Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Sessiz hapishane
Dram

Sessiz hapishane

0Beğeni
2Okunma
2 Bölüm
2,281Kelime
11 dkSüre
18.07.2026Tarih
Sessiz Hapishane, psikolojik şiddetin, kontrolün ve kaybolan umutların gölgesinde yaşamaya çalışan bir kadının yürek burkan hikâyesini anlatıyor.
Bu eser, gerçek yaşamdan esinlenilerek kaleme alınmış bir kurgudur. Amacı; sessizce acı çeken insanların sesi olmak ve umudun, en karanlık anlarda bile yeniden filizlenebileceğini hatırlatmaktır.
Çünkü bazı hapishanelerin duvarları görünmez… Ama özgürlük, insanın yeniden kendini bulduğu anda başlar.

İlk bakışma

ASYA’NIN GÖZYAŞLARI

Gerçek yaşamdan esinlenilmiştir.

Önsöz

Bazı hikâyeler okunmak için değil, hissedilmek için yazılır.

Bu kitap; sessiz kalmış bir annenin, korkuyla büyümüş çocukların ve yıllarca kapalı kapılar ardında yaşanan acıların hikâyesidir.

Buradaki karakterler kurgu olsa da yaşanan duygular gerçektir. Kimi zaman bir annenin gözyaşı, kimi zaman bir çocuğun sessizliği, kimi zaman ise bir babanın öfkesi bu satırlarda hayat bulacaktır.

Bu kitap kimseyi suçlamak için değil; aile içi şiddetin, korkunun ve suskunluğun insanlar üzerinde bıraktığı izleri anlatmak için yazılmıştır.

Belki bir gün, bu satırları okuyan bir kişi yalnız olmadığını hisseder…

Ayşegül Saka

Bölüm 1

İlk Bakış

Sabahın ilk ışıkları köyün üzerine yavaşça yayılırken horoz sesleri sessizliği bozuyordu. Dağlardan esen serin rüzgâr, çimenlerin üzerinde biriken çiğ tanelerini hafifçe sallıyordu.

Ali, annesinin sesiyle uyandı.

“Ali! Oğlum, kalk artık. Hayvanları otlatmaya götüreceksin.”

Gözlerini ovuşturarak ayağa kalktı. Yüzünü yıkadı, eski gömleğini giydi ve eline değneğini alarak evden çıktı.

Patika yoldan yürürken aklında tek bir kişi vardı.

Asya…

Onu her gördüğünde kalbi daha hızlı atıyor, yüzüne istemsiz bir tebessüm yerleşiyordu.

Düzlüğe vardığında Asya çoktan gelmişti. Elindeki renkli oyayı işlerken koyunlarını izliyordu.

Ali derin bir nefes aldı.

“Selam Asya.”

Asya başını kaldırdı ve gülümsedi.

“Selam Ali. Yine geç kaldın.”

Ali mahcup bir ifadeyle güldü.

“Ne yapayım? Sabahları uyanmakta zorlanıyorum.”

“Biraz erken uyusan belki zorlanmazsın.”

İkisi de gülümsedi.

O sabah uzun uzun konuştular. Hayallerinden, köyden ve gelecekten…

Ali, Asya’nın gözlerinin içine baktıkça onunla bir ömür geçirmek istediğini hissediyordu.

Fakat bilmediği bir şey vardı.

Bu sevda kolay olmayacaktı.

Çünkü iki aile yıllardır birbirine düşmandı.

Geçmişte yaşanan olaylar, nefret ve kırgınlıklar hâlâ tazeliğini koruyordu.

Asya da bunun farkındaydı.

İçinden sürekli aynı cümleyi tekrarlıyordu:

“Keşke insanlar geçmişi çocuklarına miras bırakmasa…”

Asya eve döndüğünde annesi Emine Hanım, kızının yüzündeki mutluluğu fark etti.

“Kızım… Bir şey anlatmak ister misin?”

Asya utangaç bir gülümsemeyle başını eğdi.

“Bugün Ali’yle konuştuk.”

Emine Hanım’ın yüzündeki ifade bir anda değişti.

“Ali…”

Derin bir nefes aldı.

“Kızım… İnsan gönlüne söz geçiremez. Ama bazı sevdaların bedeli çok ağır olur.”

Asya anlam veremedi.

“Neden anne?”

“Çünkü bazen insanların düşmanlığı, sevgiden daha güçlüdür.”

O gece Asya uzun süre uyuyamadı.

Bir yanda kalbi…

Diğer yanda ailesi…

Henüz bilmiyordu.

Bir gün

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play