Kitaplar Özellikler İletişim İndir
GECE GÜNEŞİ
Dark Romance

GECE GÜNEŞİ

3BeÄŸeni
8Okunma
1 Bölüm
2,075Kelime
10 dkSüre
09.04.2026Tarih
Eva; tehlikeli sokaklarda kuryelik yaparak hayatta kalan, kimseye boyun eğmeyen bir savaşçı. Atahan Turgan; dokunduğu her şeyi küle çeviren, ülkenin en karanlık ve en güçlü mafya lideri.

Tesadüfi bir karşılaşma, iki zıt dünyayı geri dönülemez bir çekimle birbirine bağlar. Atahan'ın mutlak gücü, Eva'nın sarsılmaz iradesi karşısında ilk kez çatırdarken; aralarındaki kıvılcım büyük bir yangına dönüşmek üzeredir.


1.BÖLÜM

EVA

"Ooooo afiyet olsun Kadriye hanım! Maşallah, Rabbena hep bana! Azıcık bizi de çağırsana kız, hep tek başına götürüyon!"

Kadriye abla koca göbeğiyle ayağa kalkıp balkon korkuluğuna dayandı. 

"Kız sanki çağırsam gelip adamakıllı yiyecen!"

Omzumu silktim. 

"Valla ben orasını bilemem! Çağırıyor musun, yok!"

"Aman be, yürü git! Zaten ortada kürdan çöpü gibi gezip sinirimi bozuyorsun!"

Gülerek balkonun altından yokuş aşağı ilerlemeye devam ettim. 

Kadriye abla bu mahallenin en dedikodusever ablasıydı. 

Ha bir de tabii yaptığı börek çörekle ve o koca göbeğiyle ünlüydü. 

Eee, bütün o kekleri tek başına oturur yerse öyle şişerdi işte!

'Sanki kadın sana balkondan aşağı tabak uzattığında alıp yiyorsun Eva!'

İç sesime karşılık gözlerimi devirdim.

Eh, haklıydı. Öyle elde yapılan pastayı çöreği pek yemezdim. Alışkın değildim. 

Eve ait olan her şey boğazımda kalırdı benim. Çünkü kendim bir eve ait değildim. 

Yokuşu tamamen indiğimde Oğuz abinin araba yıkamacısına da ulaşmıştım. Etrafı ufaktan bir kolaçan edip dükkana girdim.

"Selamünaleyküm beyler!"

Çay içen birkaç çocuk dönüp saygıyla cevap verdi. 

"Aleykümselam abla."

O sırada Serdar da elinde bir bardak çayla yanıma geliyordu.

"Oo, Eva ablam hoÅŸ geldin."

Elindeki bardağı bana doğru uzattı.

"Buyur iç."

Normalde teslimat yaptığım yerlerde yiyip içmek pek huyum değildi ama Serdar'ı severdim, iyi çocuktu. 

Uzanıp elindeki bardağı aldım. 

"OÄŸuz abi yok mu?"

Serdar kendine de bir bardak çay doldururken cevap verdi.

"Yok abla, yengeye kadar gitti."

Gülerek masanın önündeki boş sandalyeye oturdum.

"Meşruya mı, gayrimeşruya mı?"

Serdar da gülerek karşımdaki sandalyeye oturdu.

"Gündüz vakti gittiğine göre, sence abla?"

"GayrimeÅŸruya diyorsun."

Serdar elindeki bardağı masaya bırakıp çayına şeker attı. 

"Sen napıyorsun abla, nasıl gidiyor hayat?"

Omzumu silktim. 

"BildiÄŸin gibi iÅŸte, bizde bir deÄŸiÅŸiklik yok."

Bardağımda kalan çayı kafama dikip boşalan bardağı masanın üzerine bıraktım. 

"Neyse, şimdi Oğuz abinin gelmesi uzun sürer. Al sen şunu, kendisine iletirsin."

Serdar uzattığım paketi aldı.

"Dikkat et ha! İçinden aşırırsan gebertirim seni!"

"Abla sen de bir acayipsin ha! Hem uyuşturucu taşıyorsun hem içmemize kızıyorsun."

Ensesine bir tane yapıştırdım. 

"Ulan g.t, yaşın kaç daha senin?!"

Serdar acıyan ensesini ovuştururken söylendi.

"Abla ya, vurup durma çok acıtıyorsun."

"Sen de adam ol!"

İşaret parmağımı yüzüne doğru tehditvari bir şekilde salladım. 

"Bana bak, içtiğini görürsem yakarım!"

"Tamam abla, tamam. Benim işim olmaz öyle şeylerle zaten."

"İyi. Hadi kalın selametle."

Dükkandan çıkıp az önce indiğim yokuşu geri tırmanmaya başladım. 

Buraların bir numaralı uyuşturucu kuryesi bendim. Benden iyisi henüz Orta Doğu ve Balkanlarda görülmemişti.

Bölge benim hakimiyetim altında olduğundan kim içiyor kim içmiyor illaki bilirdim. O sebeple mahalledeki gençlerin korkulu rüyasıydım. 

Herkese uyuşturucu taşırdım ama henüz reşit bile olmamış çocuklara acırdım. Sağda solda satanı, satın alanı görürsem de çok pis tartaklardım. 

Tekrar Kadriye ablanın balkonunun altından geçerken artık orada oturmadığını gördüm. Kesin bir dedikodu öğrenmiş, onu komşuya yetiştirmeye falan gitmişti. 

Muhtemeldi. 

Birkaç sokak daha arşınladıktan sonra kürkçü dükkanıma giriş yaptım. 

"Nerede kaldın lan? Patron kaç saattir seni

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play