Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Sümbül Sokağı
Mahalle

Sümbül Sokağı

0Beğeni
0Okunma
1 Bölüm
841Kelime
4 dkSüre
12.05.2026Tarih
Özlediğimiz sıcacık mahalle aşklarından…

Sümbül sokağının esmer güzeller güzeli Leyla’sı ve mahallenin ağır abisi Ali Asaf.

Destansı bir aşk masalı yakında sizlerle.

Hoşgeldin | 1


Hoşgeldin gönlüme, iyi ki geldin sen çölüme yağmur oldun, nefes oldun. Ya girmeseydin hiçkalbime ne yapardım ben?




|


Leyla





Çınar Mahallesi, Sümbül Sokağı…


Buralarda birbirini tanımayan kimse yoktur. Herkes birbirinin hayatına, derdine, sırrına karışır; adına da “aile olmak” derler. Dışarıdan bakınca sıcak görünür ama bazen insanı nefessiz bırakır bu yakınlık.




Telefonumun alarm sesiyle gözlerimi araladım. Her sabah olduğu gibi isteksizce yataktan kalkıp çıplak ayaklarımla soğuk parkelere bastım. Hafifçe ürperirken camı açıp içime sabahın keskin havasını çektim. Gözlerimi kapatıp sessizce şükrettim.




Bugün anneannemin yoğun bakımdaki otuz beşinci günüydü.




Ve ben, her geçen gün onu biraz daha kaybediyormuşum gibi hissediyordum.




Adını taşıdığım kadın… Benim pamuk Leylam.




Annemle babam ilkokul yıllarında âşık olmuşlar. Yıllarca ailelere, imkânsızlıklara ve hayata rağmen birbirlerinden vazgeçmemişler. Kavuşmalarındaki en büyük pay ise anneanneme aitmiş. Babam bunu her fırsatta söylerdi.




“Anneannen olmasa annene kavuşamazdım kızım.”




Otuz yıllık evliliklerine rağmen babam hâlâ anneme ilk günkü gibi bakardı. İnsan bazen aşkın gerçekten var olduğuna onların gözlerinde inanıyordu.




Ama her güzel hikâyenin içinde mutlaka karanlık bir yer olurdu.




Onlarınki de babaannemdi.




Babamın annesi, evliliklerinin ilk yıllarını zehre çevirmiş. Anneannem yıllarca annemi korumak için uğraşmış. O kadın öldüğündeyse evin içine ilk kez huzur girmiş.




Neyse ki ben onu hiç tanımadan gitmişti bu dünyadan. İçinde sevgi taşımayan insanlara karşı tahammülüm yoktu çünkü.




Belki de annem bu yüzden bize hiçbir zaman kin öğretmedi. Babamın tarafıyla arasına mesafe koysa bile dönüp dolaşıp aynı şeyi söylerdi:




“Ne olursa olsun onlar sizin akrabanız.”




Sonra da mutlaka bana bakıp eklerdi: