“Kaderinde geri dönmek vardı.”
☆☆☆
•••
Mısra 32 yaşındayken...
•••
O akşam hava kapalıydı, aylardan Aralık’tı, Mısra’nın otuz iki senelik hayatının en kötü ikinci günüydü; ama o henüz bundan habersizdi. Hayatının yolunda gittiğine inanıyordu, ilerleyen günlerde bugünün hayatını alt üst ettiğini sanacaktı ama bir gün fark edecekti ki hayatının altı, üstünden çok daha iyiydi.
Her şeyden habersiz olan kadın; heyecanla olduğu yerde kıpırdanırken yüzüğünün neye benzediğini hayal etmeye çalışıyor, bunu yaparken düşüncelerinin verdiği utançla kıpkırmızı kesiliyordu.
Bu akşam yedi yıllık sevgilisi ile akşam yemeği yemek için buluşmuşlardı.
Normalde sık sık böyle akşamlar geçirselerde Derin Ege, bugün birlikte yaşadıkları eve çok şık bir elbise ile yemekte o elbiseyi giymesini rica eden bir not göndermişti.
Üstelik geldikleri yer her zaman takıldıkları restoranlardan değildi.
Türkiye’nin en zenginlerinin bile en az üç ay önceden rezervasyon yapmasına neden olan çok lüks ve özel bir mekandı. Derin’in yakın bir dostu olan Saruhan’ın restoranına sadece en seçkin müşteriler kabul ediliyordu. Zenginler değil, varlıklı olanlar girebiliyordu buranın kapısından. Soyu köklü olan ve birkaç nesildir büyük servete sahip olanların tercih ettiği nezih bir mekandı.
‘Ak Mı Kara Mı?’
Neden böyle bir isme sahip olduğunu sadece hem sahibi hemde baş aşçısı olan Saruhan bilirdi.
Saruhan ve Derin uzun zamandır arkadaş olsalarda Derin, ilk kez sevgilisini bu mekana getiriyordu.
Bu yüzden Mısra, yıllardır hevesle beklediği evlilik teklifi zamanının gelip çattığını anlamıştı.
Ve heyecandan ölüyordu!
Derin ile yirmi beş yaşında tanışmış ve aynı yıl sevgili olmuşlardı. Birlikte dolu dolu bir yedi sene geçirmişlerdi.
Mısra, uzun süre ilişki yaşayıp yıllar sonra evlenmeyi çok saçma bulurdu. Ona göre her şey hemen olup bitmeliydi ama Derin, ilk evliliğini kötü bitirmiş olduğundan ikinci kez evlilik hayatına girmek konusunda çok tereddüt etmişti. Bu yüzden senelerce Mısra’nın iyi bir evlilik partneri olacağından emin olmak için beklemişti.
Mısra, sevgilisinin güven problemleri olan bir adam olduğunu bildiğinden sabırla -içten içe çıldırarak- onu beklemişti.
Ve işte oluyordu...
Nihayet Derin, güvensizliklerini aşmış olacaktı ki kıza evlilik teklifi edecekti.
Mısra’nın sandığına göre yani...
Önündeki yemeğe dokunmamış, heyecanını belli eden alık bir suratla karşısında oturan sevgilisine bakıyordu.
Kadının bakışları öyle dik dikti ve o kadar uzun süredir adamın üzerindeydi ki Derin, çoktan onun gerginliğini fark etmiş ve bıyık altından gülümsemeye başlamıştı. Yedi yıllık sevgilisinin ne düşündüğünü tek bir bakışından anlıyordu artık.
Ama en az Mısra kadar kendisi de heyecanlıydı. Kırk iki yaşına gelmişti ve belli bir olgunluk evresine ulaşmıştı. Buna rağmen karşısındaki kadınlayken genç bir delikanlı gibi hissetmekten kendini alamıyordu.
Yaklaşık dokuz sene evvel yaptığı evlilik yüzünden aşka olan güveni kırılmıştı. Ama kısa süren evliliğindeki eşinden ayrıldıktan yaklaşık bir