Kitaplar Özellikler İletişim İndir
UMUDUN PEŞİNDE
Aşk/Romantizm

UMUDUN PEŞİNDE

1Beğeni
0Okunma
1 Bölüm
2,930Kelime
15 dkSüre
01.10.2026Tarih
Dilime prangalar vurdum
İçimi döktüm çaresiz hecelere
Sessiz çığlık attı yüreğim,
Karıştı sahipsiz dizelere.
Bir umudun peşine düştüm.
Yaprak misali savruldum yerden göğe
Haykırdım aşkımı ıssız gecelere
Şahit ettim yıldızları bir bir sensiz soğuk gecelere...

Kalbimi bıraktım tüm benliğimle ellerine
İzin ver ne olur… Ne olur,
Bırakda bende gireyim kalbinin
en derinine...

İmkansızı istiyordum.
Türkiye de yüzlerce Umut vardı.
Ben sadece bir tanesini arıyordum

UMUT

Keyifle Okuyun

Diğerlerinden farksız bir güne daha gözlerimi araladığımda böyle ne kadar devam edebilirim diye düşünüyordum. Hiçbir amaç gütmeden sadece yaşamak için yaşıyordum sanki.

Doğdum, bir şekilde büyüdüm, zamanı geldiğinde de ölecektim. Geldiğim yer de gideceğim yer de belliydi. Yaşamla ölüm arasında sadece bir adım varken neden ben de başkaları gibi hayatıma devam edemiyordum?  Neden, kendimi değmeyecek insanlar için bunca yıl yıprattığıma bir türlü anlam veremiyordum? Biri babam, diğeri de bir zamanlar delicesine âşık olduğum adam...

İnsanın canını en çok, sevdiklerinin açtığı yaralar acıtırmış. Kalbim, ruhum ıstırap içinde sızlarken, her zaman olduğu gibi yine yapayalnızdım. Psikiyatrların hastalarına ilaç yazıp ne yapmaları gerektiğini söylemeleri kolaydı. Asıl zor olan, yaşamaktı… Tüm bu umutsuzlukların, çaresizliklerin yanında sizi destekleyen biri yoksa hele ki… Annem... Babam...

Tüm sorunlarım; babamla beraber, annemi bir adamla sarmaş dolaş yakaladığımız gün başlamıştı. Babam onu evden kovduğunda annem sadece babamı değil, beni de sonsuza kadar ardında bırakmıştı. Zaten iyi anlaşamazlardı. Babam çekilmez bir adamdı, annemin ihanetinden sonra da iyice çekilmez olmuştu. Bunca yıl yalnız kalıp başıma üvey anne getirmediğiyle övünse de benim için üvey babadan farksızdı. Anneme çok benziyordum. Bu yüzden beni görmeye tahammülü olmadığı gibi büyüdükçe de yanımda kimseyi görmeye tahammül edemiyordu. Sokakta, arkadaşlarımla iki kelime konuştuğumu görse hakarete varan sözlerine maruz kalıyordum. “Ananın kızısın, kim bilir sen de kiminle düşüp kalkacak, kimin peşinden çekip gideceksin?” der, kalbimi parçalara ayırırdı. Evet, babama göre ben annemin kızıydım ve her türlü şeyi yapabilirdim. Bazen, iyi gününe denk geldiğinde, benimle evladı gibi konuştuğunda, tüm kırgınlıklarım uçup gitse de bu durum sadece birkaç gün sürerdi.

Babamın tüm davranışlarına rağmen, annem gibi bırakıp gidemiyordum. Aslında yaptığım, annem gibi olmadığımı ona ispat etmeye çalışmak olsa da  bu, yüreğimdeki kaygı ve korkuları daha da büyütmekten başka bir işe yaramıyordu. Tüm yaşadıklarıma rağmen sığınağım, yine evim ve babamdı. Çünkü benim için aile, yuva her şeydi. Evimin; özlemini duyduğum, sahip olmayı arzuladığım yuvaya dönmesini istiyordum. Umut etmekten hiç vazgeçmemiştim. “İnsan umut ettiği sürece yaşarmış.” diye boşuna dememişler.

Erdem'in hayatımda bıraktığı derin yaralar da umutsuzluklarıma yenisini ekleyince ölmesem de yaşamak, benim için sadece nefes almaktan ibaret olmuştu. Yıllar önce Erdem'e  beni bağlayan neydi? Belki de sadece mutsuzluğumdan kaçtığım bir mabetti, kim bilir. O zaman neden yıllarca kalbimin acımasına bu kadar izin vermiştim? Vermiştim çünkü ilk kez hayatımda biri tarafından sevildiğimi, önemsendiğimi hissettirmişti Erdem. İlk kez, hayatımda bir şeylerin güzel olacağına dair umut yeşertmişti kalbimde... Hissettiğim birçok duyguyu ilk

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play