"Pufff..."
Sıkıntıyla içimi çektim. Yine yoktu işte. Koca bir yok!
Ne okunma sayısında bir artış vardı ne de oylarda. Yorum yapan zaten sıfırdı. Okunma sayısı hâlâ 150 iken oy sayısı ise 30 idi. Yaz tatilinde büyük bir hevesle yazmaya başladığım kitabımın 10. bölümüne gelmiştim ama diğer yazdıklarım gibi bu da tutmayınca hevesim kaçıyordu git gide. Diğer kitaplarda olduğu gibi!
Bir heves, bir umutla bir kurguya başlıyor, doğru düzgün ilerleyemeden tüm hevesim, umudum sönüyordu. Kimi kandırıyordum ki! Başaramıyordum işte. Ne yaparsam yapayım okunmuyordu kurgularım. Nerede hata yaptığımı bilmiyorum ama ne yazmaktan vazgeçebiliyordum ne de bir yol katedebiliyordum.
Sinirle sildim bu kitabı da. Laptopumun kapağını indirip tavana baktım sakinleşmek adına. Derin derin nefesler alırken içeriden annem seslendi.
"Derya yat hadi kızım, yarın okulun var."
"Tamam anne." diye cevap verip masamdan kalktım ve sırtüstü bıraktım kendimi yatağıma. Bir elim yatağa düşerken öbür elimi karnıma doladım ve yine kendi kendime konuşmaya başladım.
"Çok mu sıkıcı yazıyorum? O yüzden mi kimse okumuyor?"
Bulunduğum pozisyondan sıkılıp cenin pozisyonuna geçtim.
"Liseye başladım başlayalı yazıyorum. Son sınıfa geldim artık. Hiç mi gelişmedim yani?"
Saçlarımın bir kısmı kolumun altında kalınca diplerim acıdı. O yüzden tekrar pozisyon değiştirip salık olan saçlarımı yastığın üstüne bıraktım.
Konuştukça moralimi daha çok düşürüyordum.
"Allah'ım ne olur, bir gün öyle bir kurgu yazayım ki herkes okusun ve benden bölüm beklerken sürekli beni rahatsız etsinler, sıkboğaz etsinler. Yazacağım kurguyla rekor kırayım. Amin..." diye ellerimi yüzüme sürüp komodinin üstündeki lambayı söndürdüm ve yorganı sıyırıp içine girdim.
Yarın okulun ilk günüydü. Bakalım bu sene nasıl geçecekti?
***
Okulun bahçesi keşmekeş içindeydi. Biz 12. sınıflar özlem giderirken 9. sınıflar yeni yeni tanışmaya başlamıştı. 10. ve 11. sınıflar ise normal hallerindeydiler. Biz bu sene son sene olduğumuz için fazla cıvıl cıvıldık galiba.
Okula geldiğimden beri sınıfta yakın olduğum tüm kız arkadaşlarımla hasret gidermiştim. Sonrasında okulumu özlediğimi hissedip çevreye bakınayım derken aklıma bir sürü düşünce üşüşmüştü. Belki de seneye başka bir şehirde üniversite okuyacaktım ve eski hayatımı mumla arayacaktım. Zira yıllar geçince anlayacaktım, lise hayatının aslında yaşamın en eğlenceli anları olduğunu. Okulda ayrı eğlenir, sitedeki arkadaşlarımla ayrı eğlenirdim. Okul servisini bile eğlence alanına çevirirdik. Bir gün bunları çok özleyeceğime emindim.
Okuduğum lise Sakarya'daki en iyi liseydi diyebilirim. Serdivan'da yaşamama rağmen okula özel servisle geliyordum. Zira okul Serdivan'ın Esentepe bölgesinde bulunuyordu. Aynı yerde üniversite kampüsü de vardı ama bizden biraz uzaktaydı ve farklı