Keyifli Okumalar!!!
Genç kadın kaya oyuğunda sakladığı sırt çantasını alarak fermuarını çekti. İçini kontrol ederek hiçbir şey alınmadığını anlayınca kayanın dibine çöktü. Zaten evden çıkarken yakalanma korkusuyla adrenalin tavan yaparak, kadını nefes nefese bırakmıştı. Biraz dinlenip sakinleştikten sonra kaya dibinden kalktı. Üstüne başına çeki düzen vererek çantasını sırtına taktı. Saçlarını bileğine taktığı siyah lastik tokayla toplayıp yola koyuldu. Yürürken etrafı kolaçan etmeyi de bırakmıyordu. Öğlendi ve ailesi evdeydi. Otobüs bileti sipariş ederken özellikle bu saatleri seçmişti. Güneş en tepede yazın geldiğini belli etmek ister gibi etrafı kavurucu sıcak havayla kuşatmıştı.
Evden kaçıyordu.
Çok sevdiği, doğup büyüdüğü, ilk kez aşık olduğu, yollarında onunla el ele yürüdüğü Şanlıurfa'sını terkediyordu.
Gideceği yeri düşününce sırt çantasının kulplarını sıktı. Heyecanlıydı. Nasıl karşılanacağını bilmiyordu. Ya kovarlarsa? Ya inanmazlarsa?
Kafasını salladı. İnanacaklardı. İnanmazlarsa kanıtlayacaktı.
Otobüs durağına gelince geçmesini beklediği otobüse ucu ucuna yetişmişti. Yetiştiği için sevinerek otobüse bindi. Durağa yaklaşırken saçlarını açarak başına tülbentini bağlamıştı. Tanınma şansını en aza indirmeye çalışıyordu. Otobüse binerek otogara geldiğinde sorunsuz geçen yolculuk için rahat nefes almıştı. Yarım saat sonra Kütahya'ya giden otobüse binerken kalbi yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Koltuğa oturduktan sonra kucağına koyduğu çantasından yazılı adres olan kağıdı çıkardı. Ezbere bildiği şehri, sokağı, evin numarasını tekrar okudu. Kağıdı tekrar katlayarak çantasına koydu. Çantasına iyice sarılarak bakışlarını yola dikti. İçindeki korkuyu ötelemiyordu. Ellerini korkuyla karnına bastırdı.
Babası ve ağabeylerinin bir yerden çıkacaklarını hayal ederek kendine eziyet ediyordu. Heyecandan sıcak basıyor tülbentini açma isteğiyle dolup taşıyordu. Sıradaki dinlenme tesisine kadar uyumak en iyisiydi. Hiç olmazsa zihnine dolan kötü düşünceleri kendinden uzak tutabilirdi. Zaten Kütahya'ya dokuz saat elli dakika süre vardı. Gideceği yeri düşünerek gözlerini kapattı ve durumundan dolayı derin uykuya daldı. Saatler sonra Kütahya'ya vardığında vakit çoktan gece yarısı olmuştu. Otobüsten inip otogarın bekleme salonuna doğru yürüdü. Bilet gişelerine göz gezdirdi. Rastgele birine yaklaşarak şehirde en yakın oteli sordu. Kadın görevli en yakın otelin adresini kağıda yazarak ona uzattı.
Hilton Otel...
Kadın teşekkür ederek otogardan çıktı ve otogarın önünde bekleyen taksilerden birine yaklaştı. Boş olduğunu görünce hemen bindi ve az önce görevlinin yazdığı adresi şoföre uzatıp kendisini oraya götürmesini istedi. Otele doğru giderken uzun zamandır biriktirdiği iki bin lirayı düşündü. Paranın bir süre kendisini idare edeceğini umut ederek paranın bulunduğu çantayı göğsüne bastırdı. Yarım saat sonra adresini verdiği otelin önünde durduğunda ücreti ödeyerek indi arabadan. Otele girerek lobide kendisine gülümseyen resepsiyon görevlisine yaklaştı.
"İyi geceler. Tek kişilik odanız var mı?"