesin. Akşama güzel bir sofra kursun. Misafirlik takımları da çıkarsın. Kızım gelecek," dedi. Sözleriyle birlikte yüzündeki çizgiler bile yumuşadı, göz bebekleri gülmeye başladı. Kızı yani halam söz konusu olunca, babaannemin değişimi inanılmazdı. Sert, katı kadın bir anda sevgi dolu birine dönüşüyordu. Sesindeki o yumuşak tını, yüzünde beliren o sıcak ifade, sadece kızına duyduğu sevgiye aitti. Bu sahneler, her defasında içimde bir kıskançlık fırtınası koparırdı. O sevginin tek bir kırıntısını bile bana yöneltmediğini bilmek, içimi daha da derin bir boşluğa sürüklüyordu.

Ben, Asude Göktaş. Karacadağlı aşiretinin köklü ama mütevazı bir ailesinden gelen, hayalleriyle gerçeğin çatıştığı bir yaşamın içindeyim. Henüz on dokuz yaşımdayım; lise diplomasını elime alalı çok olmadı. Üniversite hayalleriyle yanıp tutuşurken, hayatın bana başka bir yol çizdiğini acı bir şekilde öğrendim. "Hayırlı kısmet," dediler, o hayallerimi elimden aldılar. Okuma isteğim, yerini başka bir sorumluluğa bıraktı.

Biz üç kardeşiz. Ağabeyim Yusuf, güçlü ve azimli bir genç adam. Mustafa Karacadağlı’nın kuyumcularından birinde çalışıyor. Aşık olduğu kızla evlenebilmek için gece gündüz demeden, büyük bir sabırla çalışıyor. Onun gözlerinde, sevdiği kıza kavuşabilme umudu ve hayali var. O umudu her gördüğümde, kendi içimde kaybettiğim hayallerime bir kez daha hüzünle bakıyorum.

Küçük kız kardeşim Aylin ise,