CAMDAN KALP
Tanıtım
Bazı adamlara baktığınızda güç görürdünüz. Tibet Turhal'a baktığınızda ise gücün nelere dönüşebileceğini…
Kimileri tehlikeyi uzaktan fark ederdi. Defne Aydın edemedi. Belki de sorun Tibet Turhal’ın, karanlığını saklamaya ihtiyaç duyan adamlardan olmayışıydı.
Sevmeyi zayıflık sanıp, sevdiği kadın uğruna dünyayı yakabilecek kadar tehlikeli bir adama dönüşen yaralı bir adam... İstanbul’un en güçlü ailelerinden birinin soyadını taşıyordu. Kameraların önünde kusursuz bir iş insanıydı. Kusursuz takım elbiseler, pahalı davetler, boğaza nazır malikâneler… İnsanlar onun hakkında konuşurken hayranlıkla fısıldıyordu. Kimse karanlık zamanların pahalı saatlerle gizlenebileceğini hesaba katmıyordu.
Defne Aydın ise yanlış zamanda yanlış kapıyı çaldı. Ağabeyi bir gece ansızın kaybolduğunda herkes susmuştu. Polis dosyayı kapatmış, arkadaşları geri çekilmişti. Telefonları da soruları da cevapsız kaldı. Sanki adam hiç yaşamamış gibi davranıldı. Defne ise vazgeçmedi. O yalnızca gerçeği aramadı…
O gerçek, onu Tibet Turhal’a götürdü. İlk karşılaşmalarında adamın gözlerinde gördüğü şey uyarıydı. İçgüdüleri de Tibet Turhal’la aynı fikirdeydi; uzak durması gerekiyordu ama durmadı…
Tibet ilk kez bir kadının kendisine rağmen geri adım atmadığını gördü. Sonra işler değişti. Merak takıntıya dönüştü. Takıntı sahiplenmeye. Sahiplenme ise felakete… Çünkü Tibet Turhal’ın sevgi anlayışı normal değildi. O kaybetmekten korktuğu her şeyi özgür bırakmaz, kafese koyardı.
Defne bunu çok geç öğrenecekti ve bir gün dönüp baktığında, aşık olduğu adamın onu kurtarmadığını içindeki en karanlık kadını uyandırdığını fark edecekti.