Kitaplar Özellikler İletişim İndir
FIRTINA ESİNTİSİ
Aşk/Romantizm

FIRTINA ESİNTİSİ

1Beğeni
0Okunma
3 Bölüm
8,610Kelime
43 dkSüre
21.05.2026Tarih
Bir Kuşak Farkı Hikayesi

Fırtınaya Vurgun'dan tanıdığımız Kuzey ve Dilara'nın asi kızı İnci hırçın oğlu Poyraz'ın yaşadıklarını okumaya hazır mısınız?

“Gidişinin ardındaki çaresizliği asla bilemezsin.

Annem gibi içimi soğuk satırlara dökerek geçirmedim.

Ahım da yoktu,döneceğine dair umudum da. Her gece yatağıma uzandığımda gözlerimi diktiğim tavanda ikimizi hayal ederdim. Kokunu,sesini,sözlerini hiç unutmadım. Döndükten sonra bana her dokunduğunda yokluğunun acısı ilk günkü gibi canımı yakıyordu. O yüzden keşke Altay, gitmek yerine içini bana dökseydin. İkimiz de bu kadar acı çekmeseydik.”

KARDEŞ İSTİYORUM

Keyifle Okuyun... 

Dilara'dan... 

Yıllar su misali akıp giderken hayat hepimizden bir şeyler götürmüştü. Aynadaki aksime baktığımda yüzümde otuz beş yaş çizgilerini, kestane rengi saçlarımda birkaç tane de olsa akların varlığını görebiliyordum. Şifonyerimin üzerinde duran, Kuzey'le düğünümüzde çekilmiş kalpli çerçevedeki fotoğrafımıza gözüm kaydı. Zamanın nasıl da çabuk geçtiği gerçeği bir kez daha önüme serilmişti. 

Kuzey'le evleneli on üç yıl olmuştu. Beraber acı tatlı birçok şey yaşamıştık ama ona olan sevgim bir gün bile azalmamış hatta her geçen gün daha da artmıştı. İlk yıllardaki fırtınalı aşkımız yerini sakinliğe bırakmış, aramızda kopmaz bir bağ oluşmuştu. Sevgi, diyorum çünkü Kuzey'e olan sevgim bir zamanlar ona duyduğum aşktan çok daha büyüktü şimdi. Sevgimize ortak olan ilk göz ağrım Poyraz'ım ve miniğim, değerlim İnci'm vardı. Hayattan şu saatten sonra beklediğim tek bir şey kalmıştı. Bir çocuk daha… 

Kızım 6. yaş gününde hediye olarak benden kendisi gibi mavi gözlü bir erkek kardeş istediğini söyledi. Aslında Kuzey'e bir çocuk daha vermek benim de en büyük arzularımdan biriydi. Beni zorla nikâh masasına oturtup, bu eve getirdiğinde, benden oda sayısı kadar çocuk istediğini söylediğini gülümseyerek hatırlıyordum. Maalesef çocuklarıma bir kardeş daha veremiyordum. Doktor, hipoglisemi hastalığım yüzünden hem benim hem de bebeğimin hayati tehlikesi olacağı için bir çocuğa daha izin vermedi.  Kuzey de üçüncü bir çocuk fikrini “İnci doğana kadar sana bir şey olacak diye ömrümden ömür gitti. İnci’nin şımarıklığı yüzünden seni kaybetme riskini göze alamam.” diyerek kesin bir dille reddetmişti.

 Poyraz'ın doğumunu düşündüğümde ona hak veriyordum. Doğuma yakın merdivenlerden düşmüş, hastalığımın da etkisiyle ölümden dönmüştüm. Bu saatten sonra Kuzey'le yaşlanmak; çocuklarımın büyüdüğünü, okullarından mezun olduklarını ve âşık olup evlendiklerini görmek istiyorum. 

Kızımın kardeş isteği Bora’nın bir yıl önce Trabzon'a yerleşmesiyle başladı. Annemle babam çok yaşlanmıştı ve o da onların yanında olmak istiyordu haklı olarak… 

İnci, dayısına âşık bir kızdı. Bu yüzden özellikle Bora dayısı gibi mavi gözlü bir erkek kardeş istiyordu. Kardeş isteği abim ve Eylül’ün bir oğlu olmasıyla daha da katmerlendi. Üstelik dayısı gibi de mavi gözlüydü. Şu an dört aylıktı, ismini fırtınalı ailemize yakışır şekilde Bulut koymuşlardı. Bora'yla telefonda her konuşmamızda bu yüzden ona sitem eder olmuştum. Ne zaman ailemizden biri arasa İnci, Kuzey’le beni “Kardeş istiyorum ama annemle babam beni sürekli geçiştiriyor!” diyerek şikâyet ediyordu. Akrabalarımızdan bu durumu duymayan kalmamıştı. Hatta Fabian’a bile söylemişti. Fabian  “Yıllar oldu yoksa nasıl çocuk yapacağınızı unuttunuz mu?” diyerek beni utandırmayı başarmıştı. Allah’ım o günü düşündükçe hâlâ utançtan yüzüme ateşler basıyordu. 

Bir iftira uğruna ailemden kopup Eylül’le İtalya’ya okumak için gittiğimde stajımı Fabian’ın şirketinde yapmıştım. Fabian kısa zamanda benim için

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play