Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Ölüler Beni Tanıyor
Fantastik

Ölüler Beni Tanıyor

5Beğeni
6Okunma
4 Bölüm
7,809Kelime
39 dkSüre
14.09.2026Tarih
Bazı ruhlar intikam ister.
Bazıları yardım.
Bazıları gerçeğin ortaya çıkmasını.
Bazılarıysa sadece vedalaşmak ister.
Vera, altı yaşından beri ölüleri görebiliyor. Yıllardır kimseye anlatmadığı bu sırrı, İstanbul'da yaşanan gizemli olayların ardından yeniden hayatının merkezine oturur.
Çünkü her ruhun anlatacak bir hikâyesi vardır.
Ama bazıları Vera'yı tesadüfen bulmaz.
Onu özellikle arar.
Ve Vera, ölülerin neden onu tanıdığını öğrendiğinde, yıllardır cevapsız kalan tek bir soru kalacaktır:
Babası neden kayboldu?

Bölüm 1 — Gördüğün Şeyler

BÖLÜM 1 — GÖRDÜĞÜN ŞEYLER

İstanbul'da yağmur yağdığı zaman evimiz her zamankinden daha sessiz olurdu.

Altı yaşındayken yağmuru çok severdim.

Camın üzerinde birbirine karışarak aşağı süzülen damlaları izlemek hoşuma giderdi. Sokak lambalarının sarı ışıkları ıslak kaldırımlara vurur, arabaların farları su birikintilerinin üzerinde uzayıp giderdi. Bazen annem perdeleri kapatmam için beni uyarırdı. Ben de birkaç dakika daha bakabilmek için onun görmediğini sanarak perdeyi açık bırakırdım.

O gece de seviyordum.

Ta ki uyanana kadar.

Saatin kaç olduğunu bilmiyordum. Çocukken geceleri zamanı anlamanın başka bir yolu yoktu. Yatakta doğrulmuş, dizlerimi kendime çekmiş, yağmurun cama vuran sesini dinliyordum.

Sonra bir ses duydum.

Fısıltı.

Önce rüzgâr sandım.

Sonra annemin sesini tanıdım.

Koridorun sonundan geliyordu.

Annemle babam konuşuyordu.

Kelimelerin tamamını seçemiyordum. Annem alçak sesle bir şeyler söylüyor, babam arada onu susturmaya çalışıyordu. Seslerinde gündüzleri hiç duymadığım bir telaş vardı.

Yorganı üzerimden attım.

Yataktan indiğimde ayaklarım soğuk zemine değdi. Üşüdüğümü hatırlıyorum ama o yaşta korkuyla üşümek arasındaki farkı bilmiyordum.

Kapımı yavaşça açtım.

Koridor karanlıktı.

Gündüzleri birkaç adımda geçtiğim o koridor, geceleri sanki evin geri kalanından kopup başka bir yere dönüşürdü. Salon tarafından televizyonun kapatılmasından sonra kalan soluk bir ışık duvara vuruyordu. Kalorifer borularından metalik tıkırtılar geliyor, yağmurun sesi evin içine kadar sızıyordu.

Annemle babamın konuşması kesildi.

“Anne?”

Cevap gelmedi.

Bir adım attım.

Sonra bir tane daha.

Koridorun sonunda bir kadın duruyordu.

Beyaz bir elbise giymişti.

İlk anda annem sandım.

Sonra saçlarını gördüm.

Yüzünün tamamını kapatan uzun, ıslak saçları vardı.

Kıpırdamıyordu.

Sadece bana bakıyormuş gibi duruyordu.

“Anne?”

Kadın başını çok yavaş kaldırdı.

Yüzünü göremedim.

Daha doğrusu yüzünün olması gereken yerde hiçbir şey yoktu.

Ne göz.

Ne ağız.

Ne burun.

Sadece karanlık.

Çığlık atmak istedim ama boğazımdan ses çıkmadı.

Kadın bir adım attı.

Sonra bir adım daha.

Çıplak ayaklarının zemine değdiğini duyabiliyordum.

Tık.

Tık.

Tık.

Aradan on sekiz yıl geçti.

Ama bazı sesler insanın hafızasında eskimez.

Kadın bana yaklaştıkça koridorun havası soğudu. Kollarımdaki tüylerin diken diken olduğunu, nefesimin küçüldüğünü hatırlıyorum.

Sonra kadın önümde durdu.

Başını eğdi.

Ve fısıldadı.

“Beni görebiliyorsun.”

Geri çekildim.

Sırtım duvara çarptı.

Tam o sırada annem odadan çıktı.

“Vera?”

Kadın yoktu.

Koridor bomboştu.

Annem bana doğru koştu, dizlerinin üzerine çöktü ve beni kollarının arasına aldı.

“Ne oldu?”

Parmağımla koridorun sonunu gösterdim.

“Orada…”

Annem arkasına baktı.

“Ne var?”

“Kadın.”

Annemin yüzündeki ifade değişti.

Çok kısa sürdü.

Ama gördüm.

Çünkü annem korktuğunda bunu saklamaya çalışırdı.

“Biri mi vardı?” diye sordu.

Başımı salladım.

Babam da odadan çıktı.

Annem ona baktı.

Babam önce bana, sonra koridora baktı.

“Kimse yok.”

“Vardı.”

“Vera…”

“Vardı!”

Sesim yükseldi.

Babam yanıma çömeldi. Elini omzuma koydu.

“Tamam. Tamam. Korkma.”

Ama onun da sesi titriyordu.

O gece ilk defa babamın korktuğunu gördüm.

Beni odama götürmeden önce koridorun ışığını açtı.

Sonra salonun.

Sonra mutfağın.

Evin bütün ışıkları yandı.

Babam bunu neden yaptığını açıklamadı.

Annem yatağımın kenarına oturdu. Babam kapının yanında duruyordu. İkisi de bir süre sessiz kaldı.

Sonunda babam bana baktı.

“Vera.”

“Efendim?”

“Bundan sonra…”

Durdu.

Sanki söyleyeceği şeyi seçmeye çalışıyordu.

“Ne olursa olsun aynalara tek başına bakma.”

Kaşlarımı çattım.

“Neden?”

Babam cevap vermedi.

Annem başını kaldırıp ona baktı.

Aralarında anlamadığım bir şey geçti.

Sonra babam tekrar bana döndü.

“Çünkü bazen

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play