İnsan, hayatı boyunca sadece bir kez doğmaz. Gerçek doğum, etten ve kemikten sıyrılıp ruhun enkaz altından kendi tırnaklarıyla kazıyarak çıktığı o an gerçekleşir. Bazıları için bu doğumun bedeli, eski bir hayatı bütünüyle toprağa gömmektir.
Dünya, dışarıdan bakıldığında parlak ambalajlarla sarılmış kirli bir kutudur. İçini açmadığınız sürece o parıltıya kanarsınız. O kutunun içine bakma hatasını bir kez yaptı ve gördüğü karanlık, gözlerini değil, ruhunu kör etti. Adaletin sadece kitaplarda, vicdanın ise sadece masallarda kaldığına şahitlik etti. En büyük ihaneti, en sıcak uykularında; en büyük şiddeti ise en güvendiği kolların arasında yaşadı.
O uğursuz gecede sadece bir canı değil, ona dair kurduğu tüm hayalleri ve hatta kendi ismini o hastane odasının soğuk zemininde bıraktı. Kanunların koruyamadığı bir hayatın hesabını artık yine o kanunlarla soramazdı. Dosyalar kapandı, isimler silindi, bir mezar kazıldı. Ama o mezarın içine giren kişiyle bugün yeryüzünde yürüyen kadın aynı değildi.
Bir yıl. Tam üç yüz altmış beş gün boyunca her saniyeyi ilmek ilmek işledi. Bakışlarındaki şefkati buzdan bir kararlılığa, sesindeki titremeyi keskin bir sessizliğe dönüştürdü. Artık adaleti satırlarda arayan o saf kadın değildi. Adaletin bizzat kendisi olmaya yeminli bir hayaletti.
Şimdi bir avcı gibi pusuda bekliyor. Bir zamanlar giydiği savcı ceketini geride bırakmış, yeni kimliğinin ardına sakladığı o soğuk intikamla, onu bu karanlığa mahkûm edenlerin kendi yarattıkları cehennemde yanmalarını izlemeye geldi.
Yollarının kesiştiği tanıdık ama bir o kadar da yabancı biri, aynı yangına körükle giden o adam ve geçmişin tozlu raflarından çıkıp gelen hesaplar vardı. Hiçbiri onu yolundan döndüremeyecekti.
Hazır olun. Çünkü bir devir bitti. Adaletin yetmediği yerde artık gerçeklerin yargılanma vakti başladı. Karanlığın içinde patlamaya hazır o tek kıvılcım. Ve bu hikâye, sadece celladını bekleyenler için sona erdi. Onun içinse perde yeni açılıyordu.
Savcı Hilal Yıldırım'ın öldüğü gün, adaletin yetmediği yerde başlayan o büyük hesaplaşma doğdu. Artık sadece gerçekler konuşmayacak. Bu kez gerçekler, onları karartanları tek tek yargılayacak.
⚖️💔🚪🔑
Merhabalar sevgili okurlarım.
Hikâyemize başlamadan önce sizleri kısacık bilgilendirmek istedim.
Bu hikâye benim için öylesine yazılmadı. Aylardır içimde doğmayı bekleyen bir ışıktı ve sonunda onunla buluşmak nasip oldu.
En büyük dileğim. Baskı gören, susturulan ve kendini yalnız hisseden herkesin bu satırlarda biraz olsun cesaret bulabilmesi. Belki de bir gün, hayatındaki yanlışlara "Artık dur." diyebilmesi...
Bir de öyle bir erkek karakterimiz var ki... Geçmişinin ağır yüküne rağmen adalet için mücadele etmekten vazgeçmeyen birini tanıyacaksınız.
Küçük bir not; kitabı şu an iki cilt olarak planlıyorum. Tabii bu süreç içinde değişebilir. Ayrıca yaklaşık 15 veya 20. bölümden sonra kitabı ücretli yapmayı düşünüyorum. Bunu en baştan sizlerle paylaşmak istedim.
Beğeni ve yorumlarınızı eksik etmeyin. Sizlerle