Hemşirelik bölümü okuyan 22 yaşında genç bir kız mayıs- için bütün bu stresli geçen 4 yıllık üniversitenin bitiyor olması demek rahatlığa ereceği için mutlu hissetmesi gereken bir haberdir.
Ama ben sevinemiyordum çünkü lanet olası sağlık fakültesindeki kafadan çatlak gülcan hoca son bir staj için beni, adını sanını bilmediğim bir yerde staja gönderiyordu.
Üstelik gece stajına?
Hayır yani tamam bak staj yapmayı falan da geçtim. Karının kafadan çatlak olduğu, beni gece stajına göndermesinden belli oluyor diye İçimden küfürler sayarak oturduğum en arka koltukta sallana sallana gidiyordum.
Hayır tek sorun gece olması da değildi, ben normal bir hemşireydim ama bugün psikiyatır katı için eğitim alacaktık. Normalde bunun olma ihtimali çok düşüktü.
Tabi şaşırmamak lazım çünkü konu benim hayatım olunca imkansızlar bile ihtimal olurdu.
Camdan dışarıya bakarken kulağımda siyah kulaklık, elimde telefon, playlistimden açtığım şarkıyı dinliyordum.
Gözlerimin odağını, camdan baktığım yolda; kararmış havayı aydınlatan sokak lambalarından çekip kolumdaki altın rengi, kenarları inciden yapılmış saatime çevirdiğimde 20.00 olduğunu gördüm.
“Off daha yurttan çıkalı yarım saat bile geçmemiş”
Diye kendi kendime ciyaklarken, omzuma başını yaslamış olan asya sıçrayarak homurdandı. Hay kafamı ne yapmayayım ben!
Omzumda yattığını unuttuğum için ani hareketimle onu korkutmuştum. Pişmanlıkla hala yarı baygın bedenine üstten bir bakış atarak mahçup bir sesle konuştum:
“Özür dilerim canım, bir anlık boşluğuma geldi kusura bakma”
Gözlerimi, omzuma dağılmış olan siyah dalgalı saçlarından çekip yola baktım. Ona tekrar baktığımda ise az önce yaptığım şey umrunda olmamış gibi homurdanarak tekrar uykuya daldı.
Asya, benim aynı bölümü okuduğum ve aynı yurtta kaldığım oda arkadaşımdı. Ne tesadüf ki bugün onunla aynı staja yazılmıştık.
Gerçekten o çok güzel bir kızdı ve benimle aynı yaştaydı.
Siyah gözleri, simsiyah saçları vardı. Güldüğünde ortaya çıkan inci gibi dişleri, hafif kemikli yüzüyle ve neredeyse aramızda olan 10 cm boy farkı ile benden Katbekat güzeldi. Kıvrımlı fiziğiyle birlikte giydiği her kıyafet ona yakışıyordu.
Arkadaşıma içimden ettiğim övgülerimden sonra, odağımı ondan alıp telefonuma baktım. Her zamanki gibi annemden bir sürü mesaj gelmişti.
İlk defa gece stajına gidecektim ve anneme, yurttan çıkmadan haber verdiğimde çok fazla endişelenmişti.
Hatta bir ara çok üzgün gibi mesajlar attı. Ama son stajımdı ve dersten geçmemin tek yolu bu stajdı. Annemin içini rahatlatan mesajları art ardına yazdığımda telefonu kapattığımda, ben bile tedirginliğimi sonradan fark etmiştim. Şimdi telefon ekranıma baktığımda, annem hala hastaneye