1. BÖLÜM - BİLİNMEYEN NUMARA
ÖNERİLEN ŞARKILAR;
ROCKA - Ölürüm Sana / Sabrina Carpenter – Espresso
Sonunda hayalini kurduğum gezi turuna katılacaktım, yani Türkiye’yi gezecektim. Yıllardır sadece ünlüler diyarının haberlerini yapan kız şimdi de bir gezi turunun haberini yapacaktı. Hayalimi gerçekleştirecek olmam acayip güzel bir şeydi.
Gazeteciydim ama yazdığım haberlerle tanınmıyordum, beni yazdığım haberlerle tanıyanların sayısı bir elin parmağını geçmiyordu çünkü yazdığım yazılar, çoğu zaman kimsenin dikkatini çekmeyen gazetenin en köşe tarafında yazılıyordu.
Yarın tur başlayacaktı ve benim ne bavulum hazırdı ne eşyalarım ne de kendim hazırdım. Sarı saçlarımı elimdeki Antep fıstığı renginde ki ve çiçek motiflerine sahip olan bandanamla topladım.
Odamın en kenarında bulunan makyaj aynamın önüne geçtim. Göz rengim olan yeşile uyabilecek bir makyaj yapacaktım. 1 aylığına bir tatile girmeden önceki son haber yazımı yazmaya şirkete gidecektim. Telefonumu aldım ve YouTube arama motoruna tam da şu an modum olan, benim vibemı veren şarkının ismini yazdım. Sabrina Carpenter’dan Espresso. Şarkıyı açtım ve şarkıyla beraber makyajımı yapmaya başladım.
Kirpiklerime maskara, yüzüme hafif pembe olan allıktan, göz kapaklarıma hafif yeşil tonlarına sahip olan fardan, hafif highlighter, ince bir eyeliner ve pembe çilek aromalı lip balm. Makyajım bu kadardı sıra saçlarımdaydı, makyaj masamın en alt çekmecesinden saç düzleştiricisini aldım ve düzleştirmeye başladım. Sarı saçlarım hafif dalgalara sahipken şimdi dümdüz olmuştu.
Üzerine giydiğim çiçekli elbise aynı makyajım ve gözlerim gibi yeşili anımsatıyordu.
Kenara fırlattığım kahverengi çantamın içine bilgisayarımı, telefonumu ve olmazsa olmaz kulaklığımı koydum.
Tam evden çıkacakken fotoğraf makinemi evde unutmuş olacaktım ki son anda aklıma geldi zaten hafızam çok iyi değildi, nedenini bilmiyordum ne çocukluğumu ne ergenliğimi. Sadece zihnimde son bir yılım vardı. 23 yaşım ve 24 yaşımın arasını tek hatırlıyordum daha 24 yaşıma girmemiştim daha doğum günüme 1 ay vardı tam turun bittiği gün doğum günümdü.
🥜📸🥕
Evden hızlıca çıktım çünkü taksi çağırmıştım ve tabii ki de her şeye geç kaldığım gibi taksiye de geç kalmıştım. Beyaz spor ayakkabımı giydim ve kapıyı kapatıp kilitledim.
Taksi tam da düşündüğüm gibi beni bekliyordu taksiciden özür diledim ve gideceğimiz yerin adresini verdim. Yarım saat sonra varmıştık. Ücretimi ödedim ve elime çantamı alıp taksiden indim dışarıda yağmur yağıyordu. Şemsiye getirmemiştim ama pişman da değildim. Yağmuru seviyordum neden şemsiye getireyim ki yağmur çok güzeldi bu güzellikten mahrum mu kalayım?
Kalacaktım çünkü ya yağmurdan mahrum kalacaktım ya da işimden.
Şirkete girdim ve asansöre bastım. Asansörün kapısı açıldı ve bindim, 21. kata bastım en üst katta gazeteciler çalışıyordu. Asansörün altı ve yanı şeffaf kırılmaz camlardan oluşuyordu. Sanki gökyüzündeymiş