Kitaplar Özellikler İletişim İndir
ANKA 2. Kitap
Macera/Aksiyon

ANKA 2. Kitap

48Beğeni
1,562Okunma
2 Bölüm
12,425Kelime
1 saat 2 dkSüre
10.02.2026Tarih
Anka ve Derim... İki uç nokta. İki uç karakter... Onları ortada buluşturan küçük yürek Aşil... Anka'nın kalbine kabul ettiremediği çekimin akışına kendini bırakmasını sağlayabilecek mi? Derim, yakıp yıktığı köprüleri tekrar inşa edip Anka'nın kalbini kazanabilecek mi? Kartlar yeniden dağıtılmıştır. Hesapta yokken ortaya çıkan minik Aşil, iki düşmanı bir noktada tekrar bir araya getiriyor.

Hayat, gerçekten de insanlar plan yaparken kaderin kıs kıs güldüğü bir muammaydı.

22. Bölüm

5 YIL SONRA




Anka aylardır gergindi. Beklenen felaketin her an kapısını çalacağı korkusuyla beklemek ve geldiğini bilmek, son senelerde yaşadığı rehavetin de sonuna geldiğinin işaretiydi.

Derim Akhan başarmıştı… 2 ay önce Konsey’e kabul edilmişti ve şimdi o da dünyayı kendi emelleri için rahatlıkla kullanan o birkaç adamdan biri olmuştu. Bir zamanlar bu düşünce ütopik gelse de adam bunu başarmıştı sonunda.

Anka, onun Konsey’e girişinin gerçekleştiği andan beri diken üzerindeydi. Ona bunun karşılığında verilmiş olan bir söz vardı ve Konsey’e girer girmez soluğu İstanbul’da alacağını düşünmüştü. Oysa aradan iki ay geçmesine rağmen adamdan ses çıkmamıştı ve bu diken üzerinde bekleyiş onun sinirlerini alt üst ediyordu. Elbette bu sinir harbini kendisi içten içe yaşıyordu. Dışardan bakan biri, son beş senede göründüğü gibi soğukkanlı ve kendisine hakim bir kadın görüyordu.

Geçen zaman içerisinde, Derim’in mahkumiyetinde geçirdiği altı aya yakın sürede yaşadıklarının hepsini Alin’e anlatmıştı. Saklaması olasılık dışıydı zaten. Birbirlerinden hiçbir şeyi saklamazlardı. Alin’le konuşurken Derim’e karşı hisleri konusunda da çok bocaladığını fark etmişti. Öfkesi ve nefreti elbette bitmemişti çünkü ona yapılanları unutması mümkün değildi ancak adamın çekiciliğine kapıldığını da inkar etmiyordu. Ona karşı tam olarak ne hissettiğini hiçbir zaman çözümleyememişti. Duyguları uçlarda dolaşıyordu. Anka her zaman görünenin ardında olanları merak eden ve bunu irdeleyen biri olmuştu ve Derim’in, görüneninin ardındaki anlamlandıramadığı şeyler ona en büyük çelmeyi takmıştı. Belki adama karşı kafasını karıştıran da hep hissettiği o geride kalmış olanlardı. Hiçbir zaman sormamıştı. Hiçbir zaman onunla sıradan bir konuşma yapmamışlardı ve Anka adamın gözlerinde bir şeyler görmüştü… Ya da kendisini kandırıyordu.

Onunla isteyerek birlikte olmuştu ve oğlunu kucağına aldıktan sonra, bununla ilgili en ufak bir pişmanlık yaşamamıştı. O, her şeye değerdi ve inkar etmenin de bir anlamı yoktu; oğlu müthiş bir gecenin ürünüydü.

“Adam yatakta iyiyse bunun için kendini suçlama. Bu çok normal bir tepki. Sen sağlıklı bir kadınsın,” demişti bir gün Alin doğal bir tonla.

“Karşı koyamadığın, fiziksel çekim duyduğun biriyle illa da büyük bir aşk yaşaman gerekmiyor. Bu çok normal bir istek. Sana yaptıkları için nefret ediyor muyum, ediyorum elbette ama en azından yatakta sana doğru düzgün davrandıysa ve sen de istediysen büyütmenin anlamı yok. Aşık olmadan bir adamla yatan tek kadın sen değilsin. Ayrıca ilklerimizi düşünürsen tam bir saçmalıktı. Şimdi düşünüyorum da ikimiz de ilk defa birlikte olduğumuz adamlara aşık değildik aslında, sadece sürece uyum sağlamaya çalıştık ve öyle olduğumuzu sandık. Sonra ne oldu? Ben hâlâ hayal kırıklığımı üzerimden atamadım mesela. Sevişmek öyle bir şeyse almayayım, sağ

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play