G. İ MAZ
Y Ü Z Ü N D E
G E C E
"Sanki uykuya teslim olamadığım gecelerin sonunda bir gece bir güç beni yatağımdan kaldırmış ve pencerenin kenarına itmiş, o ittiği pencerenin kenarında çıplak gözle berrak gökyüzünde gördüğüm ilk şeyin kayan yıldız olduğunu göstermiş gibiydi."
Gün batıyordu, gece hâkimiyet sürmek için can atıyordu.
Onu orada, o hâlde bırakıp sırtımı döndüğümde ardımdan ağlamayacağını ya da yokluğumda bir boşluk hissetmeyeceğini biliyordum; her zerremle yokluğumun ne denli acı verici olduğunu fark etmesini istiyor olsam da yanlış insanda her doğru istek meydana çıktığı ilk saniyede yanıp kül olur külleri de istekle dolup taşan insanı boğardı.
Beni o zifiri karanlıkta boğmuştu.
Vazgeçtiğimde nefes alabilirim sandım, böyle sanmak için bile uzunca bir süre kendimle hesaplaştım ama gerçekten içimden söküp atmak istediğimde, zorunda kaldığımda; nihayet zorunda kalabildiğimde, nefes almaya başladım.
O güne hâkimiyet kuran gece benim kendimi bulmama vesile oldu. Alamadığım tat, hissedemediğim güneş, içimi hep morg gibi buz gibi hissettiren düşüncelerim buhar olup yok oldular. Mutluluktan da ağlanabildiğini, huzurun gerçekten hissedilebildiğini, ağır ağır hareket etmenin dinlendirebildiğini kendime döndüğüm ilk gece fark ettim. O kadar uzak kalmıştım ki içimdeki benden, ona döndüğümü gördüğünde nerede kaldığımı sorarcasına bana bakıyordu başını yana eğmiş, kızgın gözlerle.
Şimdi buradaydım, yağmur üstüme ince ince yağıyordu. Dalgaların kıyıya vuruş sesleri her adımımla bir ardımda kalırken şiddetlenen yağmur sayesinde iyice duyamaz olmuştum. Son sonbahar akşamı benimle bir ona veda etti. Bir daha tarihler bugün, bu ay ve bu yıl olmayacaktı.
İsmimi bağırdığını, durmam için seslendiğini biliyordum ama o kadar uzaktım ki artık ondan, bir yabancının sesi gibi geliyordu. Bedenim de aynı ruhum gibi ondan iyice uzaklaştığında artık aramıza caddeler girdiğinde göğsümün ortası tamamen boşaldı. İşte o saniye aldığım ilk nefes bana kendimi hatırlattı.
Yeni bir ben. Nihayet yapabilmiş bir ben.
Ben, Gece.
O gün batan güneşin ardından hâkimiyet sürmek için can atan Gece. Gözleri önünde insanların son nefeslerini verdiğini izlemek zorunda kalmış, nefes alıyor olsa dahi kendini toprağın altından çıkarmış, silah doğrultulmadığı hâlde alnının ortasından vurulmuş kadar canı çıkmış; yaşamış, bugüne varmış.
Nihayet, kendine varmış. Çünkü artık ölüm, ardında bıraktığıyla arasında soluksuz bir masalmış.
Kapısı aralanan hikâyeler eskide kaldı, kapısı kapanan hikâyeye ise bir adım kaldı.
Ben, Gece; sen ise, henüz benimle karşılaşmadın.
🕊️
Beğenmeyi unutmayın! 🤍