Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Umudun Bittiği Yerde Sonsuzluk Başlar
Aşk/Romantizm

Umudun Bittiği Yerde Sonsuzluk Başlar

2Beğeni
10Okunma
2 Bölüm
5,805Kelime
29 dkSüre
03.05.2026Tarih
(Her gün bir yeni bölüm.)
Hiç bilmediğiniz bir hayatta, kaybetmemek için ne yapardınız? Ya savaştığınız şey geçmişin hayaletleriyse.
Bilmediğiniz bir okyanusta yüzmekten korkar mısınız? Yoksa korkularınızın üstüne mi giderdiniz?
Umut için durum bu kadar karışıktı. Yaşamını dört yıla sıkıştırmış, kendine yeni bir hayat kurmuştu.
Her şey mükemmel gözüküyordu…
Sevilmek, huzur, aşk… ve gölgelerden fısıldayan geçmiş. O, kendini yeni bir hayata ait sanırken, karşısına çıkan sırlar kalbini yeniden şekillendirecekti. Geçmişin karanlığına dokunduğunda, aşk ayakta kalabilecek mi; yoksa tamamen kaybolacak mı?

1.Bölüm (KARŞILAŞMA)


Umut elindeki pazar çantasını çekiştirip her zaman uğradığı pazarcı kadının yanına geldi. Rengârenk tezgâha bakıp avucunda buruşturduğu kâğıdı açtı. Ortamdaki gürültü kulaklarını uğuldatacak kadar kuvvetliydi. Geçirdiği araba kazasından sonra kafatasında oluşan çatlaklar nedeniyle hafızasını tamamen kaybetmişti. Bazen bundan dolayı oluşan günlük unutkanlıkları da devam ediyordu. İlk zamanlar onun için daha zordu. Sürekli oluşan baş ağrıları bir yana hafızasındaki boşluk onu tahmin edilemez bir karanlığa gömmüştü. Bazı eşyaların bile adını unutmak ona ilk zamanlar kendini yeni öğrenen bebek gibi hissettirmişti. Bu yüzden gün içinde yapacaklarını kâğıda yazma alışkanlığını bırakamıyordu. Listeye tekrar bakıp tezgâhta buradan alacaklarına baktı.

Kenarda duran poşetlerden birkaç tane alıp ilk önce taze fasulyeyi bir poşete doldurdu. Daha sonra diğer poşetlere sırayla domates, biber ve salata doldurdu.

“Meyveler yeni geldi, kızım.” diyen pazarcı teyzeye tatlı bir tebessüm yolladı. Bakışlarını meyvelerin oraya çevirdi. Biraz şeftali ve kiraz aldı. Sonra doldurduğu poşetleri kadına uzattı. Hesap yapılıp parasını verdikten sonra poşetleri eline alıp hasır pazar çantaya yerleştirmeye başladı. Şeftalileri ve domatesleri sona bırakıp en üste koyacakken omuzuna çarpan başka bir omuzla şeftali poşeti yere savruldu. Birkaç şeftali poşetten fırlayıp etrafa yuvarlanırken hızla yere eğildi. Umut, Pazar yerinde buna alışıktı. Bu küçük ilçede en büyük ve en kalabalık pazar burasıydı. Bazen adım atacak bile yer zor bulunurdu. Normalde bu saatler tenha olması gerekirken bugün tam tersi çok kalabalıktı.

Yere eğilip dağılan şeftalileri poşete geri koyarken ona çarpan kişi eğilip yardım etmeye başladı. Neredeyse hepsi ezilmişti. Gördüğü şeftaliye uzanacakken çaprazında ona yardım eden adamın, ondan önce alıp ona uzattığı şeftaliyi alırken merakla bakışları yüzüne çıktı.

“Kusura bakmayın, etrafıma bakınırken sizi fark edeme-” Adamın yüzünde gezen şaşkın bakışları kendi meraklı bakışlarıyla kesiştiğinde bir iki saniye duraksadılar. Kendini ilk toparlayan Umut oldu ve hızla ayağa kalktı. Adamın tutuk hareketlerle uzattığı şeftaliyi alırken onu görmezden gelmeye çalışıyordu.

“Önemli değil, olur böyle şeyler.”

Şeftali poşetini alışveriş arabasına koyup arkasını dönerken biliyordu ki adam halen ona bakıyordu.

Arkadaşlarıyla kendi aralarında konuşurken Umut onları kesik kesik dinledi.

“Neden dalıp gittin, âşık mı oldun yoksa.”

“Yağmur’a çok benziyordu.”

“Yağmur dediğin kız dört sene önce ölmemiş miydi?”

“Evet, ama ona çok benziyordu.”

Pazardaki işini bitirip otobüs durağına ilerledi.Otobüsler aynı güzergâhta gidip geliyordu. Başta buraya alışmak onu zorlamıştı ama küçük bir ilçe olduğundan pratikliğini hemen kapmıştı.

Pazarın çıkışında karşı kaldırıma baktı. Bir durağın 4 katı büyüklüğündeki durak dolup taşmıştı. Sıkıntıyla ofladı ve Barlas’ı arayıp aramamakta kararsız kaldı. Karşıya geçmek için sağına soluna bakınırken pazardaki adam dikkatini çekti. Yanındaki diğer

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play