Kitaplar Özellikler İletişim İndir
KAPIMDAKİ YABANCI
Dark Romance

KAPIMDAKİ YABANCI

0Beğeni
0Okunma
10 Bölüm
11,159Kelime
56 dkSüre
04.04.2026Tarih
Bazen bir kapı açılır ve tüm dünya dışarıda kalır. Bazen de o kapıdan içeri giren, dünyanızı başınıza yıkar.


Suzan, bir gece vakti kapısına gelen yabancıyla hayatının en büyük sınavını verir. Seçeceği bu kararda ya vicdanı ya da mantığı galip gelecektir.


Peki yaptığınız iyiliğin size çok ağır bedeller ödetecek olduğunu bilseniz...


Çünkü en ağır bedeller, en insani duygularla ödenir.

BÖLÜM "1" 🪶

Piknik tüpünün üstüne koyduğu yemeği yanmaktan son anda kurtarmıştı. Kapağı kaldırdığında tarhana çorbasının sıcacık ve lezzetli dumanı odanın içine dağıldı. İçmek için sabırsızlansa da bir saatten beri öğle uykusunda olan oğlunu uyandırma zamanıydı.


Yaklaştı ve tebessüm ederek baktı yüzüne. Onun gibi bir evladı nasip ettiği için Allah' a şükrediyordu. Henüz iki yaşında babasını kaybetmişti Emre. Annesiyle üç yıldır yeni bir düzen kurmuş, yalnızlığın ortasında birbirlerine hem arkadaş hem de dost olmuşlardı. Başka arkadaşı yoktu. Çünkü kiraladıkları ev -daha doğrusu bir depoyu ya da ahırı andırıyordu- tek göz büyük bir odadan ibaretti. Üstelik pekte tekin bir yerde sayılmazdı. 


Ormanın girişinde ana yoldan beş kilometre uzaklıkta oturuyorlardı. Çevrelerinde pek bir komşuları da yoktu. En yakını iki kilometre ötede olduğu için izole bir yaşam sürmeye mecburlardı. Sadece ayda bir faturalar için merkeze, iki haftada bir de alışveriş için çarşıya uğrardı. 


Geçimini dul maaşından sağlar ve yaptığı el işlerini satması için komşuya bırakır, azıcık kârıyla da yetinmeye çalışırdı. 


Annesi oğlunun kestane saçlarını usulca okşadı.


"Emre, uyan yavrum."


Biraz mırıldandıktan sonra parlak gözlerini araladı ve annesine baktı.


"Ne var anne?" diye sitem ettiğinde meraklı gözlerle de bakmayı sürdürüyordu. 


"En sevdiğin çorbadan yaptım sana. Kalkta ye hadi."


"Ne? Tarhana mı yaptın yoksa bana? Oley!"


"Evet hem de bugün hava güzel ve güneşli. Beraber kapının önünde yiyip piknikte yaparız."


Sevinç çığlığı odayı doldururken hevesle yerinden fırladı Emre. Karnını doyurduktan sonra kedisiyle beraber kapının önünde oynuyordu. Bir ara annesi Suzan bulaşıkları yıkarken seslerin kesildiğini farketti. Korkuyla kapının eşiğine çıktığında Emre' nin de panik ve korkuyla annesine dönmesi bir olmuştu. 


"Ne oldu, bir şey mi var orada?"


Oğlunun baktığı yeri uzaktan incelemeye çalıştı. Ağaçların girişinde hareketlilik göremeyince omuz silkti.


"Bilmiyorum anne, bizim kedimizden başka bir kedidir belki de bir tavşan, bembeyaz pamuk gibi."


"Olabilir, sen yine de sakın uzaklaşayım deme. Çünkü bazı hayvanlar çok büyüktür ve sana zarar verebilir."


"Tamam, olur."


Suzan son bir bakış fırlatıp kalan işlerine geri döndü. Aklı hep dışarıda olduğu için telefondan dinlediği Kuran sesine odaklanamıyordu. Mutfağı topladıktan sonra demliğe doldurduğu çay suyunu tüpe aldı. Akşam güneşi pencereden içeriye usulca süzüldüğünde içini tarifsiz bir huzur kaplamıştı. Eşinin vefatından sonra yaşadığı nice zorluk bir nebze de olsa durulmuştu. Etrafa göz gezdirdi. Evdeki her bir eşyada sayısız emekler gizliydi.


Odanın bir köşesinde oğlunun yatağı, diğer köşesinde de kendi yatağı vardı. Bazen beraber yatarlardı ancak yerin geniş olması açısından iki yatağı da sağ ve sol köşeye yerleştirmeyi uygun görmüştü. Her iki yatağın olduğu duvar hizasında tek kanatlı demir camlar ve yatakları çevreleyen perdeler takılmıştı. Yaz aylarında sineklerden korunmak için en uygun çözüm buydu. Yerde koyu kahve

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play