Soğuk, karanlık ve sessizlik…
Hepsi tetiğe değen parmaklarımın ucunda toplanmıştı.
“Dışarıdan yediğim her kurşun, kendi savaşımda taşıdığım her bir duyguya vücudumda ayrı bir boşluk bıraktı.”
Son İntikal
Ben, komando
Üsteğmen Tengiz Kılıç.
Ve bu gece birini susturmaya geldik. Sonsuza kadar.
Kut timimle birlikte sınır hattındaki villayı izliyorduk. Saatlerdir tek bir hataya bile yer bırakmadan bekliyorduk. Görev basitti: yarın gerçekleşecek patlamadan önce hedefi ortadan kaldırmak. Sessiz, hızlı, iz bırakmadan.
“Işıklar kapandığında giriyoruz.”
Ay gökyüzünde ağır ağır
ilerlerken villanın ışıkları birer birer söndü.
Bir oda hariç.
Dakikalar geçti. Hareket
yoktu.
Nefesimi tuttum.
“Giriyoruz.”
Kamuflajı üzerimden savurup ayağa kalktım. Susturuculu tabancamı kavradığım anda bekleyiş bitti. Artık karanlık bizim tarafımızdaydı.
Ve bu gece…
Birileri eve dönemeyecekti.