Kitaplar Özellikler İletişim İndir
HİRAETH
Dark Romance

HİRAETH

0Beğeni
0Okunma
1 Bölüm
875Kelime
4 dkSüre
16.04.2026Tarih
ACITIR GİBİ SEVENLERİN HİKAYESİ...


"Ben bir kibritim, sizi yakabilmem için önce benim yanmam gerekiyor"
Hiraeth

Bazı sorular yıllar geçse de cevap bulamaz. Dilay Kara, ablasının ani ölümünden sekiz yıl sonra bile bir şeylerin eksik olduğunu hisseder. Psikolojik savaşlarla, karanlık ilişkilerle ve geçmişin gölgesinde kalan sırlarla örülü bir hayatın içinde tek amacı vardır: Gerçeği öğrenmek.

Peki ya öğrendiği gerçek onu bambaşka bir karanlığa sürükleyecekse?

"Hiraeth", geride bırakılanlara değil, asla tam olarak var olmamış bir şeye duyulan özlemin hikâyesidir...


Şarkıların hikayesi...

ZOR BİR SEÇİM

Karanlık bir gecede, yıldızlar kadar uzak ama kalbe en yakın yerde saklı kalan, dönemediğin bir zamana, hiç ulaşamadığın bir eve duyulan sessiz ve solgun özlemin hikayesi.

Acıtır gibi sevenlerin, karanlıkta kaybolanların hikayesi…

Karanlık ailelerin, çocuklarına bıraktıkları tek miras, karanlıkları ve ellerindeki kandır.

"Elim sende çocuk, kan sana da bulaştı. Uğraşma temizlemek için. Bil ki çitilesen bile çıkmaz o leke. Kanınla yaşa! Sana bıraktığım lekeyle yaşa! Sakın umut etmek gibi bir hataya düşme! Düşme ki, doğuştan kırık olan kalbin daha da tuzla buz olmasın!"

 ZOR BİR SEÇİM.

Karşısında, saçları dağılmış, dizleri kan içindeyken bile başını dik tutan, gözlerinden yaşlar süzülen ama kucağındaki bebeği sıkıca saran o kadına baktı adam. Bu kadın, onun sevdiği kadındı. Uğruna canını tereddütsüz vereceği kadındı.

Sonra gözleri kucağındaki bebeğe kaydı. Daha birkaç saat önce açmıştı gözlerini bu çivisi çıkmış karanlık dünyaya. Onların bebeğiydi o, aylarca birlikte hayalini kurdukları küçük mucize.

"Kuralları biliyorsun, Erhan Kara," dedi kalın tok ses.

Sese döndü. O sözleri söyleyen, bir zamanlar en yakın dostu sandığı adamdı. Şimdi karşısında, karanlığın temsilcisi gibi duruyordu.

"Yapamam," dedi Erhan kısık bir sesle. "Lütfen... yardım et."

Hayatında ilk kez böyle dahası birine yalvarıyordu. Ama adam çoktan ruhunu karanlığa satmış, şeytanla anlaşma yapmıştı. Merhamet yoktu artık gözlerinde.

"Size bir şans verdim," dedi. "Belgeleri getirseydiniz belki sizin için bir şey yapabilirdim. Ama karın onları saklamayı seçti."

Ardını dönerken soğuk sesi yankılandı karanlık ürkütücü deponun içinde.

"Kuralları biliyorsun! Seçimini yap... ya da üçünüz birden ölün."

Bu sözler Erhan'ın gözlerini sıkıca kapatmasına neden oldu. Nasıl bir seçimdi bu? Biri kendi canıydı, diğeri canından çok sevdiğiydi. Bir insan, sevdiği kadınla kendi çocuğu arasında nasıl bir seçim yapabilirdi?

"Erhan..." dedi kadın. Sesi titriyordu ama korkusu kendisi için değildi. Kucağında sıkıca sardığı bebeği için korkuyordu.

"Gerekeni yap," dedi. Duruşunu dikleştirdi.

Ama gereken neydi?

"Yapamam..." dedi adam, gözyaşlarıyla birlikte dizlerinin üzerine çökerken.

"Özür dilerim, Asya... Yapamam..."

"Yapacaksın!" diye haykırdı kadın, çaresizce. "Sen bu bebeğin ve evde seni bekleyen kızımızın babasısın! Onları korumak zorundasın!"

"Yapamam..." diye inledi adam, yüreği parçalanırken.

"Bana bak." Kadının sesi bu kez daha yumuşaktı. Ne istediğinin ve bunun ne kadar zor olduğunun farkındaydı. Sevdiği adama bu yükü bırakmak istemezdi, ama her şeyden önce o bir anneydi.

"Erhan, ne olur bana bak," dedi tekrar yakarır gibi.

Adam hıçkırıkları bastıramasa da başını kaldırdı. Kadın gözlerinin içine baktı.

"Onları kurtar, Erhan," dedi. "Onu kurtar." Başını hafifçe eğerek kucağındaki bebeği işaret etti.

Adam yeniden gözlerini kapattı. Açtığında, her şeyin kâbus çıkmasını dilemek istiyordu ama biliyordu ki dileği gerçekleşmeyecekti, bu yaşananlar içindeki acı kadar gerçekti.

Kadının sesi tekrar duyuldu. "Beni böyle bir şeyle yaşamaya mecbur bırakma. Ben yaşayamam!"

"Ben nasıl yaşayacağım?" diye haykırdı

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play