DORUK
Günümüz
Hava yaşanacak fırtınanın habercisiydi. Arabam bozuk yol yüzünden sarsılıyordu ve bundan hoşlanmasam da kısa bir süre sonra eve varacağımı bilerek sabrediyordum. Yağmur ön cama çarpmaya başladığında müstakil ev de göründü. hızımı arttırmadan eve doğru ilerleyip bahçesine park ettim. Eski evin içinde kimsenin olmadığını belli eden karanlık camlar ürkütücüydü. Uzun zamandır gelmemenin verdiği yabancılıkla arabadan indim. Duvarları eskimiş, bahçesi bakımsız kalmıştı. Çimler oldukça uzamıştı ve ağaçların budanmaya ihtiyacı vardı. Yakınlarında başka ev olmayışının verdiği sessizlik sayesinde duyduğum tek şey yağmur damlalarının arabama çarpıp çıkarttığı sesti.
Bagajdan eşyalarımı alıp sağlam görünmeyen merdivenlere ilerledim. Evin anahtarlarını bulmam biraz zaman aldı fakat yağmurdan korunuyor olduğum için sorun yoktu. Sonunda içeri girdiğimde valizi kenara indirmiş ve yerde birikmiş tozların havalanmasına sebep olmuştum. Güçsüz ışıkların evi aydınlatmasına izin verdiğimde tozlu ama düzenli görünen oturma odası bana göz kırptı. Bir süre duvarlara asılmış çeşitli tablolara ve gereksiz süslemelerle dolu vitrinlere göz gezdirdim sonra valizi tekrar elime alıp merdivenlere yöneldim. Adımlarımla birlikte gıcırdayan merdivenlerin sonu beni evin ikinci katına ulaştırmıştı. Nereye gideceğini bilen ayaklarım eskimiş tahta zeminin çıkardığı seslerle birlikte eskiden kaldığım odaya yöneldi. Sessizlik içinde ki ev de duyulan bir diğer ses kapının uzun süredir yağlanmadığı için çıkardığı rahatsız edici sesti. Aydınlattığım odamda her şey bırakıldığı gibiydi. yatak hala camın kenarındaydı ve hemen yanında ki masanın üzerinde düzenle dizilmiş boyalar, temiz resim kağıtları vardı. duvarlara asılmış resimlerin çoğu birbirine benziyor ve neredeyse hepsinde akıllarda kalacak bir kadın yüzü görünüyordu. Valizimi kenara bırakıp yatağa oturduğumda bugün evin hiçbir yerini temizlemek istemediğimi fark ettim. Montumu bile çıkarmadan yatağa uzandım ve tavanı izlemeye başladım. Burada ne kadar kalacaktım bilmiyordum, neden geldiğimi de bilmiyordum. Belki de geçmiş ile olan savaşımı bitirmeye karar vermiş ama kendime itiraf edememiştim. Yağmur şiddetini arttırmış gök şiddetle gürüldemeye başlamıştı. Gözlerimi kapatıp fırtınanın sesi ile birlikte uykuya dalmayı bekledim.
***
Mutfak dolabında bulduğum kahve kutusunu koklayarak hala içilebilir olup olmadığını kontrol ederken kendime bu eziyeti yapmamaya karar verdim. Dolapların içini boşaltıp çöpe attıktan sonra evin temizliğine başladım. Silinecek ve düzenleyecek yeri çok fazla olan büyük bir evdi bu sebeple öğlene doğru işimi ancak bitirebilmiş ve duş alıp yiyecek bir şeyler almak için dışarı çıkmıştım. Gündüz daha da güzel duran yeşilliğe ve ağaçlara bakarken derin bir nefes aldım. Uzak mesafede olan fakat görünen başka müstakil evlere bakarak arabama bindim ve yola çıktım. yarım saat mesafede olan markete müzik eşliğinde daha kısa bir sürede gelmiş gibi hissetmiştim. dikiz aynasından yorgun yüzüme ve dağınık sakallarıma kısaca göz gezdirdikten sonra indim.
Ne alacağımı sürekli unuttuğum