Kitaplar Özellikler İletişim İndir
HİÇTEN SONRA BİZ
Aşk/Romantizm

HİÇTEN SONRA BİZ

2Beğeni
8Okunma
4 Bölüm
3,671Kelime
18 dkSüre
03.08.2026Tarih
Mecbur yaşarsın... Ama ya sevmek!

Bölüm 1

Sıla’nın bedeni, yoğun yorgunluk ve stresin etkisiyle pes etmişti. Kafasında dönen sorular ve endişeler, bedeninin daha fazla dayanmasına izin vermiyordu. Karnındaki keskin acı ile olduğu yere çöktüğünde, masalardaki öğrenciler hemen çevresini sardı. Birkaçının endişeli sesleri kulaklarına ulaşsa da Sıla neredeyse onları algılayamayacak kadar bitkindi.

Aşağıda kasada duran patronu, yukarıdan gelen sesleri duyup hızla yanlarına çıktı. “Ne oluyor burada?” diye sorduğunda gözleri Sıla’nın acıyla kıvranan bedenine takıldı. Durumu anlayınca, birkaç saniyelik tereddüdün ardından Sıla’yı destekleyerek aşağıya indirdi. İçten içe, bu durumun iş yerinde sorun yaratacağını düşünüyordu, ancak genç kadının halini görmezden gelmek de mümkün değildi.

Aşağıda ona biraz para uzatarak, “Bir dolmuş bul ve hastaneye git. Durumun kötüleşirse daha büyük sorun olur,” dedi. Ancak Sıla, titreyen elleriyle parayı alırken bile korkuyla bakıyordu. Bu şehri hiç bilmiyordu. Kaybolursa ne yapacaktı? Geceleri kafenin mutfağında bir koltuğa kıvrılıp uyuduğu günlerden sonra, artık şehrin sokaklarında tamamen çaresiz hissetmekten korkuyordu.

“Bilmiyorum,” dedi titrek bir sesle. “Şehirde hiçbir yeri bilmiyorum, hastaneye nasıl gideceğim? Ya kaybolursam?” Bu kelimeler ağzından dökülürken, gözleri korkuyla dolmuştu. Patron, belli belirsiz bir iç çekişle arkasına yaslandı. “Ne yapacağım seninle?” diye homurdandıktan sonra, bir çözüm bulmak ister gibi etrafına bakındı.

Sıla, kafede yaşananların ardından kendini dolmuşta bulmuştu. Genç çalışan, onu dolmuşa bindirip şoföre hastanede ineceğini söyledikten sonra geri dönmüştü. Dolmuş yavaşça ilerlerken, Sıla elindeki kafe adresi yazılı kâğıda bakıyor, karnındaki ağrı ise giderek dayanılmaz hale geliyordu. Hastaneye vardığında dolmuştan indi ve bir an kapının önünde durakladı. Kalabalık giriş, ağrının yoğunluğu ve ne yapacağını bilememenin verdiği çaresizlikle, bir an geri dönmeyi bile düşündü.

Ama ağrısı o kadar güçlüydü ki daha fazla bekleyemezdi. Zorlukla içeri girdi ve sıra alma makinesine yaklaştı. Bir süre ekrana baktı; kimlik numarasını girerse sistemden ona ulaşabileceklerini düşündü. Bu düşünce, üzerine yoğun bir korku ve panik getirdi. Geri çekilip polikliniklerin olduğu koridora yöneldi. Orada gezinirken açık kapısı olan bir poliklinik dikkatini çekti: Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği. İçeride, yardımcısıyla konuşan bir doktor vardı. Sıla istemsizce kapıda durdu ve doktorla göz göze geldi.

Doktor, “Buyrun, sıra mı bekliyorsunuz?” diye sorunca, Sıla istemsiz bir şekilde içeri doğru yürüdü. Kapıyı kapatırken yardımcısı, “İki dakikaya geliyorum hocam,” diyerek odadan çıktı. Doktor, başıyla onayladıktan sonra Sıla’ya dönüp, “Buyrun, T.C. numaranızı verin, sisteme giriş yapalım,” dedi.

Bu soru Sıla’yı bir anlık paniğe sürükledi. “Yok,” diye kekeledi, ardından toparlanmaya çalışarak, “Şey... Sağlık sigortam yok. Hastaneye muayene olursam, onu ödeyecek param da yok,” dedi. Doktor, sakin bir ifadeyle, “Devlet bu konularda yardımcı oluyor. Sorun değil, hallederiz,” diye karşılık verdiği anda, Sıla tekrar bir ağrı dalgasıyla büküldü.

“Gebeliğiniz mi

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play