Kitaplar Özellikler İletişim İndir
RUHLARIN SONSUZLUĞU: GEÇMİŞİN KARANLIĞINDA
AÅŸk/Romantizm

RUHLARIN SONSUZLUĞU: GEÇMİŞİN KARANLIĞINDA

0BeÄŸeni
0Okunma
1 Bölüm
3,184Kelime
16 dkSüre
20.04.2026Tarih
Geçmişi, geleceği olmak isterken genç kadın bundan habersizdir. Asırlar öncesinden gelen bir ruhu ve yüzü taşıdığını bilmiyordur. Ardından geçmişin hayaletlerini sürüklediğini de… Farkına vardığında büyük bir yıkım yaşanacak ve kadın hayatındaki tüm tuhaflıkların izahını geçmişinde bulacaktır.

Ölümsüz bir aşk, ölümsüz bir takıntı ve ölümsüz bir rekabet…

Ya her şeyi hatırladığınızda yanınızdaki büyük aşkınız değil de en büyük düşmanınızsa ve ona deli gibi aşıksanız? Ve artık, geçmişte ölümüne sevdiğiniz adam bir yabancı gibi bakıyorsa? Bu hikayede kim; kimi, neyi ne kadar hatırlıyor bir muamma iken, tüm tahminler yeni sorulara ve tüm sorular yeni sonuçlara götürürken hiçbir şey kolay olmayacak.

Genelde hikayeler, çiftler kavuşup evlenince mutlu sonla biter. Ama asıl hikaye, evlenince mutsuz bir başlangıç ile şahlanıyor. Ve hayatınızda tanıyabileceğiniz en aşık, en iyi, en kibar, en koruyucu, en onurlu, en güvenilir adamın bir zorbaya dönüştüğüne şahit oluyorsunuz.

HER RUH YANILABİLİR

Aşk tehlikelidir. Her zaman sığınılacak bir kucak, ağlanacak bir omuz, yaslanacak bir sırt ya da güçlü duygularla kenetlenmiş kalpler sunmaz. Bazen acıyı, kederi ve yok oluşu getirip bırakır kucağımıza. Usul usul bizi tüketir. Ve sinsice bir yalana inandırıp en olmayacak kişiye güçlü duygularla bağlar. Sonra da bizi görmezden gelir ve çığlıklarımıza kulak tıkar. 

Aşk kumardır. Doğru kişiye rastlarsanız geceler de gündüz kadar aydınlıktır. Kokladığınız her çiçek eşsiz kokudadır. Duyduğunuz her şarkı, kuş cıvıltıları, yağmurun sesi ve hatta kapı gıcırtısı bile sizi dansa kaldırır. Ama yanlış kişiye rastlarsanız gündüz bile geceye döner. Çiçekler, yağmur, kuşlar, yıldızlar bile gülümseyişinizdeki acıyı hisseder. 

Bazı aşklar bir rüya gibi, bir masal gibi başlar. Bu duygular için kendinizi şanslı hissedersiniz. Ta ki hayatınızdaki renkler solana, gözlerinizdeki fer sönene kadar… 

Ben de şanslı hissetmiştim. Ve bu his, yıllarımı çalacak bir tuzaktan fazlası değildi.

Ailem ve aşk… Bu ikisi hayatımı mahvetmişti. Yıllarca aynı döngünün, aynı acının içine sıkışıp kalmıştım. Hayatım boyunca kendimi ne bu dünyaya ne de aileme ait hissedebilmiştim. Bir eksiklik, bir terslik vardı. İçimde garip bir boşluk hissiyle mücadele ediyordum. Kimseyle derin bir bağ kuramamam belki de bu boşluğun en büyük sebebiydi. Ve içimdeki bu boşluğu şiddetle hissettiğim bir gün, hayatımın aşkını buldum. Görür görmez, onun da bu dünyaya ait olmadığını hissettim.

Her şey, herkes sustu. Zaman, siyah beyaz bir film karesinde sıkışıp kaldı. Ama rengarenk biri vardı. Ona bakarken gözlerimin parladığından emindim. Yıllarca arayıp bulamadığım çok değerli bir şeyi bulmuş gibi hissettim. Titrek bir nefes yükseldi ciğerlerimden, bir rahatlama hissettim. Karşımdaki adam; sanki omuzlarımdaki tüm yükleri almış, içimdeki tüm sesleri susturmuş ve yüreğimdeki tüm acıları silmişti.

“Senin burada ne işin var?” diye sormak, “Sen buraya ait değilsin!” diye haykırmak istedim. Yeryüzünde sadece o varmışçasına ona bakmaktan kendimi alamıyordum. Sanki bu adamı tanıyan biri tarafından ele geçirilmişim gibi ilginç sorular dönüyordu beynimde. Ve kendime gelip gözlerimi kaçırdığımda, kafamdan geçen her şey beni korkuttu. Ama bu korku gözlerimdeki ışıltıları ve içimde açan çiçekleri yok edemedi. 

Hiç konuşmadan, sadece bakışlarımızla anlaşıyorduk. Çok garipti. İlk kez biriyle aramda böyle bir iletişim oluyordu. Sanki uzaktan birbirimizin zihnini okuyabiliyorduk. O ne zaman bir şey paylaşsa hissedip bakıyordum. Aklımdan geçen konuyu ya da mırıldandığım şarkıyı hemen onun hikayesinde görüyordum. Bunların bir tesadüf olduğuna inanmak istesem de öyle olmadığını hissediyordum. Sanki bu adam beni duyuyor ve aklımdan geçirdiklerime bile bir cevap veriyordu. Ya da ben onun zihnine sızıyordum ama farkında değildim. 

Onun da benimle aynı

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play