Kitaplar Özellikler İletişim İndir
KANIN BEDELİ
Aşk/Romantizm

KANIN BEDELİ

5Beğeni
64Okunma
4 Bölüm
5,193Kelime
26 dkSüre
22.02.2026Tarih
Bir kaçış oldu.
Bir ölüm konuşuldu.
Kan akmasını durdurdu.
Tek bir şartla.
Bedel kendisi olacaktı.
Kalbini kimseye açmayan iki kişi evlenmek zorunda kalacaktı.
Bu bir aşk hikayesi değil.
Bu bir anlaşma.
Ve her anlaşmanın bir bedeli vardır.

Bölüm Bir

Bazı anlarda durmak gerekir. Dar baktığın pencereden bir adım geri çekilerek daha geniş bakmaya çabalamak gerekir. Sık aldığın nefesleri bırakıp derin nefesler almak gerekir. Tutmaya çalıştığın gözyaşlarını bırakmak gerekir.

Yaşamadığın her an, kendini sıkı sıkıya tuttuğun o anlardan sonra sakin denizin dalgalanmaya başlar ve sonra, sonra biriktikçe tüm bunların sonunda, coşan dalgalar kıyına vurmayı bırakarak tüm benliğini sular altında bırakır.

Acımasızca hayatımın ortasına saplanan bir hançer, yaşamımda koca bir yarık açmıştı. O yarıktan en dehşet verici acılar sızmaya başladığında henüz 16 yaşındaydım. 

O zamanlar abim tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir doktordu. Bilgiyle süslediği aklı beş karış havada burnunu destekleniyordu. 

Ta ki o güne kadar. 

Babam, bir arabanın ona çarpmasıyla savrularak metrelerce sürüklenmiş ve ağır yaralanarak hastaneye kaldırılmıştı. Abimin bildiği onca şeye rağmen çaresiz kalışına, babamı yaşatmak için çırpınışına birebir şahit olmuştum. Ve ne yazık ki tüm çabaları sonuçsuz kalarak babam bu hayattan sessizce gitmişti.

Babam hep böyleydi zaten. Sessizce yaşamıştı hayatını. Kimseye dokunmamıştı. Eşini ve çocuklarını büyük bir sevgiyle sarmış, sevgisine aynı şekilde karşılık almıştı. Ona göre güzel bir hayat yaşamıştı belki de bilmiyorum ama bizi yarım bırakmıştı.

Babam iyi bir öğretmendi. Memleketine defnedildiği halde bu yüzdendir ki cenazesi çok kalabalık olmuştu. Sevgisine hep layıkıyla karşılık almıştı anladığım. O zamanlar birini sevmeyi, sevginin karşılığını almanın ne kadar değerli olduğunu ve aynı zamanda sevdiğin kişinin kaybının ne kadar ağır olduğuna şahit olmuştum.

Zaman geçmişti. Babamın bedeninin üzerine atarak kapattığımız toprak gibi kapatamamıştım acılarımı. Yıllar geçmişti ama ben onu da sevgisini de hep aramıştım. Anneme daha çok sığınmak istemiştim fakat o acısını bile doğru düzgün yaşayamadığı için daha ağır bir haldeydi. Abime sığınmıştım. O da bana sığınmıştı ve aramızdaki bağ hiç kopmayacak çelik bir bağa dönüşmüştü.

Üniversite yıllarımda annem, bir anda karar alarak memleketine dönmek istemişti. Ona engel olmak istemiştik. Biz büyük şehirde doğup büyümüştük, oralarda yapamazdık. Memlekete yılda bir kere gider ya da gitmezdik, alışık değildik. Annem içinse tam tersiydi. O, orada doğup büyümüştü. Evet, başka şehirlerde de yaşamıştı ama hiçbir zaman kendini ait hissetmemişti. Hele ki babam oradayken daha fazla kalabalığın içinde yok olmaya katlanamamıştı.

İşte tam da o anda hayatımız değişmeye başlamıştı. Annemle anlaşarak memlekete dönme kararı almıştık. Abim annemle gitmişti. Ben de üniversitemi tamamladıktan sonra oraya temelli dönecektim. Halbuki okurken kendime iş bile bulmuştum. Hayatım boyunca hayalim olan, kendini uluslararası kanıtlamış bir dergide çalışabilecektim. 

Tüm planım altüst olduğunda ağlama krizlerine girmiş, memlekete dönmek istememiş ama abimin teselli cümleleri ve yanımda oluşuyla bu süreci atlatarak kendime alternatif arayışına

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play