Kitaplar Özellikler İletişim İndir
GELİN-3 Nalin & Rizgar -FİNAL-
Aşk/Romantizm

GELİN-3 Nalin & Rizgar -FİNAL-

41Beğeni
118Okunma
4 Bölüm
7,529Kelime
38 dkSüre
21.04.2026Tarih
Gelin serisinin üçüncü kitabıdır. İlk sezon hazırlanıyor. Final sezonu yayında.

Bölüm:1 "YIKIM"


İkinci Doğanlı Konağı'nın kapısından girip merdivenleri tırmanırken Nalin, başına geleceklerden habersiz, huzursuz ve bir o kadar da tedirgindi.

Dilruba Hanım'ın kendisini ne için çağırdığını deli gibi merak ediyordu. Bunun yanı sıra içinde bir yerlerde tarifsiz bir heyecan da yok yere gezinip duruyordu.

İnsan, doğası gereği ilk etapta iyimser olmayı, iyi düşünmeyi tercih eder ya; Nalin’in o anki hali de tam olarak buydu.

Bir yanı hiç ihtimal vermek istemese de diğer bir yanı; “Acaba Rizgar annesine onu sevdiğini, gerçekten evlenmek istediğini mi söyledi?” diye sorgulayıp durmaktan, hatta bunu fazlasıyla istemekten geri durmuyordu.

Evet, Dilruba Hanım'ın tavrını ve düşüncelerini daha en başından görmüştü. Onu gelin almaya gönlü olmadığını, buna tenezzül dahi etmeyeceğini söylemişti ve Nalin de bunu unutmuyordu.

Yine de “Rizgar istedikten sonra bunların bir önemi kalır mı ki?” diyen bir ses fütursuzca zihnini kurcalıyordu.

Belki de bu düşünceden dolayı Emre’nin ahmaklığını görmezden gelmeyi, Rizgar’ı aramak yerine ona daha sonra — gerçekten Doğanlı gelini olduktan sonra — haddini bildirmeyi tercih etmek gibi bir hataya düşmüştü.

Ve ne yazıktır ki bu, Nalin’in o gün attığı ilk yanlış adım oluyordu. Vakti zamanı geldiğinde çok pişman olacağı birkaç hatadan biri de buydu…

Kendisini karşılayan Halide Hanım’ın yüzündeki samimi gülüş, artık onun için de bir şeylerin yolunda gittiğinin anlatıyordu.

Kızını bulmuştu ya, gerisi o kadar da önemli görünmüyordu. Onun hafızasını kaybedip aylardır nerede olduğunu hatırlamaması bile…

“Buyur kızım. Dilruba Hanım seni bekliyor.”

Halide Hanım, kapının önünde durup bir adım geri attıktan sonra ufak bir nefesi içine çekti.

Onu da huzursuz eden bir şeyler vardı belli ki ve doğru bakabilen biri için bunu dillendirmekten çekindiğini görmek, hiç de zor değildi.

Yüzünde gölgelenen gülümsemesini çabucak tekrar takınıp oradan uzaklaşmadan önce, sağ elini Nalin’in omzuna koydu ve birkaç kez sıvazlayarak sevgisini gösterdi.

Nalin, onun bu fazlasıyla anaç tavrına alıştığından olsa gerek nezaket ve benzer bir sevgiyle karşılık verdi. Ardından derin birkaç nefes aldı ve kapıyı iki kez tıklattıktan sonra içeri girdi.

Dilruba Hanım, pencerenin kenarında duran koltukta oturmuş dışarıyı izliyor, Nalin içeri girmiş olmasına rağmen dönüp ona bakmıyordu. Sanki yokmuş gibi… Sanki varlığı hiçbir anlam ifade etmiyormuş gibi bir tavır sergiliyordu.

Nalin, küçük bir öksürükle boğazını temizlerken, ellerini saygılı bir biçimde önünde birleştirip:

“Beni çağırmışsınız, Dilruba Hanım.” dedi.

Dilruba Hanım, pencereye dönük oturduğu yerden uzun bir süre kıpırdamadı. Nalin’in odada durduğunu biliyor, fakat bunu umursamıyormuş gibi davrandı.

O sessizlik kızın göğsüne koca bir taş misali oturup, ağırlaştıkça ağırlaştı.

Buna rağmen sabır sanatını konuşturur

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play