Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Kimse
Genel

Kimse

8Beğeni
78Okunma
4 Bölüm
12,004Kelime
1 saatSüre
02.02.2026Tarih
Bazen korktuklarınız sizi bir ömür boyu yalnız bırakmazlar. Onların sizi takip etmesinden değil, sizin onları hiç bırakmamanızdandır.

Ceren, yirmi beş yıllık hayatında korkularını yumak yapıp ayaklarına dolamış bir kadındı. Önce anne babası, sonra yaşamak için verdiği mücadeleler onu güçlendirmek yerine daha da zayıflatmış, her adımda biraz daha dibe çekmişti.

İlk adli vakası on beş yaşındayken babasının arkadaşını öldürmesiyle olmuştu.

O olayda başı dik, gururla ben yaptım demişti.

Şimdi ise işlemediği bir başka cinayetin baş şüphelisiyken, o olay kendisini kusurlu gösteriyordu.

Ama Ceren’in pes etmeye niyeti yoktu. Hayat onu kazıklarken yerinde oturmayacaktı. Çünkü bu dünya kendisine bir yaşam borçluydu.

PROLOG


-BAŞLANGIÇ-


Ceren ölümle bir savaş içindeydi.

Gece artık sabaha dönmeye başlamıştı. Mayısın son günleri olmasına rağmen havada oldukça keskin bir ayaz vardı. Ağaçlık alanda olmasına rağmen böcekler bile sessizdi. Boğucu havada sadece kendi iniltilerini ve yürürken yerde sürtünen yaprakların sesini duyuyordu. Ara sıra tamamen refleksle geriye döndüğünde arkasından gelip gelmediğine baksa da görünürde olmaması onun için daha tedirgin ediciydi.

Kendini asla olmak istemediği bir av oyununda gibi hissediyordu ve av, kendisiydi. Her duyduğu çıtırtı korkuyla sıçrayıp hızlanmasına sebep olduğunda daha çok acıyla kıvranıyordu.

Bir eliyle karın boşluğundaki yaraya bastırırken diğeriyle ağaçlara tutunarak ilerlemeye çalıştı. Her adımı yaranın baskısını artırsa bile yıkıcı bir işkenceyle yürümeye devam etti. Ayakları çoktan uyuşmaya başlamıştı fakat katilinin onu takip ettiğini bilen zihni her seferinde devam etmesi için kendini zorluyordu. Tek yapması gereken asfalta ulaşmaktı. Yaklaşık yarım saattir katlandığı tüm ıstıraba bunu hatırlatıyordu.

‘Sadece biraz daha dayan…’

Asfalt görüş alanına girdiğinde hafif tebessümü kanlı yüzüne yayıldı. Lakin daha fazla gidemeden birbirine dolanan ayakları buna engel oldu. Hafif eğimli yolda öne doğru meyledip tepetaklak olduğunda ve sırt üstü yere düştüğünde hissettiği katlanılmaz acıyla yüksek sesle inledi. Artık her nefes alış verişi eziyete dönmüş inlemesi durdurulmaz hale gelmişti. Kalkmaya çalışsa bile başaramadı. Yaklaşık on dakika boyunca ağaçların arasında hırıltılı sesler çıkararak kalakaldı. Bu süreçte yoldan geçen bir arabanın farları kısa bir an etrafı aydınlatmış ve tekrar karanlıkta kalmasına sebep olmuştu.

İlk gözyaşı o zaman döküldü. Çünkü o an umudunun kalmadığını düşündüğü andı. Eğer düşmeseydi ve yola ulaşabilseydi, o arabadan yardım alabilirdi ve bu cehennemden kurtulabilirdi. Artık kalkacak kadar bile gücü yoktu. Ayaklarını hissetmekte zorluk yaşıyor, bedeni gücü çekilmişçesine hareket etmiyordu. Yaranın etrafını saran parmakları yavaşça geriye çekildi. Kolları iki yana doğru düşerken inlemeleri bile kesilmişti. Sadece hızlı ve kesik solukları vardı.

Bir an sonra ayak sesleri duydu. Kaba ama usulca ilerleyen, toprak zeminde sesler çıkararak yanına gelen kişi katilinden başkası değildi. Son kalan umut kırıntısıyla gözleri kapandı. Şanslıysa kendisini ölü sanırdı. Çünkü daha fazla acı çekmek istemiyordu. İşkence ya da başka bir bıçak yarasına da katlanamazdı. Ölecekse bile bunun şu an bitmesini istedi. Korkudan daha fazla ağlamak istese bile dilini ısırarak kendini kastı. Eğer sızlayan diline odaklanırsa ölü taklidinde başarılı olur ve katili de çekip gidebilirdi.

Adım sesleri kulağının yanında son bulduğunda irkilmemek için diline dişlerini geçirdi. Adamın uzun, derin soluklarla kendisini izlediğini bilmek titremesine neden oluyordu. Sonra

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play