Kitaplar Özellikler İletişim İndir
ŞEYTANA TUTUKLU
Dark Romance

ŞEYTANA TUTUKLU

5Beğeni
2Okunma
11 Bölüm
11,322Kelime
57 dkSüre
16.04.2026Tarih
Görev için başlayan bir oyun, kontrol edilemeyen bir savaşa dönüşürse ne olur?

Efe, görevi için karanlık bir dünyanın içine sızmak zorunda kalır. Plan basittir: tuzak kur, güven kazan, işi bitir. Ama hesaba katmadığı bir şey vardır: Ada.

Ada... Tehlikeli, öngörülemez ve bir o kadar da çekici... Kendisini kurtaran adamı ödüllendirmek yerine onu kendi dünyasına çekerek cezalandırır.

Nefretle başlayan bu yakınlık, zamanla sınırları zorlar.

Efe için görev ile duygular birbirine karıştığında işler çözülemez bir hal alır.

Ve her şey ortaya döküldüğünde asıl karanlık dünya başlar.

İÇERİ SIZMA BAŞARILI

"Bu görevi üstlenmekte kararlıyım, lütfen bana ve arkadaşlarıma güvenin. O çeteyi en kısa zamanda çökertebilirim. Bakın, onlarla ilgili birçok araştırma yaptım, bu olayla ilgili en bilgili olan benim," dedim müdürümü ikna etmek isteyerek, Müdür hâlâ düşünceliydi.

"Planın iyi, ama bu öyle hızlıca verilecek bir karar değil. Eğer patlarsa güvenlik önlemleri daha da arttırılacak, en önemlisi de sizi işin sonunda yaşatmazlar," dedi.

"Adam mafya lideri, organ kaçakçılığı, kumar, tefecilik gibi pis olan her işi yaparken benim canımın ne önemi var? Bırakın bu uğurda gerekirse şehit olayım, yeter ki daha fazla zarar gören olmasın. Ben, Uraz ve Samet bu görev için çok hazırlıklıyız."

"Planından bu kadar eminsen tamam, ama sizi çözmeye yaklaşırsa anında kaçacaksınız," dedi parmağını sallarken. Başımla onayladım müdürün dediklerini.

"İzniniz olursa hemen başlatmak istiyorum operasyonu," dedim. Müdürden onayı alınca odadan çıktım ve hazırladığım ekibi toplantı odasına çağırdım. İki gruba ayrılmıştık.

"Ben, Uraz ve Samet ayrı grup siz ayrı grupsunuz. Zaten planı anlatmıştım, herkes hazır mı?"

"Hazırız, orada görüşmek üzere," dedi Duran komiser, herkes toplantı salonundan çıkmıştı. Ben ve ekibim kalmıştı.

"Biz bu uğurda gerekirse şehit olacağız, görevimizin hakkını verelim," dedim arkadaşlarıma bakarak.

"Halledeceğiz, benim inancım tam," dedi Uraz. Uraz ve Samet komiser yardımcısıydı, bu görevle birlikte büyük ihtimalle onlar da yükselirdi.

Hazırlıklarımız tamamen bittikten sonra emniyetten çıktık. Sahte bir kimlik, yeni bir telefon ve ciddi tarzda bir giyimle hazırdık.

Olay yerine vardığımız da diğer ekibin çoktan işe başladığını gördük.

Planımızda içine sızmayı düşündüğümüz mafya liderinin kızını kaçırma vardı. İkinci ekip kızı kaçıracaktı, ve biz de kızı onların elinden kurtarıp kahraman imajına bürünecektik. İsmet denen adam da en önemli varlığını kurtarmak için bize illa ki yardım etmek isteyecekti.

Kızı ayarladığımız depoya götürmüşlerdi, ağzı bağlıydı. İşaretle başlamamız gerektiğini söyledim.

"Bırakın lan kızı," diye bağırıp saklandığımız yerden çıktık. Bizimkiler de iyi oyuncuydu, sanki gerçekten bilmiyorlardı geleceğimizi. Karşılarına dikildik.

"4 adam bir kızı buraya neden getirdiniz, niyetiniz ne oğlum?!" Sesim sert çıkmıştı, rolümün hakkını vermek istiyordum.

"Sanane meseleden kardeş, bas git şurdan, yoksa bu kızı öldüreceğimiz gibi sizi de gebertiriz!" Bunu Duran demişti, inandırıcı davranıyordu.

"Kızı bırakın, yoksa canınızı yakarım!"

Bunu duyunca üzerimize yürüdüler. "Gel yaksana birader," dedi Duran tekrar. Kıza baktığımda korkuyla bizi izliyordu. Uraz ve Samet'e başımla işaret yaptım, hepimiz adamların üzerine yürüdük. Duran'ın önünde durunca kafa attım, benimle birlikte Uraz ve Samet'te başladı.

Bilerek güçsüz rolü oynuyorlardı, kız inansın diye biraz hırpalamak zorunda kalmıştık ekip arkadaşlarımızı. Sonunda Duran bağırdı.

"Tamam, siz kazandınız. Bırakacağız kızı, yeter ki sizde bizi bırakın," dedi. O bunu dedikten sonra acıyla yere yığıldı. Ben bunu görünce kızın yanına gittim ve

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play