‼️❌️‼️
Bölüme geçmeden önce yazar tarafından önemli bir uyarı bulunmaktadır.
Bu kitap tamamen bir kurgu ürünüdür. Hikayede geçen tüm olaylar, isimler, karakterler, kurumlar, yerler ve diyaloglar yazarın hayal gücünün ürünü olup tamamen kurgusal olarak tasarlanmıştır. Gerçek kişi, kurum, kuruluş veya yaşanmış olaylarla olan herhangi bir benzerlik tamamen tesadüfidir.
Soğuk Nabız isimli bu eserin kurgusu, olay örgüsü, karakter isimleri, özgün fikirleri, dünyası ve metin içeriği 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında tamamen yazarın yasal koruması altındadır.
Bu eserin, kurgusunun veya eserde geçen karakterlerin, isimlerin ve özgün olay örgülerinin; yazarın yazılı ve açık izni olmaksızın kısmen veya tamamen kopyalanması, çalınması, esinlenme adı altında başka kurgularda taklit edilmesi, dijital/basılı platformlarda izinsiz paylaşılması veya çoğaltılması kesinlikle yasaktır.
Bu yasal uyarıya aykırı hareket eden, kurguyu, karakterleri ya da özgün fikirleri herhangi bir şekilde taklit eden, kopyalayan veya izinsiz kullanan kişi ve mecralar hakkında, yazar tarafından hiçbir ön ihbara gerek duyulmaksızın doğrudan maddi ve manevi tazminat davaları ile cezai şikayetler dahil olmak üzere her türlü yasal ve hukuki süreç derhal başlatılacaktır.
İyi okumalar dileriz 💜
‼️❌️‼️
_____
1. Bölüm
🫀
Sevdiğini Saklamak
Varkan Eren Erel’den...
Tutulan boynumu iki yana doğru ağır ağır çevirdim. Günün ağırlığı omuzlarıma çökmüş, enseme kadar çıkmıştı. Saatlerdir aynı masanın başındaydım, önünde üst üste yığılmış dosyalar, birbirine karışmış isimler, bitmeyen raporlar...
Gözlerimi birkaç saniyeliğine kapattım, sonra önümdeki sayfaya yeniden odaklandım. Bu dosyalar bugün bitmek zorundaydı.
Ama zihnim o kadar yorgundu ki; rakamlar, isimler, tarihler... Hepsi birbirine karışmaya başlamıştı.
Tekrar önümdeki dosyaya eğildim. Parmaklarım satırların üzerinde geziniyor, zihnim okuduklarımla kavga ediyordu.
Tam o sırada kapı hafifçe çalınarak aralandı.
“Komiserim, şüpheliyi getirdik.”
Başımı dosyadan kaldırmadan, boynumu bir kez daha çevirdim. Parmaklarımın arasında sıkışıp kalan kağıdı buruşturup masanın üzerine fırlattım.
“Hangi şüpheli Vedat?” dedim, bir yandan da önümdeki dosyayı kapattım ve diğerlerinin arasına yerleştirdim. Sesim, niyetimden bağımsız şekilde sert ve yorgun çıkmıştı.
“Hesabından yasa dışı örgütlere para aktarılan kadın…”
Sözcükler kulaklarımda ağır ağır yankılandı. Göğsümde hafif bir baskı hissettim.
Kaşlarım istemsizce çatıldı.
“Kadın mı?”dedim, afallayarak. Çünkü o dosyada bir kadın ismi yer almıyordu. Gözaltı talimatı verdiğim kişiler arasında bir kadın bulunmuyordu. Böyle bir ayrıntıyı atlamam mümkün değildi. Bir yanlışlık olmalıydı.
Vedat başını hafifçe salladı.
“Evet, komiserim. Temur Başkomiser'in emriyle sabah saatlerinde operasyon düzenledik.”
İçimde tanıdık bir his kabarmaya başladı. Ağır ama yakıcı bir öfke damarlarımda usul usul dolaşıyor, göğsümde düğümleniyordu. Çenemi sıktım.
“Of, Temur... Of...” dedim dişlerimin arasından tıslayarak.
Yine bildiğini yapmıştı.
Yine bana ait olan dosyaya el atmış, tek kelime etmeden