Salonda tek başıma otururken bu evde son kahvemi içip Lina'nın uyanmasını bekliyorum. Eşyalar gitti bile. Ev çok sessiz ve eskiden olduğundan çok daha büyük görünüyor gözüme. Dört koca yıl boyunca burada yaşadım. Ağladım, güldüm, geç saatlere kadar film izledim. Kutlanmaya değer iş anlaşmaları yaptım. Sevdim, çok mutlu da oldum büyük hayal kırıklıkları da yaşadım. En sonunda bu evde hamile kaldım ve burada bebeğimi doğurdum.
Aslında bu eve taşındığım zaman ne kadar heyecanlı olduğumu hala hatırlıyorum. Hiçbir zaman evlilik isteyen biri olmadım. Ama Kenan birlikte yaşamayı teklif ettiğinde artık tek olmayacağıma çok inanmıştım. Annesi ve babası boşanmış, annesini en son lisedeyken görmüş ve babasını da yeni kaybetmiş bir kız. Ve onunla birlikte yaşamak isteyen muzip, eğlenceli, guler yüzlü adam. "Bundan sonra hiç yalnız kalmayacaksın İpek." Böyle söylemişti. Gerçi bu konuda haklıymış inkar edemem. Bir bebekle yalnız kalmak pek mümkün olmuyor zaten. Ama bir daha hiç yalnız kalmamak fikri beni mutlu etmişti o zaman. Benim için her şey rüya gibi ilerlemişti. Birlikte çok eğleniyorduk. Saatlerce konuşur, birlikte sinemaya gider, olur olmaz her şeye gülerdik. Kenan muhteşem bir adamdı ama asla muhteşem bir baba olamazdı. Bebeği ilk söylediğim an bunu anlamıştım. Karşımda yüzüme bakakalmıştı.
Korkmuş.
Tedirgin.
Ve ne yapacağını bilemez halde.
"Yapamam İpek. Ben hazır değilim. Üzgünüm ama ben hiç hazır değilim."
Tabii, ben çok hazırdım sanki. Hamilelik, doğum, bir bebeğin sorumluluğuna sahip olmak. Ölesiye korkmuştum o testi elime aldığımda gördüğüm şeyden. Ve ona söylemek için emin olmayı bekledim. İki hafta boyunca bekledim. Tüm olumsuzlukları düşündüm. Kendimi bunun şu an olamayacağına ve çözümün ortada olduğuna ikna etmeye çalıştım. Ama işte iki hafta sonra ben hala bu bebeği istiyordum. Başıma açılacak tüm dertlerden emin olmama rağmen yine de onu hayatımda istiyordum ben. Sonunda vereceği cevaptan emin olarak ama yine de farklı olmasını umarak Kenan'a söylemiştim. Tabii ki beni hiç şaşırtmamıştı. Ama ben onu şaşırttım sanırım.
"Senden bir beklentim yok Kenan. Sonuçta eninde sonunda öğreneceksin diye söyledim. Ben bu bebeği istiyorum ve doğuracağım. Yanımızda kalmak istersen kalabilirsin. İstemezsen gitmekte özgürsün. Hiçbir sorumluluğun yok."
Sorumluluğun yok mu? Aslında gayet var bence beni konuşturma da ben gurur yaptım o an diyelim. Kenan bu fırsatı kaçırmadı tabii ki. Yarım saat sonra valizleriyle kapıdaydı. Çıkarken ihtiyacım olursa aramamı falan geveledi ama sonuçta ciddi olsa valizleriyle kapıda duruyor olmazdı değil mi? Bir de kürtaj meselesini tekrar düşünmemi ve eğer yaptırmaya karar verirsem yanımda olması için onu arayabileceğimi de ekledi. Sonuç olarak burada 10 aylık bir bebek ve ben tek başımızayız. Ve de bugün bu evden taşınıyoruz. Anne baba