Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Ulaşılmaz Bağ
Aşk/Romantizm

Ulaşılmaz Bağ

0Beğeni
0Okunma
2 Bölüm
2,153Kelime
11 dkSüre
10.10.2026Tarih
Lise yıllarında verilen ama hayatın çetin gerçekleriyle yarım kalan çocuksu sözler... Sekiz yıl süren bir sessizlik ve tek bir tesadüfle Kuzguncuk sahilinde yeniden başlayan bir kader.

Biri disiplini ve ağırbaşlılığıyla hayatı göğüsleyen bir spor hocası, diğeri insanların ruhuna dokunan hassas ve sevgi dolu bir güzellik uzmanı.

Sonbahar yapraklarının arasında kırık iki kalbin yeniden atışını ve aşılması imkânsız sanılan engellerin sevgiyle nasıl aşıldığını anlatan unutulmaz bir roman.

1. BÖLÜM: GEÇMİŞİN ANILARI VE UNUTULMAYAN İLK ÇİZGİLER

Anı 1: Kadıköy Vapuru ve Çay Buğusu (2018)

17 yaşındaki Tülin, rüzgârlı bir sonbahar akşamüstü Kadıköy vapurunun dış güvertesinde oturmuş, elindeki ufak deftere çizim yapıyordu. Üzerindeki hırka dondurucu poyraza yetmiyor, parmakları soğuktan hafifçe titriyordu.

Tam o sırada, lise son sınıfın uzun boylu, geniş omuzlu ve okul atletizm takımının kaptanı olan Hamit Baran adımladı yanına. Elinde iki dumanı tüten ince belli çay bardağı vardı. Ağırbaşlı adımlarla gelip yanına oturdu, çaylardan birini Tülin’in avuçlarının arasına bıraktı. Yüzünde o kendine has, içten ve güven veren sempatik gülümsemesi vardı.

"Şu soğukta dışarıda oturup çizim yapacak kadar tutkulu musun gerçekten?" dedi Hamit Baran, tok ve yumuşak bir sesle.

Tülin çayın buğusunu içine çekerken gözlerini kaldırıp Hamit Baran’ın çenesindeki o tanıdık çizgiye baktı. "İnsanların yüzlerindeki ifadeleri yakalamayı seviyorum Hamit," dedi naif bir sesle. "Mesela sen... Herkes sana 'çok ciddi, sert duruyor' der ama gözlerinin kenarında hep çok sıcak bir ışık var."

Hamit Baran hafifçe güldü. Kendi ceketini çıkarıp Tülin’in omuzlarına örttü. "O ışık sadece sana baktığımda ortaya çıkıyor Tülin’im. Başka kimseye değil."

Anı 2: Şampiyonluk Maçı ve Bileklik (2019)

Üniversiteler arası liseler bölge şampiyonası final maçıydı. Salondaki tezahüratlar tavanı inletiyor, Hamit Baran sahada son saniye serbest atışlarını kullanmak üzere çizgiye geçiyordu. Bütün gözler onun üzerindeydi.

Atıştan hemen önce durdu, tribünlerin en ön sırasında heyecandan tırnaklarını yiyen Tülin’e baktı. Tülin elini kalbinin üzerine koymuş, ona gülümsüyordu. Hamit Baran bileğindeki Tülin’in kendi elleriyle ördüğü kırmızı iplikten yapılmış küçük bilekliği öptü, ardından topu pürüzsüz bir kavisle potaya gönderdi.

Top fileyle buluştuğu an salonda devasa bir alkış koptu. Ama Hamit Baran şampiyonluk kupasına değil, doğrudan tribünlere koşup Tülin’i belinden tutarak havaya kaldırdı.

"Sen benim şansım, benim sığınağımsın Tülin," diye fısıldadı kulağına, salondaki gürültünün ortasında.

"Ben hep seninleyim Hamit," demişti Tülin gözleri dolarak. "Nereye gidersen git, kalbim senin attığın her adımda."

Ancak o gençlik yıllarının lekesiz sevgisi, hayatın acımasız gerçekleriyle sınanacaktı. Hamit Baran’ın ağır idman temposu, spor akademisi sınavları ve ailesinin geçim derdi; Tülin’in ise babasının ani hastalığı yüzünden güzellik uzmanlığı kurslarına başlayıp tek başına ayakta kalma mücadelesi... Gurur, eksik cümleler ve gençliğin tecrübesizliği araya girdi. Bir gece yarısı telefonda edilen o son sessiz veda, sekiz yıl sürecek devasa bir ayrılığın kapısını araladı.

İstanbul, 2026 Sonbaharı

25 yaşındaki Hamit Baran Yalçın, artık İstanbul’un en saygın devlet üniversitelerinden birinde kadrolu Beden Eğitimi Öğretim Görevlisi ve Baş Spor Koçuydu. Akademideki atletik duruşu, ağırbaşlı disiplini ama aynı zamanda öğrencilerine gösterdiği babacan ve sempatik yaklaşımıyla herkesin sevgisini kazanmıştı.

Kampüsün devasa Spor Kompleksine yeni bir "Sağlıklı Yaşam ve Estetik Bakım Merkezi" kuruluyordu. Rektörlük, alanında uzman kişilerden oluşan dış danışmanlık ekibiyle ilk

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play