Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Karanlık Güz
Genel

Karanlık Güz

1Beğeni
0Okunma
1 Bölüm
1,542Kelime
8 dkSüre
31.08.2026Tarih
Elzem hastalığı yüzünden yavaş yavaş karanlığa hapsolurken onu ilk kim fark edecek?
Annesi? Babası? En yakın dostları? Ediz?
Ediz fark edebilir miydi? Yavaş yavaş ona ait olan kalbin yok oluşunu hissedebilir mi?
Belki de haklıydı söylediklerinde, hiçbiri onun suçu değildi ama acıyı en çok o hissettirmişti.

Tekrar

Zaman en büyük yaram, mutluluğuyla mutlu olamamaksa en büyük acım.

Hayat beni sıkıştırdığında her zaman kaçacak bir yer buldum. Karanlıkların içinden çıkıp kabuslarımın en büyük karanlığı oldu. İstemedim desem yalan olurdu, gerçekten yalan kabus falan olamadım. 

‘’Hadi dilek dileyip pastamın mumlarını üflemek istiyorum. Kapatın ışıkları, yakın mumları.’’

Anne ve babamın gözleri parladığında gülümsedim. Yaklaşık bir saat önce babamın fenalaştığını söyleyerek beni eve çağırdıklarında herkesin canına okumuştum. Yapılacak şaka değildi, bende onlara yurt dışından iş teklifi aldığımı ve gideceğimi söyleyip şaka yapmıştım. Açıkçası bu şaka değildi ama ben teklifi gitmek istemediğimi belirtip çoktan reddetmiştim. 

Saatler tam gece yarısı biri gösteriyordu, herkes buradaydı. Çocukluk arkadaşım Işıl, okul arkadaşlarım Arya ve Barın. Ailemizin en yakın dostları Zahir amca ve Esin teyze, onların oğlu benimde imkansız aşkım Ediz ve yakın arkadaşları. Acısıyla tatlısıyla kocaman bir aileydik, tabi ailelerimizin pis işlerle uğraştığı evreni yok sayarsak. Babam yaşlandığını anladığında en yakın dostu Zahir amcayla karar verip bu işlerden sıyrılmışlarıdı. Sizde bilirsiniz ki bu işler ben bıraktım demekle sizi bırakmıyordu fakat yıllarca kurtulmak için bedellerini ödemiştik. Herşeyi atlatmıştık, benim dışımda herkes yaşananları atlatmıştı.

Annem ışıkları kapattığında pastanın geldiğini anladım. Babam elinde pastayla salona girdiğinde herkes bir ağızdan çocuk gibi hissettiğim sözleri mırıldandı. 

‘’Doğum günün kutlu olsun Elzem, iyi ki doğdun Elzem.’’ Pasta görüş açıma girdiğinde güldüm. Pastada bir gariplik vardı, sanki ayakta zor duruyordu ve krema sıvamasını kesinlikle bilgisiz biri yapmıştı. Babamın imalı gülüşünden bu şaheseri onun yaptığını anladım. Hala iyi ki doğdun şarkısını söyleyenleri daha çok bekletmeden dilek dileyip mumları üfledim, alkış sesi kulaklarıma dolduğunda tek tek hepsine sarıldım. Pastayı babam yapmıştı, ailemizin gizli sözleşmesiydi. Birbirimize pasta almaz yapardık, tabi en son babamın doğum gününde kremanın tarihine bakmayı unuttuğum için herkesin midesi yıkanmıştı. Bunu aklınızdan silin.

Herkese sarıldıktan sonra beni tekli koltuklardan birine oturtup tek tek hediye vereceklerini söylemişlerdi. İlk hediyem Barın ve Arya çiftimden geldi, küçük kutuyu elime aldığımda ikisi beklentiyle bana bakıyordu.

‘’Bu hediyeyi seçerken çok kararsız kaldık Elz.’’

‘’Umarım beğenirsin güzelim.’’ Arya gerçekten heyecanlıydı. Onlarla üniversitenin ilk günü tanışmıştık, biz Barınla bir sene mezuna kaldığımız için Arya’yla aramızda bir yaş vardı. Tanıştıkları ilk an Barın kulağıma eğilip ‘Bu kızla evleneceğim gör, bak.’ demişti. Sözünün eriymiş, beş ay sonra düğünümüz vardı. 

Kutuyu açtığımda beni taşlardan oluşan bir kolye karşıladı, güzel dostlarım abartı sevmediğimi bildikleri için en zarif taşlı kolyeyi bulmuşlardı. 

‘’Çocuklar bu çok güzel, çok teşekkür ederim.’’ Arya heyecanla elini çırptıktan sonra Barın’la birbirlerine baktılar. Sanırım yine iddiayı kaybeden Barın olmuştu. Boynumdaki kolyemi çıkartıp kolyeyi taktım. Herkes beğendiğini belli eden mırıltılar yükseldiğinde kalkıp dostlarıma sarıldım.

‘’Ama

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play