Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Gölge Oyunu
Genel

Gölge Oyunu

0Beğeni
0Okunma
11 Bölüm
24,427Kelime
2 saat 2 dkSüre
18.03.2026Tarih
Bir imza…
Ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Ülkü Korhan, kendi hayatını yaşadığını sanıyordu.
Ta ki Altay Koral’la evlenene kadar.

Bu bir aşk hikâyesi değil.
Bu bir anlaşma da değil.

Bu… kaçamayacağı bir bağ.

Çünkü bazı evlilikler güven üzerine kurulmaz.
Sırlar, güç ve tehlike üzerine kurulur.

Ve bu hikâyede…
En büyük hata, kalbini devreye sokmak olabilir.

Giriş

“Cesaret, korkuya rağmen yoluna devam edebilmektir.” – Winston Churchill

**********************************************

Son kez aynadaki yansımama baktım. Üzerimde her zamanki giydiğim takımlardan biri vardı. Bu görünüşe, dikkatlerin üzerimde olmasına alışıktım. Ama kendimi hiç rahat hissetmiyordum. Kalbim bedenimi dışarı çıkmak istercesine zorluyor, şakaklarımdan kalp ritmim belli oluyordu.

'Sakin olmalısın' diye hatırlattım kendime. İlk defa insanların önünde konuşma yapmayacaktım. Yurt içi ve yurt dışı sayısız toplantılara katılmış, onlarca insanın önünde konuşma yapmıştım.

‘Ama bu her zamanki günlerden farklı.’ diye iç geçirdim. Bugün buraya babamdan bana zorla kalan bir koltuk savaşı için bulunuyordum.

Düşüncelerimden kapının hafif tıklatılmasıyla ayrıldım. “Gel.” Dedim sesimi kontrol altına alarak. Kapı nazikçe açıldı ve asistanım olan Ceylin ile göz göze geldim.

“Efendim herkes hazır. Konuşma zamanı geldi.” Ceylin’in dedikleriyle kolumdaki saate baktım. Canlı yayının başlamasına beş dakika vardı.

Bakışlarım tekrardan aynayla buluştu. ‘Başaracaksın.’ diye kendime hatırlattım.

‘Baban için başarmak zorundasın.’

Kulisten çıktığımda Ceylin dışında dört koruma daha bana eşlik ediyordu. İki koruma önümüzü aydınlatmak için el feneriyle ilerlerken diğer ikisi arkamdan etrafı kolaçan ediyordu.

Ceylin kulağındaki cihaza hafif dokunarak konuşmaya başladı. “Kurt kulisten çıktı sahneye yaklaşıyor. Herkes hazırlıklı olsun.” Verdiği direktifle iç çektim. Önceden Lady Kurt diye anılırdım babamla karıştırılmamak için.

Artık sadece Kurt olarak anılıyordum.

Sahneye yaklaştıkça ekibin koşuşturduğunu daha net bir şekilde görebiliyor ve dışarıdaki karmaşanın sesini duyabiliyordum. Beni gören görevliden biri hızlıca elinde tuttuğu mikrofonu üzerime takmaya başladı.

“Efendim canlı yayına iki dakika kaldı. Biz kulaklıktan size canlı yayının başladığını bildireceğiz, siz sahneye çıktığınızda mikrofon aktif olacak.” Kızın söylediklerini sadece başımla onayladım.

Ceylin’in elinde tuttuğu su şişesini istedim ve küçük bir yudum aldım. Şimdiden boğazım kurumuştu. Kapağı kapattıktan sonra şişeyi Ceylin’e verdim ve sahneye yürümeye başladım.

Benim geldiğimi gören haberciler hemen oturdukları yerden kalktı ve flaşlar patlamaya başladı. Mikrofonlar önümde sıralanmıştı. Her göz üzerimdeydi; her fısıltı, her tıkırtı kulağıma geliyordu. Babam artık yoktu ve ben, onun bıraktığı boşluğu doldurmak için ilk defa kendimi halka sunuyordum.

“Canlı yayına son 4, 3, 2 ve 1. Kayıttayız.” Kulaklığımdan gelen sesle duruşumu dikleştirdim.

Heyecanımı kontrol ettiğime inanarak konuşmaya başladım. “Öncelikle hepiniz hoş geldiniz. Belki aranızda beni tanımayanlar olabilir diye kendimi tanıtmak istiyorum. İsmim Ülkü Korhan. Selahattin Korhan’ın kızıyım.”

Bakışlarım protokolde beni güler yüzüyle izleyen amcama kaydı. Bakışları gururlu denilebilecek şekilde bendeydi. “Bugün buraya babamın mirasını ve onun ideallerini yaşatmaya devam edeceğimi bildirmek için geldim.” Söylediğim sözlerle basın mensupları ellerindeki kağıtlara hızlı hızlı not almaya başladılar.

Kalabalıktan bir soru yükseldi. “Mirasını yaşatmak derken demek istediğiniz parti başkanlığı yapmak mı yoksa seçimlere katılmak mı?” soruyu kimin sorduğunu görememiştim. Flaşlar durmadan yüzümde patlıyor gözümü kısmadan sadece protokol kısmına bakabiliyordum.

“Parti başkanlığını babamın da önceden istediği

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play