Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Beyaz Barut
Fantastik

Beyaz Barut

0Beğeni
2Okunma
3 Bölüm
8,105Kelime
41 dkSüre
11.06.2026Tarih
Eski bir federasyon askeri olan Viktor'un mutant guçlerinin ortaya cıkması ve bütün dünyada mutant kaynaklı artan kaosu anlatan fantastik bir roman

Ben Canavar Değilim Yana

2007'nin zor geçen soğuk kış günlerinden biriydi. Karla kaplı sokak, konuşabilse beyaz bir çığlık atardı.

Temnaya Rechka'da evler eski kuzey mimarisinin gri kutularına benzeyen, yer yer iki, yer yer üç katlı yapılardan oluşuyordu. Nüfusu fazla da değildi bu küçük kasabanın. Hava biraz sıcak olsa, 7300 nüfusuyla belki de bir tatil kasabası bile olurdu. Ama buralarda kışın kendisi bitse bile soğuğunun izi kalırdı.

Her yer beyaza gömülmüş, karın ağırlığı altında sessizliğe mahkûm olmuştu. Sokaklarda neredeyse hiç kimse yoktu. Kaldırım kenarında, derisi kabarık, tüyleri buz tutmuş bir köpek,ince ince titriyordu. Gözleri donuk, nefesi buhar halinde tükeniyordu; soğuktan öleceği ise kesindi.

Gerçi bu sıcak yatağında uyuyan Viktor için pek anlam ifade etmiyordu. O, yanında uyuyan karısı ve 10 yaşındaki küçük kızıyla emekliliğe çoktan sarılmıştı bile. Yatan emekli aylığı ile çalışması da gerekmiyordu,
zaten istemiyordu da.

Hayatının çoğu koşuşturmayla geçmiş, Kuzey Federasyonu'nu karış karış gezmek yetmemiş, senelerce yurtdışında görev yapmıştı; zaten bu yaştan sonra emekli bir asker ne iş yapardı ki? Bir barda güvenlik
görevlisi mi olacaktı? Veya bir şantiyede gece bekçisi mi? İlk tartışmada bara gelen bir ergenin kaşını açması içten bile değildi. Viktor için kasabanın soğuk karakteri, dış dünyanın karmaşası artık ona uzaktı. Sıcak yatağı, ailesi ve huzuru  bunlar yeterliydi.

"Baba! Sular yine donmuş! Baba! Babaaa! Uyan! Hadiii baba, uyan artık, baba su yok, baba... uyanık mısın?"

Kızın ince ama ısrarcı sesi, Viktor Sokolov'u uykusundan uyandırmaya yetti. Viktor,ağır bir nefes alarak gözlerini açtı. Yanında, on yaşlarında, omuzlarına dökülen kestane
rengi saçları dağınık görünüşlü bir kız duruyordu. Yanakları soğuktan kızarmış ve
burnunun ucu hafifçe kızıl bir parıltı almıştı. Üzerinde, kolları uzun gelen, yeni bir yün kazak ve dizleri yıpranmış bir tayt vardı. Küçük elleriyle babasının yataktan sarkan elini tutmuş, sabırsızca çekiştiriyordu. Viktor soluna dönüp kızına baktı.

-Yana… neden gene bu kadar erken uyandın?

Kızı ise dudaklarını büzüp ayağıyla yatağa vuruyordu.
-Sular gene donmuş, baba! Baba... Hep böyle! Hiçbir sabah su yok, bıktım artık!

Sesinde çocukça bir isyan, ama gözlerinde yardım bekleyen bir çaresizlik vardı. Gitmemeye kararlıydı;babasının uyanıp yardım etmesini istiyordu.

Viktor, yarı uykulu bakışlarla kızının yüzüne baktı, sonra derin bir nefes alıp yana döndü. Yatağın altına uzanarak soğuk metal protezini kavradı. Parmakları metalin pürüzsüz yüzeyinde gezinirken, kısa bir an için durdu. Protezi yatağın altından çıkardı ve sessizce yarısı kopuk bacağına taktı.Bu, sabahlarının değişmeyen ritüeliydi.Kızını üzmemek, karısına eksikliğini göstermemek için çoğu zaman gizlice giyinirdi.

Viktor Yana'yı kollarından nazikçe kavrayıp kendine çekti, kısa bir süre sımsıkı sarıldı. Küçük kız, babasının göğsünde cin gibi sağa sola bakıyordu. Viktor, Yana'yı yatağa annesinin yanına bıraktı. Yana'nın annesini uyandırmaması

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play