Havanın patladığı noktadan hâlâ ince bir duman yükseliyordu. Köyün toprak yolları, telaşla koşturan insanların ayak izleriyle karışmıştı. Çocuklar evlerin içine sığınmış, kadınlar sessizce ağlıyor, yaşlılarsa elinden başka bir şey gelmeyeceğinin bilinciyle dua ediyordu.
Sumru’nun içine çektiği her nefes, yükselen o toz tanelerini ciğerlerine dolduruyor, göğsüne koyu bir ağrı olarak yerleşiyordu.
Kader’in onun için hazırladığı planlardan habersizdi; oradan çıkamayacağını, hatta öleceğini bile düşünüyordu.
Çok yakında yeni bölümleriyle sizlerle...
Hazırsanız, başlıyoruz. Gümbür gümbür geliyoruz :))