Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Karanlık Tahtın Kölesi
Dark Romance

Karanlık Tahtın Kölesi

69Beğeni
71Okunma
5 Bölüm
5,556Kelime
28 dkSüre
17.04.2026Tarih
Sancak Bozok, düşmanının Diplomat olan kızı Eylül'ü kaçırır. Tek bir hedefi vardır. Evlenmek ve düşmanından intikam almak. Ona günahını bile vermeyecek adamın kızına sahip olma fikri cezbedici hale geldiğinde, işler planladığı gibi gitmeyecektir.

Benim Karım

SANCAK BOZOK

“Her şey burada yazıyor?”

Önüme koyulan dosyaya şöyle bir göz gezdirdim. Karşımdaki adamın suratına çarpmamak için birkaç nefesi peş peşe almam gerekmişti.

Suratına çarpmamayı başarsam da önüne doğru fırlatmaktan kendimi alamadım.

“Bunları zaten biliyorum. Bana herkesin geldiği bilgilerle gelmeyeceksin. Senden en gizli sırlarını, en karanlık tutkularını, saat kaçta yemek yediğini her detayı istiyorum.” Ellerimi masaya koyup yüzüne doğru eğildim. “Beni anladın mı?”

Yutkunurken başını aşağı yukarı salladı.

“Takdir edersiniz ki kadın bir diplomat. Ona yaklaşmak kolay değil.”

Burun kemerimi sıktım. Artık öfkelenmeye başlıyordum. İki aydır üzerinde çalışıyordu ve bana getirdiği zaten benim bildiğim bilgiler miydi?

Sikerler böyle işi…

“Neyini takdir edeyim? Beceremediğin işi mi? Eğer yapamıyorsan başkasını bulalım.”

“Halledeceğim,” dedi kararlı ve kendinden emin bir ses tonuyla. İşin ucunda bok gibi para vardı. Kim başkasına kaptırmak isterdi ki?

“Şimdi siktir git! Sana on beş gün mühlet. Eğer beceremezsen bu kez kafana sıkarım.”

Gözleri büyürken bir kez daha beni başıyla onayladı ve oturduğu yerden hızla kalkıp kapıya yöneldi.

“Bence başkasını bulmalıyız,” dedi Malik. “İki ay boşa geçti. Beş aydır buradayız. Çok yavaş hareket etmiyor musun sence de?”

Viskiden bir yudum aldım. Kehribar rengindeki sıvı, boğazımdan aşağı süzülürken içimde yavaş yavaş yayılan bir sıcaklık bıraktı. O yoğun, hafif isli tadın dilimde bıraktığı yanma, sanki geçmişin küllerinden kopup gelen bir hatıranın keskinliği gibiydi.

“Güzel şeyler zaman alır,” dedim masanın üstündeki fotoğraflardan birini elime alıp karşımdaki kadına bakarken.

Malik yüzünde hoşnutsuz bir gülümsemeyle beni süzdü. Eğer o bakışları atan bir başkası olsaydı, alnının ortasında bir delikle gözleri diğer tarafa merhaba derdi.

“Amacından sapıyorsun. Hem de daha başlamadın bile…”

“İntikam güzeldir Malik. İntikam! Yanlış fikirlere kapılma.”

“Daha kolay yoldan ülkeye girmek varken neden zoru seçiyorsun? Neden başına bela alıyorsun?”

Viskiden bir yudum daha alırken güldüm. Bela mı alıyordum? Asıl belayı onlar almıştı başına.

“Beni önce mesleğimden, sonra ülkemden ettiler.” Sesim öfkeyle doldu. Eğer Şahin denilen itin kızı Türkiye'de değil bir başka ülkede olsaydı ilk avım o olurdu. Şahin ile bir başka şekilde ilgilenecektim. Ülkeye girdikten sonra…

Ayvaz'ın kızının İtalya'da olduğunu ülkeden siktir edilmeden önce de biliyordum. Ve İtalya'ya geçmek benim için kolay olmuştu. Sadece geçmeden önce beni takip ettikleri sistemin içinden kurtulmam zaman almıştı.

Bir kendilerini akıllı sanıyorlardı.

Devletin iki adamı birlik olmuş, elbirliğiyle elimdeki her şeyi almaya çalışmışlardı. Onlara oyun nasıl olurmuş gösterecektim.

“Kızıyla evlendiğinde Ayvaz seni doğrudan öldürecek.”

Dudaklarımda alaycı bir gülüş bardağın ucunda kayboldu.

“Beni öldüremezler. Hem devletle tanık koruma anlaşmam var. Hem de çifte vatandaşım. Beni öldürmeleri demek diplomatik krizi göze almaları demek.”

“Ama ülkeye giremiyorsun,” dedi alaycı bir sesle.

“Bu akşam canımı sıkıyorsun Malik. Ayrıca onu da en kısa zamanda halledeceğim.”

Viskimden bir yudum daha aldım. “Kızıyla evlendiğimde

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play