Kitaplar Özellikler İletişim İndir
RUHUMUN IŞIĞI
Aşk/Romantizm

RUHUMUN IŞIĞI

401Beğeni
13,448Okunma
46 Bölüm
99,114Kelime
8 saat 16 dkSüre
31.01.2026Tarih
“O silah ile kendini vurabilmen için şarjörünün takılı olması gerekiyor değil mi?” diye sordu. Dilek ise bir anlık şaşkın bakışın ardından kaşlarını çatarak silahı, elinden indirip tam şarjörünün olup olmadığına bakacağı esnada Güven, hızlı bir hamle ile silahı elinden aldı. Çünkü tam olarak yapmasını beklediği hamle buydu. Dilek, o an ne olduğunu bile anlamadan elindeki silahın Güven’in eline geçmesini izledi. Güven, silahı eline aldığında kilidini kapatarak beline yerleştirdiğinde ise ona tekrar bakıp bu sefer bir tık alaycı bir ses tonu eşliğinde
“Tabi elinde bir silah varsa, sana söylenen her şeye hemen kanmamanda gerekiyor” diyerek ona söyleyince Dilek, yutkundu. Genç kadın bir anda kendini savunmasız ve korku, öfke karışımı bir his içinde buldu. Bunu yapmak istemiyordu.

KALBİMİN IŞIĞI HİKAYESİNDEKİ GÜVEN VE DİLEK'İN HİKAYESİNE HAZIR MISINIZ?

DIŞARI!

Dilek, tüm bedeninin öfkeden ve deli cesaretinden resmen titrediğini hissediyordu. Genç kadın yaşamı boyunca babasının sözünün üzerine anladığını belirten bir onay kelimesi bile bugüne kadar söylememişti. Her zaman başı ile onay verirdi. Tüm hayatı boyunca ilk defa babasının gözlerinin içine nefret ile bakıyordu. Oysa bugüne kadar babasının gözlerinin içinde yeşilden başka kahve tonlarının olduğunu ilk defa görüyordu. Çünkü o lanet olasıca gözlere daha önce hiç bu kadar net bakmamıştı. Her zaman korku ile kaçırmıştı.

Kudret Akçalı, akçalı ailesinin lideriydi fakat bir erkek varisi yoktu. Olması da artık mümkün olmadığı için sırtını yaslayabileceği güçlü bir damada ihtiyacı vardı. Osman Kara, oldukça yanlış bir tercihti. Fakat, şu anda kızına talip olan aile ile yıkılmaz bir güce sahip olabilirdi. Ama onu fazlasıyla ürküten tek şey ona bir kere bile sesini yükseltmemiş olan kızının şu anda gözlerinin içine korkusuzca bakmasıydı. Üstelik karşısında tir tir titremesine rağmen benindeki silahı alarak alnına dayamıştı. Kudret Akçalı, bir an şok olurken Dilek’in annesi korku dolu bir çığlık atarak birkaç adım geri gitti. Belli ki oda bu hamleyi kızından beklemiyordu. Korku dolu ve oldukça panik bir sesle

“Kızım sakın! Sakın! Bana bunu yaşatamazsın?” diye bağırınca Dilek, annesine belki de hayatında ilk defa nefret ile baktı. Babasının bir kere onu yakmasına, kâbus dolu gecelere sırf güç kazanmak için attığını biliyordu. Onun her acısında telefonda nasıl ağladığını ve onun o cehennemden bir gün kurtulması için dua ettiğini biliyordu. Fakat, nasıl bu kadar görmezden gelebiliyordu? İşte bunu hiçbir zaman anlayamıyordu. Onun yerinde olsa bu adamı uykusunda öldürürdü. Hatta zehirlerdi. Ama yine de bir kızı olsa güç için satılmasına izin vermezdi. Zaten onurlu ve şerefli bir baba kızını güç için satar mıydı? Kesinlikle hayır! Onun için genç kadın şakağına dayadığı silahını milim oynatmadan bakışlarını babasının keskin öfke dolu bakışlarına sabitleyerek

“Sizde, bana, bunu tekrar yaşatamazsınız! Bana, bunu tekrar yaşatmaya hakkınız yok! Tekrar evelenmektense ölmeyi tercih ederim. Bunu ya siz yaparsınız ya da ben! Ama bir daha kimsenin yatağına girmeyeceğim! Anladınız mı beni!!!!” diye haykırdı ve

“Kim olduğu umurumda değil! Dilerseniz ülkenin en güçlü eli kanlı katili olsun umurumda değil. Onunla evlenmediğim için kime ne yapacağın ise zerre umurumda değil! Ya beni öldüreceksin ya da kime altına yatayım diye söz verdiysen bozacaksın! Kimsenin karısı olmayacağım! Anladın mı beni! Ben, sen güçlü olacaksın diye tam 5 yıldır bir cehennemdeydim. Nerede gücün? Hala mı istediğin güce sahip olamadın? Hala mı güç kazanman için benim birinin altına yatmam gerekiyor? Babam olman umurumda değil! Benim bedenimden güç kazanmana izin

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play