Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Mühürlü Kaderler
Dark Romance

Mühürlü Kaderler

0Beğeni
0Okunma
1 Bölüm
2,896Kelime
14 dkSüre
15.03.2026Tarih
Tanıtım

Alçin Karael’in hayatı hiçbir zaman sıradan olmadı.
Sekiz yaşında kapı dışarı edilen bir çocuk olarak başlayan hikayesi, yıllar içinde onu yeraltı dünyasının en tehlikeli isimlerinden birine dönüştürdü.

İhanet, kayıp ve hayatta kalma mücadelesi…
Geçmişinin bıraktığı izler hala peşini bırakmazken, Alçin kendine ait bir düzen kurmayı başarmıştır.

Fakat yeraltı dünyasında hiçbir güç sonsuza kadar yalnız kalmaz.

Gölgelerin arasında adı çoktan yer etmiş bir isim daha vardır:
Alkan Raskov.

Her ikisi de geçmişin ağırlığını taşırken, yolları kaçınılmaz bir şekilde kesişecektir.
Eski hesaplar, kırılgan ittifaklar ve saklanan gerçekler gün yüzüne çıkarken, kimse bu karşılaşmanın neleri değiştireceğini bilmiyordur.

Bazı hikayeler güçle yazılır.
Bazıları ise kanla.

Ama bazı kaderler…
Çok daha önce mühürlenmiştir.

Bölüm 1

Paris geceleri hiçbir zaman gerçekten uyumazdı.
Şehrin ışıkları Seine Nehri’nin yüzeyinde titrerken sokaklarda hâlâ hayat akıyordu. Barların önünde kahkahalar yükseliyor, arabaların farları ıslak asfaltın üzerinde uzun ışık çizgileri bırakıyordu. Turistler köprülerde fotoğraf çekiyor, restoranlardan müzik taşıyordu.
Ama Paris’in bir de kimsenin görmediği tarafı vardı. O taraf, ışıkların arkasında saklanırdı.

Alçin Karael o tarafa aitti.

On üçüncü kattaki geniş pencereden şehre bakarken Paris’in bütün ışıkları gözlerinde yansıyordu. Şehrin gürültüsü buraya kadar ulaşmıyordu; burada sadece sessizlik vardı.
Elindeki sigaradan yükselen duman ağır ağır tavana doğru süzülüyordu.
Alçin sigarayı dudaklarının arasından çekti.
Uzun kızıl saçları omuzlarından aşağı düz bir şekilde dökülüyordu. Loş ışıkta saçlarının rengi neredeyse ateş gibi görünüyordu. Solgun teni karanlık odada bile dikkat çekiyordu.
Ama en dikkat çekici olan şey gözleriydi.

Soğuk ve keskin.

Bir insanın içine baktığında sanki bütün düşüncelerini okuyabilecekmiş gibi.

Siyah gömleğinin üst düğmeleri açıktı ve sol omzunun üzerindeki dövme kısmen görünüyordu.
Bir mühür.
Siyah mürekkep tenine işlenmişti.
Yarım bir hilal, onun ortasından geçen ince bir çizgi ve çizginin üzerinde küçük bir haç sembolü.

Lilith mührü.

Arkasından bir ses geldi.
“Adam konuştu mu?”
Ses sakin ama keskin çıkmıştı.

Odanın köşesinde duran adam bir an tereddüt etti.
Kırk yaşlarında, iri yapılı bir adamdı ama şu an oldukça gergin görünüyordu.
“Henüz değil.”
Alçin başını hafifçe yana eğdi.
“Henüz mü?”
Adamın boğazı kurudu.
“Biraz daha zamana ihtiyacımız var.”

Alçin sigarasını küllüğe bastırdı.
Külün ezilme sesi odadaki sessizlikte fazlasıyla belirgin duyuldu.
Sonra yavaşça döndü.

Odanın ortasında bir sandalye vardı.
Sandalyeye bağlanmış bir adam.
Yüzü kan içindeydi. Dudakları patlamıştı ve bir gözü neredeyse tamamen kapanmıştı. Nefes alırken göğsü düzensiz şekilde inip kalkıyordu.
Adam Alçin’i gördüğünde gözlerinde çıplak bir korku belirdi.

Alçin ağır adımlarla ona doğru yürüdü.
Ayakkabılarının zeminde çıkardığı tok ses odada yankılandı.
Her adımı yavaştı. Kontrollü.
Adamın önünde durdu.
Bir süre hiçbir şey söylemedi.
Sadece baktı.
Sessizlik bazen en iyi işkenceydi.
Adamın nefesi hızlandı.

Alçin sonunda dizlerini hafifçe bükerek adamın göz hizasına indi.
Yüzü artık çok yakındı.
“Bak,” dedi sakin bir sesle.
Sesi yumuşaktı.
Ama içinde tehdit saklıydı.
“Ben sabırlı bir insanım.”

Adam dudaklarını araladı ama sesi çıkmadı.
Alçin başını hafifçe yana eğdi.
Kızıl saçlarının birkaç teli yüzüne düştü.
“Gerçekten sabırlıyım.”
Arkasındaki adamlardan birine kısa bir bakış attı.
“Fakat…”
Gözlerini tekrar sandalyedeki adama çevirdi.
“Adamlarım o kadar sabırlı değil.”
Adamın bakışları panikle odadaki diğer adamlara kaydı.
Onların yüzlerinde ise hiçbir duygu yoktu.

Alçin bunu fark edip hafifçe gülümsedi.
Ama bu sıcak bir gülümseme değildi.
Bir avcının gülümsemesi gibiydi.
Alçin yavaşça ayağa kalktı.
Tam dönecekken gömleğinin omzu biraz daha açıldı.
Ve dövmesi tamamen ortaya çıktı.
Siyah mürekkep ışığın altında keskin görünüyordu.

Sandalyedeki adamın gözleri o mühürde takılı kaldı.
Bir an için nefesi kesildi.
Tanımıştı.
Alçin bunu fark etti.
Ve o an gülümsemesi biraz daha büyüdü.
“Demek fark ettin.”

Adam titremeye başladı.
“Sen…”
Sesinin tonu kırılmıştı.
“Sen… Lil—”

Alçin bir anda adamın çenesini yakaladı.
Parmakları sertti.
“İsimleri yüksek sesle söylemeyi sevmem.”
Adamın gözleri büyüdü.
Alçin yüzünü ona biraz daha yaklaştırdı.
Fısıldadı.
“Şimdi tekrar soracağım.”
Sesi

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play