Kitaplar Özellikler İletişim İndir
YANLIŞ
Aşk/Romantizm

YANLIŞ

15Beğeni
73Okunma
21 Bölüm
37,845Kelime
3 saat 9 dkSüre
20.04.2026Tarih
Hiç sevilmemişti genç kız.
Aşk, Sevgi, Huzur, Güven…
Hiç tatmadığı duygulardı.
Ve bir adam tanıdı:
Sinirlenince sol yanağında beliren gamzesi, çatık kaşları, derin bakışlarıyla hayatına aniden giren bir adam. Onun bakışlarında eridi, dokunuşunda yandı ve bir tek onun yanında tüm korkularından arındı.
Hissedemiyordu adam.
Sıcağı, Soğuğu, Acıyı…
Ve bir kadın tanıdı. Korku ve güvensizliklerle dolu buzdan bakışları, beyaz teniyle ay gibi parlayan bir kadın.
İlk defa onunla bir tenin sıcaklığını, bir kalbin yumuşaklığını tattı.
Acı, Tatlı, unutulmaz bir hikaye...
Ve sadece küçük bir YANLIŞ anlaşılmayla başladı.

Giriş

Parktan çıkarken bir gurup gencin ona seslendiği duydu, arayı açmak için adımlarını hızlandırdı ama topuklu ile istediğini başaramadı.

O hızlanınca onlar da iştaha gelip koşturmuş, kısa sürede ona yetişmişti. Biri kolunu yakaladığında korkuyla elinden sıyrıldı.

“Korkma güzelim. Niyetim sana zarar vermek değil.”

“Ne istiyorsunuz?” deyip ürperen kollarını göğsünde birleştirdi Gümüş.

Adam, “Sadece seni!” dediğinde kaşını çattı. “Hey, parası neyse veririm merak etme. Sadece ne kadar olduğunu söyle.”

Adamın onu bir fahişe zannetmesine sebep olacak ne yaptığını düşünürken kaşlarını çattı. Kırıtmamış, aşırıya kaçan bir makyaj yapmamış, onunla göz teması bile kurmamıştı. Tek yaptığı parkta oturup kıkırdayan çocukları izlemekti. Ona parayla çalıştığını düşündürtecek tek bir hareketi olmamıştı. Sadece güzeldi ve açık giyinmişti ancak elbisesi bulundukları şehrin sıcağında herkesin giydiğinden daha açık sayılmazdı. “Beni çoktan kafasında bir role oturtmuş ve ne dersem diyeyim öyle olmadığıma inanmayacak!” diye düşündü, haklıydı!

Etrafa şöyle bir bakıp henüz ortalığın tenhalaşmadığını fark edince biraz rahatlamış, köşede park halinde duran polis arabasını görünce ise korkusunu yenmişti. Burada ona zarar veremezlerdi. Tek sıkıntı, bağırıp yardım isterse güvendiği polisin devreye girip Murat ve Gamze’ye haber verecek olmasıydı. Onlar işin içine girdiğinde akşama gideceği parti işi yatabilirdi. Bu duyulursa bir daha iş bulamazdı, güvenilirliği iki paralık olurdu ve ceza alırdı.

Bu sıralar evde tıkılıp kalma gibi bir lüksü yoktu. Çarçabuk beş genci ve koluna yapışanı inceledi. Diğerleri alelade giyinmişlerdi ama koluna yapışan onların cüzdanı olduğunu ortaya koyacak kadar kaliteli giyinmişti.

Üzerindekiler usta bir terziden çıkmıştı. Kumaşı göründüğü kadar iyi değildi. Saati ve kolyesi dışında takısı yoktu. Muhtemelen gözüktüğü kadar zengin değildi. Aklında beliren fikri detaylıca düşünmek için ayrılmış bir zamanı yoktu.

“Evet, ne kadar istiyorsun?” deyince onu yeniden süzdü.

Adamın ne kadar verebileceğinden emin olamadığı için ütopik bir tutar istemekte karar kıldı. Kulağına yaklaşıp aklına gelen ilk rakamı söyledi. Adamın yüzünde beliren ifadeyi gördüğünde bir kez daha anladı, o parayı vermesine imkân yoktu.

“Hey, bir gece için mi?”

Adamın yutkunmasını keyifle izledi. Ve onu ve diğerlerini ağzı açık bırakan o cümleyi söyledi.

“Saati yüz bin. Gece değil.”

Geriye çekilirken “Değerdi, senin için değerdi,” diyen adam, arkadaşlarının yanına döndüğünde rahat bir nefes aldı.

Giderlerken ara ara dönüp bakmışlar, kendi aralarında çevirdikleri muhabbete Gümüş’ü konu edindiklerini gizlemeye bile gerek görmemişlerdi.

Yüksek sesle konuşmalarından sadece ona teklifi yapanın ismini öğrenebilmişti; Gökhan. Az kalsın başını belaya sokacaktı ve onu deli gibi korkutmayı başarmıştı.

“Allah cezanı versin Gökhan!” diyerek başını çevirdi. Biriyle göz göze geldi ve kalakaldı.

Koyu kahve ya da siyah, rengini seçemediği derin gözleriyle ona bakıyordu. Esmerdi. Güneşte yanmış birinin bronzluğuna değil doğal bir esmerliğe sahipti adam. Göz

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play