Kitaplar Özellikler İletişim İndir
DEMİR KARAHAN
Dark Romance

DEMİR KARAHAN

71Beğeni
1,811Okunma
8 Bölüm
10,960Kelime
55 dkSüre
19.01.2026Tarih
Bazı kadınlar kurban olarak doğar.
Derin, silah olarak yeniden doğdu.
Çocukluğu çalındı. Bedeni parçalandı.
Acı onu yok etmedi. Keskinleştirdi.

Demir Karahan için dünya kurşunlardan ibaretti.
Ta ki siyahlar içindeki o kadını görene kadar.

O bir melek değildi.
Bir şeytan da değildi.

O, hayatta kalmanın en tehlikeli hâliydi.

Bir tetikçi kadınla bir yeraltı imparatorunun yolları kesiştiğinde
aşk kurtarmadı… birlikte yakmayı seçtiler.
Geçmiş kan istiyordu.
Düşmanlar intikam.
Ve kader, iki karanlığı tek ateşte birleştirdi.

Demir Karahan
Aşkın iyileştirmediği, güçlendirdiği bir hikâye.

Fazlalıklar.

Merhaba. Hikaye Dark Romance kategorisinde. Şiddet, uyuşturucu kullanımı, ağır cinsel sahneler içeriyor. Yaşı küçük olanlar, 22`nin altında olanlar itinayla uyarılıyor. Mideniz kaldırmayacaksa burada bırakın derim :) İtalik yazılan sahneler geçmiş zamandır. 

Keyifli Okumalar!!!

Ameliyathanenin kapısı açıldığında ilk gelen şey koku oldu. Keskin değildi; aksine fazla temizdi. Metal, antiseptik ve soğuk hava birbirine karışmıştı. Genç kadın dar masaya yatırıldığında tavana bakıyordu. Lambalar yuvarlaktı, büyük ve çok parlaktı. Gözlerini kısmasına gerek yoktu. Işık doğrudan gözünü almıyordu. Üzerindeki örtü dikkatle yerleştirildi. Göğsüne kadar. Bedeninin geri kalanının artık ona ait olmadığını hatırlatan bir sınır gibiydi bu. Kolları iki yana açıldı. Bileklerine bantlar takıldı. Bir hemşire saçlarını tamamen örtmek için başlığını düzeltti. Genç kadın hemşirenin kendisine baktığını bilse de onunla göz teması kurmadı. O an zihninde akıttığı kanlar, kestiği nefesler vardı. Bir süre işine ara vermesi gerekiyordu. Çünkü şu an kendi hayatının içine etmekle meşguldü. Başka derdi yokmuş gibi yıllar önce alınan yumurtalıklarının yerine yenilerini nakil ettiriyordu.

Monitörler çalışmaya başladı. Düzenli bip sesleri, nefesinin ritmi. Kalbinin varlığı. Hepsi ekrana taşınmıştı. Beden artık bir veri setiydi. Anestezi uzmanı konuştu. Sesi sakin, ezbersizdi.

“Doktor Bey, sizin hastaneye yalnız geldiğinizi dedi Derin Hanım.” dedi. Derin ona kısa bakış attı. Adam işiyle ilgileniyordu.

“Öyle gerekti. Kalabalığa gerek yok.” dedi sakin sesle. Sesi sakindi ama içindeki o küçük kız acıyla kıvranıyordu.

On üç yaşında küçükbir kız. Yeni regl olmaya başlamış. Ve onu büyük bir sorundan kurtarmak lazım. İki hemşire ve bir doktor ile soğuk ameliyathanede yalnızdı. Ağlaması, onların kendisine ne yapacağını sorması kimsenin umrunda değildi. Hepsi vicdanları gibi kulaklarını da ona karşı sağır etmişlerdi. Küçük kız hemşirelere mukavemet göstererek kaçmaya çalıştı. Doktorun bağırmasıyla içeriye iki adam girdi ve hemşirelere yardım etti. Onu ameliyat masasına zorla yatırarak sabit kalmasını sağladılar. Hemşire hemen damar yolunu buldu ve ilacı enjekte etti. Ellerindeki malın değerini bildikleri için pek özenli değillerdi. Küçük kız ağzına kapanan avuca bağımaktan yorgun düştü. Gözleri kapanırken yaşlar şakağından süzülüyordu.

“Anladım.” diyen anestezi uzmanı kolundaki damar bulundu. İğne girdiğinde Derin gözünü kırpmadı. Acı hafifti, tanıdıktı. Hayatında çok daha fazlasını yaşamıştı. “Birazdan sıcaklık hissedebilirsiniz, ve bu normal.” Dedi.

Gerçekten de öyle oldu. Kolundan yukarı doğru bir ağırlık yayıldı. Sanki bedenine yavaş yavaş kum dolduruluyordu. Önce parmakları, sonra dirsekleri. Nefesi hâlâ yerindeydi ama derinliği değişmişti. Bilinci yavaş yavaş ağırlaşıyordu. Cerrahlar yerlerini aldı. Maske, eldiven, önlük. Hepsi aynı renkti. Yüzler ayırt edilemezdi. Zaten isimlerin önemi yoktu. Onların tek işi onun başına bela almasına aracı olmaktı.

Genç kadının alt karnı açık bırakıldı. Deri soğuk bir sıvıyla temizlendi. Bilinci karanlığa

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play