“Evet, boşanmak istiyorum Hakim Bey.”
Sanıyordum ki, bu zamana kadar yaşadığım en acı durum; babamın beni kendimden yaşça büyük bir adamla, maddi sıkıntılar nedeniyle zorla evlendirmeye çalışmasıydı. Yanılmışım…
“Ben de…” Yasin’in gözleri tebessümle baktı. Ona nasıl kızabilirdim ki? Hâlâ deliler gibi aşıkken… “Ben de boşanmak istiyorum Hakim Bey.”
Yanılmıştım, evet.
Ben Naz Ela Alaz. On sekizimin ortasında, babamın beni evlendirmeye çalıştığı o orta yaşlı ruh hastasından kurtulmak için Ağasarlar’ın genç oğlu Yasin’le formaliteden bir evlilik yapmanın; beni hayata döndüreceğini sanacak kadar aptal bir genç kızım.
Yaşadığım en acı durum ise onun tarafından aşkımın reddedilmesiymiş meğer.
Bitmişti.
Üç buçuk aylık anlaşmalı evliliğimiz son bulmuştu.
“Kurtuldun benden. Artık… Eski hayatına dönmen için bir engelin kalmadı. Bense seni unutmakta güçlük çekeceğim. Lütfen karşıma çıkma Yasin. Bu süreci benim için zorlaştırma.”
Yasin, elini omzuma koyup sıvazladı. Onun için alelade bir dokunuştu bu. Tıpkı bana her hitap edişinde dilinden dökülen o tatlı söz gibi…
“Bizde o işler yoktur Ballısı. Karşına çıkmam. Bundan böyle seni uzaktan kollarum.”
“Beni uzaktan da kollama Yasin.” omzumdaki elini hafifçe ittirdim. Bu beklenmedik hareketimle kaşlarını çattı. “Hayatımda daha önce hiç yer almamışsın gibi yaşamak istiyorum. Evet, beni o adamdan kurtarmak için bu formalite evliliği yaptık. Bunun için minnettarım. Ama aşkımı reddettiğin gün, artık sana dair hiçbir şeyi hayatımda barındırmak istemediğimi fark ettim.” şimdi ona son kez dokunan bendim. Elimi yanağına koydum ve okşayarak tebessüm ettim. “Elveda.”
Hayatımda ona dair hiçbir şey istemediğimi söylemiştim. Ama onun dahi bilmediği bir sırrı içimde tutuyordum. Bunu öğrendiğinde, beni almaya tekrar gelecek miydi?
*
"’Babam beni gönderirken tanışmak için kahve içeceğimizi söylemişti Arif abi. Bu mekana girmem uygun olur mu? Bilemedim. Beni çok huzursuz etti. Başka bir yere gitsek olmaz mı?’
Daha gece kulübüne girmeden içi dışı alkol olmuştu. Ondan birkaç adım uzak duruyordum, çünkü... Korkuyordum. Liseden döndüğümde bu adamla nişanlandığım söylenmişti. Ve ben... Bugün kendimi onun emriyle bu gece kulübünde bulmuştum.
‘İnsan nişanlısına abi der mi Naz?’
Öz abim kolumu sertçe sıktı. Bana ezberletilen o sözü söyledim.
‘Özür dilerim.’
‘Kusura bakma Arif Bey'im! Öğrenecek. Bilirsin küçük daha. Sen öğretirsin ona! Belletirsin her şeyi. O sözünü dinler, karşı da çıkmaz.’
Yanağımdan makas aldığında korkumdan kaçamadım. Başımı eğip öylece bekledim. Hemen peşine kolunu omzuma atmıştı. Beni yanına çekerek sordu.
‘Doğru mu diyor abin? Ha Naz? Bu gece bana sorun çıkarmazsın, değil mi? Yanımda usulca oturursun.’
Bu gece...
Özgürlüğümü kaybettiğim ilk gece değildi. Yıllardır ailemin istediği gibi yaşadığım için yitirdiğim tek şey özgürlüğüm de olmuyordu. Çoktandır kaybettiğim onurum, göğsümün içinde bir yerlerde yeniden ortaya çıkmayı arzuluyordu. İhtiyacım olan tek şey… Bir yardım eliydi.
‘Buraya girmek istemiyorum ama senin bildiğin bir yerse…’
Sesli gülüşüyle