"Bu ailemiz için büyük bir onur. Nihayet emeklerimin karşılığını bu aile için geri ödeme zamanın geldi. Seni, çok güzel yetiştirdim ve ailemiz için bu güzel evlilik ile şansının kıymetini bilmen gerekiyor. Stefan senin için en iyi kısmet ve baban için daha büyük güç demek. Abin bu evlilik sayesinde liderlik sırası geldiği zaman çok güçlü bir lider olacak ve masadaki yerine alacak." Diye söylenen annesine Sara, hayal kırıklığı ile dolu bakışları eşliğinde baktı. Tamam bu karanlık dünyada erkek çocukların her zaman önemi vardı ve kız çocukları oldukça değersizdi ama bu iğrenç günde neden ona daha da değersiz olduğunu hissettirmek zorundaydı fikri yoktu.
Sara Argelati, 24. Yaşına girdiği anda babasının onu nihayet evlendirme kararı aldığını öğrenmişti. Aslına bakarsa buna fazla geç kalmıştı. Bu dünyada genç kızlar 18’ne girmeden evleneceği lideri öğrenir ve 18. Yaş gününden hemen sonra ise nikahı kıyılırdı. Ama genç kızın bunun gerçekleşmemesi için oldukça büyük bir nedeni olmuştu. Çünkü 19 yaşına girdiği geçe doğum gününden hemen sonra burnundan kan gelerek bayılmış ve hastaneye kaldırılmıştı. Yapılan testler sonucunda ikinci evre göğüs kanseri olduğu ortaya çıkmıştı ve iyileşme süreci neredeyse 5 yılını almıştı. Yaklaşık 5 ay önce testleri temiz çıkmış ve kendini toparlama sürecine girmişti. Onun, kanser olduğunu duyan camia evlendikten sonra bir varis verememe ihtimali olduğu için onu gelin olarak istememişti. Yani bu vesile ile genç kız 24 yaşına kadar bir kısmet ile uğraşmamış hiç talibi olmamıştı. Babası da onu hiçbir lidere satmak için çalışma yapmamıştı. Ta ki 5 ay önce katıldıkları bir düğünde Stefan Salvador ile karşılaşana kadar.
Stefan Salvador, bu karanlık dünyanın orta seviye iğrenç liderlerinden biriydi. Kaba, yaşça büyük ve iğrenç bir adamdı. Bir kere evlenmiş ve karsını ondan kaçmak istiyor diye öldürmüştü. Sonra bir kere daha evlenmişti ama evlendiği kız daha onun koynuna girmeden nikah gecelerinde pislik adamın silahı ile kendini vurmuştu. Üstelik ailesi bunu biliyordu ve onu bu iğrenç adam vermekten asla çekinmiyorlardı. Gerçi, Sara başına gelecekleri biliyordu. Çünkü nikah gecelerinde oda ölecekti. Bu, Stefan’ın silahından olacaktı ama tetiği çeken Sara olmayacaktı. Çünkü genç kız tam 5 yıl önce kanser olduğunu öğrendikten yaklaşık 2 ay sonra katıldığı bir partide hayatının en büyük hatasını yapmış ve masumiyetini 12 yaşından beri çocuksu bir şekilde âşık olduğu adama vermişti. Tabi ona vermekte denilmiyordu. O sadece onu biraz daha yakından görmek istemişti. Ama adamın sarhoş olup onu ölen karısı sanacağını ve duymayacağını düşünememişti. Genç kız aklındaki düşünceler ile derin bir nefes verirken annesi,
"Tam 5 yıldır seni en iyi doktorlara