Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Fırtınada Saklı Soy
Gençlik

Fırtınada Saklı Soy

1Beğeni
1Okunma
1 Bölüm
401Kelime
2 dkSüre
27.04.2026Tarih
Gerçek ailesinden bir haber büyüyen 19 yaşındaki kız ve onun için yıllar boyu acı çeken ailesi...

1. Bölüm

Karanlığın ardında rüzgar şiddetle ağaçları sallandırıyordu. Her sallanışta yapraklar köklerinden kopmamak için çabalarken nafile bir hüsranla ıslak toprağın üzerine düşüyordu.

Tık tık tık…

Yağmur damlasının her cama çarpışta duyulan sesi bir süre sonra kulakları tırmalamaya başlarken sessiz kalmak zordu.

Önündeki evrakların her sayfasını çeviren adam yağmurun sesine sabırla yaklaşmak istese de zordu. Kâğıdın hışırtısı bile rahatsız ederken odanın sadece iki ses dışında nefes sesi duyulması gittikçe sinirlerine dokunuyordu.

Karanlık odayı aydınlatan küçük masa lambası ise kâğıtlarını görmesini sağlamıyordu aksine önündeki her şey onun için gereksiz bir uğraştı.

Öfke kan gibi damarlarında akarken sinirini taşıran şey yağmurun tekrar cama çarpan tık… Sesi olmuştu.

Önündeki evrağın kapağını sertçe kapatırken sesin yüksekli ve vuruşunun şiddetli masanın üzerindekileri zıplatmaya yeterliydi.

Şiddetli sesim etkisine kapısı tıklatılırken “Gir!” Diye kalın sesiyle konuşmuştu.

İçeri çekinerek giren adamına başını eğip, keskin siyah gözleriyle baktı.

Adamı sertçe yutkunurken “Efendim iyi misiniz?” Sorusu sormaya bile değmezdi. Patronun ölmüş evladının ölüm yılıyken sorduğu soru kendisi için bir tuzaktı.

Sert gözleri kararırken grileri saklanmak yerine ortaya çıkmıştı.Bu durum karşısındaki adamının korkudan titremesini sağlarken “Dışarı çıkmaya ne dersiniz? Yağmuru severdiniz.” Sesi giderek kısılırken “Hem biraz yürümek iyi gelir.” Sözleri zorlukla çıktı.

Masasından ağır bir şekilde kalktığında korumasının önüne geldi. “Çok konuşuyorsun.” Dediğinde yanından geçerek gitti.

Adam patronunun gitmesiyle rahat bir nefes alırken yaşadığına şükrediyordu.

Malikanesinin dışına çıktığında ufak işaretlerle arabasının getirilmesini emretmişti.

Korumalardan biri hızla getirdiğinde “Sizi takip edelim mi efendim?” Diye sorduğuna kendisine bakan gözlerle geri çekildi. Başını eğerek “Buyrun efendim.” Sözlerini söyledi.

Aracına bindiğinde nereye gideceğini bile bilemez haldeydi. Şu an sadece nefes almak istiyordu.

“Kaybettim…”

Sesi acılı bir fısıltıydı.

Direksiyondaki eli sıkılaşırken “Sizden geriye hiçbir şey kalmadı…” derin bir nefes verip “Aras dışında hiçbir şey…” dedi.

Yüreğindeki acı artarken sağ eli kalbine gitti. Sebepsiz yere ağrımadığını bildiği kalbi şiddetle çarpıyordu.

Bir an sadece bir an sıktığı direksiyondaki eli gevşerken yağmurun arasında sislerle kaplı yolda aniden arabasının önüne çıkan bir şey görmesiyle frene tüm gücünü kullanarak basması bir olmuştu.

Şiddetle bastığı frenle öne doğru savrulurken nefes almak için zaman tanımaya anı bile yoktu. Önüne çıkan her neyse şiddetle arabadan inerek kapıyı çarptığında “Dikkatli olsan sen!” Diye yükselirken ürkek bir balıktan farksız titreyen kız çocuğu görmeyi beklemiyordu.

“Özür dilerim bayım kedi yola atlayınca…” diyen o cılız ses kalbinin şiddetle çarpmasını sağladı.

Uzun saçlarının ardına saklanmış kolları arasındaki kediyle aniden ona dönen gözlerle nefesi kesildi.

Bal gözler ona ürkekçe bakarken dili tutuldu.

O kızı gördüğü anda kendi kızı aklına geldi…

Bölüm sonu.

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play