Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Efsunkâr
Aşk/Romantizm

Efsunkâr

18Beğeni
1,938Okunma
52 Bölüm
96,573Kelime
8 saat 3 dkSüre
18.03.2026Tarih
"Başaramadım ve batırdım oğlum. Bu iş için aldığım borç ise katlanarak arttı üstelik"

"Ben sana demiştim demek istemiyorum ama ben sana demiştim baba. Bizim bildiğimiz tek alan inşaat. Tekstil mekstil bize göre değil. Borcun ne kadar oldu?"

"On milyon"

"Yok artık." Oğlundan daha büyük tepki bekliyordu açıkcası. İçi rahatlamıştı.

"Üzgünüm oğlum. Çok üzgünüm." Dedi bir faydası olmasa da.

"Bende o kadar para yok baba. Fazla paramı neye harcadığımı biliyorsun." Zaten ondan para istemeyecekti ki. Daha büyük bir şey isteyecekti.

Mesela kendisini

"O parayı ödemenin başka bir yolu daha var oğlum."

"Nasıl bir yol o? Yoksa beni mi vereceksin o borç karşılığında? " dedi şakayla.

Oğlu tam üstüne basmıştı çünkü. Birkaç saniye sonra cesaret toplayarak oğluna baktı.

"Selim bey senin kızıyla evlenmen karşılığında borçlarımı sileceğini söyledi"

Bakire değilim.

Keyifli Okumalar!!!

Genç kadın aynadaki aksine bakarak derin nefes aldı. Üzerinde fazla dikkat çekmeyen sıradan gecelik ile bile fazlasıyla seksi görünüyordu. Kendini izlemeyi kesip topladığı cesaret bir balon gibi sönmeden odasını terk etti. Yan odanın kapısını çaldı bir kere. Evde olduğunu biliyordu. Çünkü bir saat önce kapının açılma sesini duymuştu. Saat gecenin bir buçuğu olmasına rağmen uyumadığını da biliyordu. İçeriden 'gel' sesini duyunca yavaşça kapıyı açtı. Odaya girdi ve kapıyı ardından kapattı.

"Bir şey mi oldu Azra?" sesini duyduğu yöne baktığında onun pijama altını giydiğini gördü. Dudaklarını kemirerek bakışlarını kaçırdı. Duş alıyor olabileceği ihtimalini düşünmediği için kendine kızdı. "Hasta mısın?" ses şimdi daha yakından geliyordu. Sadece ses değil mis gibi duş jeli kokusu da yakındaydı. Bedeni anında tepki vererek geri çekildi. Kafasını iki yana sallayarak

"Hayır hasta değilim Rahşan. Konuşmamız lazım" dedi. Genç adam ıslak saçlarını düzelterek camın önünde duran tekli koltuğa oturmasını işaret etti. Genç kadın onu dinleyerek temkinli adımlarla yürüdü ve koltuğa oturdu. Diğer koltuğa da adam geçerek kendisine baktı dikkatle. Odaya geldikten beri dikkatini çeken tek şey adamın gözlerinden başka bir yerine bakmamasıydı. Gergin bedeni daha da gerginleşti.

"Seni dinliyorum" adamın sabırsız sesi hemen konuya geçmesini söylüyordu. Sırtını dikleştirerek gerçek Azra'ya dönüştü. Güçlü ve hakim kadın.

"Mehlika teyze gelmişti bugün"

"Bir şey mi olmuş?"

"Hayır. Bizi merak etmiş. Misafirliğe gelmişti"

"Seni gecenin bu saatinde odama getiren sorun ne peki?" diye soran adama baktı kadın. Söyleyeceklerinden sonra tepkisini merak ederek hemen çıkardı ağzındaki baklayı.

"Torun istiyorlar" dedi tek nefeste. Adamın tepkisi sanki kendisinden imkansız bir şey istenmiş gibiydi. Parmaklarını siyah saçlarına geçirerek karısına yandan bakış attı.

"Sen ne dedin?"

"Daha erken, bebek düşünmüyoruz şimdilik, dedim" aferin der gibi kafasını salladı kocası. İçi burkuldu sebepsizce. Sebebi vardı da şimdi düşünmek istemiyordu.

"İyi demişsin" dediğinde yerinde kıpırdandı kadın. Onun tedirgin hali Rahşan'ın dikkatinden kaçmadı tabi.

"Mehlika teyze benim kısır olduğumu düşünüyor. Ona göre bebek için bir sene evlilik çok uzun bir süre. Şimdiye kadar bebeğin doğması lazımdı" dedi umursamazca. Rahşan'ın duygusuz kıkırtısı bakışlarını ona çevirmesini sağladı. Mehlika hanım böyle bir şeyi direkt söylecek kadar gaddar biri değildi. Sadece bir problemleri olup olmadığını sormuştu nazikçe.

"Ah be güzel annem. Bir bilsen gerçekleri" diye hayıflandı düz bir sesle. "Hamile mi kalmak istiyorsun sen?" direkt sordu karısına adam.

"Evet" duyduğu yanıtla kafasını salladı. Geldiğinden beri ilk kez kadının bedenine baktı. Düşünceli tavırla yeni yeşermeye başlayan sakallarını kaşıdı onu

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play