Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Korku Timi
Askeri

Korku Timi

250Beğeni
10,298Okunma
25 Bölüm
80,534Kelime
6 saat 43 dkSüre
20.01.2026Tarih
Askeriyenin beton duvarları arasında iki şey asla gizli kalmazdı: Barut kokusu ve bastırılmış öfke.
Bir yanda emirleri demir gibi sert, bakışları acımasız bir Binbaşı; diğer yanda ise 201 IQ’suyla dünyayı bir satranç tahtası gibi gören 'Deli Doktor' Derin Aslım.
Onların dünyasında güven, lüks bir duyguydu; aşk ise imkansız bir hata. Karşı karşıya geldikleri her an, havada saniyeler sonra patlayacak bir bombanın pimi çekiliyordu.

Derin, zekâsıyla o pimi yerinde tutabilecek miydi, yoksa Binbaşı'nın inadı ikisini de bu savaşın ortasında kül mü edecekti?

---"Elini kana bulayabilecek tek varlık erkeklerin olmadığını öğrenirsin. Fiziksel olarak üstün olmanız, yaptığınız şeyleri yapamayacağımız anlamına gelmesin. Yoksa şimdi olduğu gibi ağlarsın.”---

Barut kokusuna karışan antiseptik sızıntısı...
İhanetin ortasında doğan imkansız bir sadakat...

Uyarı: Bu eser; kan, askeri operasyon sahneleri, argo ve tıbbi müdahale (+16) unsurları içermektedir. Karakterler ve olaylar tamamen hayal ürün

BÖLÜM 1




Dünyada hiçbir milletin kadını, ‘Ben Anadolu kadını kadar çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar emek verdim’ diyemez.”

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK.

(Bölüm şarkıları: Alay marşı/ Şebnem ferah- Birileri var/ Kanatlarım var ruhumda -Nil = Sıralı :D )

KUZEY IRAK SINIRI


Askerî kamp, dumanla kaplanmış gri bir tablo gibiydi. Havada barutun keskin kokusu dolaşıyor, her patlama yerin derinliklerine işlenmiş gibi göğsümü titretiyordu. Silah sesleri ardı ardına yükseliyor; kimisi yakından, kimisi uzaklardan yankılanıyordu. Her kurşun, metalin havayı yaran ıslığıyla birlikte insanın sinirlerini lime lime ediyordu. Göz alabildiğine toz, duman ve panik vardı.

Derme çatma sığınağın kalın beton duvarları çatlamış, içerideki yaralıların iniltileri uğursuz bir fon müziği gibi çınlıyordu. Kan ve antiseptik kokusu birbirine karışmış, nefes almak bile zorlaşmıştı. Bizim görevimiz belliydi: Ne olursa olsun burada kalacak, yaralılara müdahale edecektik. Ama saklanmamız emredildiği her seferinde içimden bir ses daha çok bağırıyordu: Ben saklanmak için burada değilim.
Etrafıma göz gezdirdiğimde ekibimin dimdik durduğunu görmek içimde küçücük de olsa bir huzur bıraktı. Özgür’ün gözleri sürekli hareket halindeydi; malzemeleri sayıyor, her şeye hazır olduğundan emin oluyordu. Miray’ın ince parmakları titremeden pansuman malzemelerini ayıklıyordu. Anıl, sessizce etrafı dezenfekte ederken bakışlarını bana çevirdi; emir bekliyordu. Hepsi savaşın ortasında bile bir hastanenin düzenini yaşatmaya çalışan kahramanlardı.


Ama kalbimde bir uğultu vardı; dışarıda can verenlerin sesini bastıramıyordum. Kapının aralığından baktığımda gördüğüm manzara yüreğimi delip geçti. Yirmi metre ileride, kan gölünün ortasında Alp vardı. Bacağına isabet eden kurşunla yere yığılmış, ama dişlerini sıkıp hâlâ ateş etmeye devam ediyordu. Yüzündeki acıya rağmen gözlerinde sönmeyen bir direniş vardı.
O an, karar vermek için tek saniyem yoktu.Yanımda duran Rüzgâr kolumu sertçe yakaladı. Sesindeki öfke ve korku birbirine karışmıştı: “Derin, sakın! Çıkamazsın, yoğun ateş var!”Rüzgar kalp cerrahıdır, yıllardır birlikte çalıştığımız arkadaşım ve meslektaşımdı.


Gözlerim karardı. Onun kaygısını anlayacak hâlde değildim. Kolumu sertçe kurtardım, sesim öfkeyle kısılıp çatladı: “Ben emir beklemem! Yakınımda ölmek üzere olan bir asker varsa, burada en yetkili kişi benim. Ya işini yap ya da yolumdan çekil.”


Rüzgâr’ın yüzü donup kaldı. Ardımda kısa bir sessizlik oldu ama hemen arkamdan gelen ayak sesleriyle içimde bir şeyler kıpırdadı. Özgür, acil müdahale çantasını kaptığı gibi yanıma yetişti; yüzünde deli cesaretle karışık bir gülümseme vardı. Miray eldivenlerini değiştirmiş, gözleri parlıyordu. Anıl, elindeki malzemeleri kucaklamış, tek kelime etmeden hazırlanmıştı. Ekibim bana güveniyordu. Biz, birlikte savaşa girmeye hazırdık. Özgür’le bakıştığımızda yüzünde kararlı ifadeyi gördüm. Kafamı bir kez sallayıp dışarı fırladım.


Siperleri geçerken havada kanla karışmış barut kokusu burun

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play